ABD-İran anlaşmasında Türkiye’nin rolü dikkat çekti: ‘Savaşın büyümesini engelleyen aktörlerden biri oldu’
“ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıyla başlayan savaş süresince Türkiye gayet soğukkanlı ve rasyonel bir dış politika izlemiştir. Sürecin başında saldırıları kınayan ve bunun haksız ve hukuksuz bir savaş olduğunu ifade eden Türkiye, bu nedenle İran halkının yanında olduğunu açıklamıştır. Sürecin başından itibaren taraflara itidal tavsiye eden Türkiye, İran’dan fırlatıldığı ve muhtemelen Türkiye’deki ABD üslerinin hedef alındığı ileri sürülen balistik füzeler söz konusu olduğunda bile soğukkanlı davranmış, İran’a karşı cephe açmamıştır. İran’ı uyaran ve benzer hadiselerin tekrarlanmaması konusunda da gayet sert bir tutum sergileyen Türkiye, İran’da gelen açıklamaları da dikkatle takip etmiştir. Aynı zamanda, benzer bir muameleye maruz kalan Körfez ülkelerinin de İran’a savaş ederek İran karşıtı cephede yer almamaları konusunda da telkinlerde bulunan Türkiye, bu sayede savaşın genişlemesine mani olmuş ve İsrail ‘in planını bozmuştur.”“ Türkiye’nin görünenin aksine daha aktif bir politika izlediği ve İran’ın parçalanmasına ve bölgede büyük bir kaosun yaşanmasına sebep olabilecek gelişmeleri engelledi. ABD Başkanı Trump ile sürekli irtibat halinde olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar ve Pakistan aracılığıyla ABD ile İran arasında müzakerelerin başlamasında ve Pakistan arabuluculuğunda nihayet bu anlaşmaya ulaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Türkiye’nin bu süreçte oynamış olduğu teskin edici ve yapıcı rol, hem ABD hem de İran tarafından da memnuniyetle karşılanmış ve savaşın sona erdirilmesi konusunda Türkiye’nin gayretlerine sık sık atıf yapılarak, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan önere edilmiştir. Buna mukabil İsrail tarafı ise, kendi oyun planının bozulması hasebiyle Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum takınmış ve Türkiye’nin İran’dan sonraki yeni hedefleri olacağına yönelik hadsiz söylemlere başvurmuştur.”“Türkiye, kendisinden kaynaklanmayan sebepler nedeniyle 107 gün boyunca bazı ekonomik meydan okumalarla yüzleşmek durumunda kalsa da, bu süreçten alnının akıyla çıkmış ve krizlerde ortaya çıkan fırsatlardan en fazla yararlanan ülke durumuna gelmiştir. İran’a yönelik savaşta Türkiye’nin takındığı vefalı tutum, Türkiye ile İran arasında geçmişte yaşanan bazı sorunların da çözümlenmesi bakımından da önemli olacaktır. Zira İran’ın dönem dönem nükseden Türkiye alerjisinin önümüzde dönemde yaşanmayacağı değerlendirildiğinden, iki ülkenin enerjisini birleştirip bölgesel bir sinerji yaratacağı ve diğer bölge ülkelerinin de katılımıyla Ortadoğu’nun barış ve refah havzasına dönüştürüleceği öngörülmektedir.”
