CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaABD-İran mutabakatı sonrası gözler İsrai
🌍 Dünya

ABD-İran mutabakatı sonrası gözler İsrail’de: ‘Tel Aviv’in güvenlik söylemi inandırıcılığını yitirdi’

Sputnik Türkiye·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
ABD-İran mutabakatı sonrası gözler İsrail’de: ‘Tel Aviv’in güvenlik söylemi inandırıcılığını yitirdi’
ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından Dış Politika Uzmanı Haydar Oruç, İsrail’in İran’ın nükleer programını “varoluşsal tehdit” olarak göstermesinin gerçekçi olmadığını belirtti.

“Her şeyden önce İran’ın nükleer silaha sahip olma arayışının arka planına bakmak gerekmektedir. İran, İsrail’in sözde kendi güvenliğini sağlamak ve Arap ülkelerine karşı caydırıcılık oluşturmak için nükleer silaha sahip olması nedeniyle nükleer programını başlatmıştır. Yani bölgede zaten nükleer silaha sahip olarak statükoyu bozan bir ülke varken, başka bir ülkeyi de nükleer silaha sahip olma arayışında olmakla suçlamak en basitinden haksızlık ve çifte standart”“İsrail’in 2003’te İran’ın nükleer programı ifşa olduktan sonra sürekli İran tehdidinden bahsetmesi artık bir retorik olarak görülmektedir. Kendi nükleer silaha sahip olan bir ülkenin başka bir ülkeyi eleştirme hakkı olmadığı gibi bu durum hukuki de değildir. Zira İran, İsrail’in aksine NPT’yi imzalamış olup, dini lideri tarafından verilen ve nükleer silah geliştirmeyi yasaklayan bir fetva da hala yürürlüktedir. Hal böyleyken İsrail’in sürekli İran tehdidinden bahsetmesi hem inandırıcı hem de iyi niyetli değildir. Eğer bölgenin nükleer tehditten muaf tutulması isteniyorsa öncelikle İsrail’in nükleer silahtan arındırılması gerekmektedir. Ayrıca İsrail’in nükleer silah edinme arayışına girdiği tarih ile bugünkü bölge gerçekleri tamamen farklıdır. Bugün bölgede İsrail’e tehdit oluşturan herhangi bir ülke kalmadığı gibi artık İsrail bölge için büyük bir tehdit haline gelmiştir. Dolayısıyla İsrail’in İran’ın nükleer programını varoluşsal bir tehdit olarak lanse etmesi gerçeklikten uzak ve kötü niyetlidir.”“İsrail’in etrafındaki devletlere saldırıp, topraklarını işgal ederken kendisine yönelik herhangi bir saldırı olmamasını isteme lüksü yoktur. Eğer İsrail Gazze’den çekilip, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki işgalini sonlandırırsa ve Lübnan ve Suriye’de işgal ettiği yerlerden çekilirse, sorun zaten kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu nedenle İsrail yönetiminden beklenen, ABD ile İran arasındaki anlaşmayı bozması değil, bölgedeki barış zeminini genişletecek adımlar atmasıdır. Aksi takdirde İsrail’in bölgesel ve küresel izolasyonu artarak devam edecek ve sözde vaat edilmiş topraklar hezeyanlarıyla bölgedeki pek çok ülkenin toprağında gözü olan İsrail, şimdiye kadar sırtını dayadığı sarsılmaz müttefiki ABD’nin desteğinden de mahrum kalacaktır.”

Kaynak: Sputnik TürkiyeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler