CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeABD-İran müzakeresinde Türkiye'nin rolü:
🇹🇷 Türkiye

ABD-İran müzakeresinde Türkiye'nin rolü: Yeni bir masa kurulması ihtimali ne kadar güçlü?

CNN Türk·🕐 Az önce·👁 0 görüntülenme
ABD-İran müzakeresinde Türkiye'nin rolü: Yeni bir masa kurulması ihtimali ne kadar güçlü?
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşta yeniden müzakerelere dönüldüğü Trump tarafından dillendirilmeye başlandı. Ortadoğu'daki yangının sönmesi adına yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Türkiye'nin de yeniden kurulacak bir masada ev sahibi olabileceği ifade ediliyor. Peki Türkiye, ABD ile İran arasındaki olası müzakere sürecinde hangi somut rolü üstlenebilir? Türkiye’nin ev sahipliğinde yeni bir masa kurulması ihtimali ne kadar güçlü? Türkiye’nin yürüttüğü diplomasi trafiğinde hangi başkentlerle temas öne çıkıyor? Ankara’nın önceliği ateşkes mi, yoksa kapsamlı bir anlaşma mı? CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı.

Arabuluculuk girişimleri birkaç koldan yürüyor. En önemli ayaklarından biri Ankara, tüm taraflarla konuşabilen tek ülke. Ama yabancı kaynakların geçtiği Türkiye-Mısır-Pakistan devrede iddiası ve Pakistan'da tarafların bir araya gelme ihtimali için henüz Ankara'dan resmi bir açıklama yok. Doğrudan Ankara'nın bu üçlü çerçevede bir arabulucuğundan bahsedilmemekle birlikte, ateşkese dönük kolaylaştırıcı bir pozisyonda olduğunu söylemek mümkün.Donald Trump'ın "İran'daki elektrik tesislerine saldırı" için tanıdığı süre dolmadan 5 günlük ara açıklaması yapması belki bu çabalar için önemli bir zaman kazanma olarak görülebilir. Çünkü İran da karşılığında Körfez ülkeleri ile Ürdün'deki 11 önemli enerji üretim ve tuzdan arındırma tesisini hedef alacağını açıklamıştı. Bu bölge için geri dönüşü imkansız bir duruma neden olabilir. O yüzden irrasyonel tutumların yerini rasyonel tutumlara bırakması için gayret var.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın son 5 günlük trafiğine bakarsak, Riyad'daki İran toplantısı sonrası Katar ve BAE'ye gitti. Döner dönmez çok yoğun bir telefon diplomasisi gerçekleştirdi. İki günde İran, Mısır, Irak, Katar, Suudi Arabistan, Pakistan, Almanya dışişleri bakanları ile görüştü. AB Komisyon Başkan Yardımcısı ve ABD'li yetkililerle de telefonda konuştu. Körfez İşbirliği Konseyi Üyesi ülkelerin büyükelçileri ile Ürdün Büyükelçisi'ni de kabul etti. Son 48 saat içinde İran-Mısır-Suudi Arabistan ve Pakistan ile birden fazla görüşme gerçekleştirildi.Ateşkeste temel yaklaşım, ABD'nin tutumunun belirleyici olacağı yönünde. Çünkü İsrail'in kendi için yakaladığını düşündüğü bu fırsatı bir daha elde edemeyeceği mantığı ile sonuna kadar gidilmesinden yana tutum sergilediği görülüyor. Dolayısıyla hem bölge ülkeleri hem Avrupa nezdinde Trump'ın üzerindeki ekonomik ve siyasi baskılar da göz önüne alınırsa bitirmeye daha yakın duruşunun değerlendirilmesi amacı ile taraflara baskı yapılması stratejisi ile hareket ediliyor.Çok boyutlu ve tüm diplomatik zeminlerin kullanıldığı bir süreç yaşanıyor ve Ankara bu sürecin göbeğinde. Ancak konuşulabilmesi için önce karşılıklı saldırıların durdurulması gerekiyor. Bu çok kolay değil. Görünen o ki İran kaybettiği algısına neden olabilecek bir pozisyonda olmak istemiyor. Bu nedenle ABD ile doğrudan veya dolaylı görüşme konusunda şu aşamada resmi açıklamalar hep reddetme üzerine. Elbette bir güven sorunu var. Daha önce iki kez ABD-İsrail, İran masadayken saldırdı. "İran ayağında bir de yönetim kimde yetkili kim? ABD ile görüşmeleri kim yürütecek?" soruları var.Ankara daha çok savaşın Körfez ülkelerini içine alacak boyuta gelmemesi, İran ile Körfez ülkeleri arasında gerilimin artmamasına dönük girişimlerini sürdürüyor.Ancak İran "Mevcut tablo ABD ve İsrail saldırılarının bir sonucudur. Bölgedeki askeri üs ve tesisleri hedef almak savunma hakkımız çerçevesindedir" pozisyonunu koruyor bu noktada. Gelecekte Körfez ülkelerinin İsrail ile olan ilişkileri en kritik boyutlardan biri olarak görülüyor. Savaş sonrası nasıl bir ilişki içine girecekler? Önemli sorulardan biri ve bu sorunun yanıtını şekillendirme arayışı var.Türkiye orta vadede bölge sorunlarını bölge ülkeleri çözmeli şiarı ile ileriki aşamalarda ortak bir bölgesel güvenlik mimarisi hedefi ile hareket ediyor. Burada Körfez ülkelerinin İran'dan beklentisi vekil güçler üzerinde bölgeyi domine etmekten vazgeçmesi, nükleer programını bitirmesi, füze programını sınırlandırması. İran'ın beklentisi ise ABD üslerinin kapatılması ve bazı başka güvencelerin verilmesi. İsrail'in de toprak elde etme ihtirasını bırakıp, bölgeyi istikrarsızlaştıran saldırılarına son vermesi temel hedef. Ama Netenyahu yönetimindeki bir İsrail ile bunu gerçekleştirmek ne kadar mümkün? En sıkıntılı kısım İsrail'in savaşı sona erdirmeye karşı direnişi...Bu nedenle Türkiye, ABD-İran arasında diplomatik temas trafiği yürütüyor. Taraflarla ayrı ayrı konuşuluyor. Savaşın bitirilmesi için taraflara onurlu çıkış bulmanın yolları aranıyor. ABD durursa İsrail'e karşı da yeni inisiyatifler devreye sokulacak. Ancak Trump'ın çelişkili söylemleri ve İran'ın temkinli duruşu ve gerçekten kimin tarafından yönetildiği sorusu sürecin zorlu noktaları arasında ama kaynaklar bir de söylemler yerine sahadaki askeri gerçeklik üzerinden okuma yapmak gerektiğine işaret ediyor. O noktada da tarafların saldırıları sürdürmesi ve ileriye dönük hazırlıkları dikkate alındığında masa kurmanın zorluğuna ve savaşın en az 2 hafta daha sürebileceğine işaret edenler de var.

Kaynak: CNN TürkOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler