CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeABD ve İsrail’in askerî entegrasyonu ve
🇹🇷 Türkiye

ABD ve İsrail’in askerî entegrasyonu ve negatif ayrışma

Yeni Şafak·🕐 4 sa önce·👁 0 görüntülenme
ABD ve İsrail’in askerî entegrasyonu ve negatif ayrışma
Siyonist İsrail’in Gazze’de işlediği soykırım ve savaş suçları bütün dünyayı değişime zorladı. İsrail Gazze’yle eş zamanlı olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de aynı suçları işledi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Siyonist yerleşim-cilerin tamamen “şebeke dışı” yani hukuk ile sınırlan-dırılmayan suçları neredeyse bütün dünyada infiale yol açtı. Bu çerçevede yerleşimci terörüne liderlik eden Ben-Gvir ve Smotrich gibi kişilerin uluslararası arenada nefretle anılması çok önemli sonuçlardır. Uluslararası

Siyonist İsrail’in Gazze’de işlediği soykırım ve savaş suçları bütün dünyayı değişime zorladı. İsrail Gazze’yle eş zamanlı olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de aynı suçları işledi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Siyonist yerleşim-cilerin tamamen “şebeke dışı” yani hukuk ile sınırlan-dırılmayan suçları neredeyse bütün dünyada infiale yol açtı. Bu çerçevede yerleşimci terörüne liderlik eden Ben-Gvir ve Smotrich gibi kişilerin uluslararası arenada nefretle anılması çok önemli sonuçlardır. Uluslararası sistem ilk defa kurucuları tarafından işlemez hâle getirildiği için bugün belki bu kişilere yönelik doğrudan bir adım atılamıyor ama dünyanın birçok yerinde Siyonist Yahudilerin hareket kabiliyeti sürekli sınırlanmaktadır. Bunun çok ciddi sonuçları olacaktır. Siyonist Yahudilerin hareket kabiliyeti sınırlanırken Protestan Avrupa ve ABD’de hadiselerin zıt yönde seyretmesini negatif ayrışma olarak adlandırabiliriz. Fakat bu ülkelerde sıradan insanların negatif ayrışmaya rıza göstermediği yapılan çalışmalarla ortaya çıkmaktadır. Siyonizm ideolojisine yönelik kamuoyu desteğinin ABD’de gözle görülür şekilde azalması, negatif ayrışmanın seçkinlerle sıradan insanlar arasında da yaşandığını gösteriyor. Belki çok sert bir ayrışmadan söz edilemez fakat seçkinlerin negatif ayrışma siyasetinin ciddi olarak destek kaybına yol açtığı çok açıktır. Irkçı grupların ve siyasî hareketlerin yükselişe geçmesini de aynı çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu sürecin yeni bir otoriterlik tipine yol açacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Alışageldiğimiz dünyanın kavramları ve bakış açılarıyla bu sürecin tanımlanması kolay gözükmüyor. ABD’li seçkinlerin negatif ayrışma faaliyetlerine örnek olarak Amerikan Kongresinin İsrail ile “askerî entegrasyon” arayışını gösterebiliriz. İfade etmeye çalıştığımız gibi ABD’nin İsrail’e desteği kendi içinde de tepkilere yol açarken kongre üyelerinin İsrail ile askerî entegrasyon üzerinde çalışması sıradan bir hadise değildir. Bu haberi de alışageldiğimiz dünyanın kavramlarıyla tanımlamak kolay değildir. ABD’nin İsrail ile askerî entegrasyonu derinleştirme isteği geleneksel bakış açılarını ciddi anlamda zorlar. Bunu, bir nevi birleşme arayışı olarak değerlendirebiliriz. Bu da uzun zamandır ifade etmeye çalıştığımız bir görüşün doğrulanması anlamına gelir. Kişisel olarak ABD’nin Yahudi gücüne teslim olduğu yönündeki genel kanaatleri paylaşmıyorum. İngiltere ve Almanya için de aynı düşüncedeyim. Bu ülkeler de “Yahudi gücü”ne boyun eğmiş değildir. Fakat hem ABD’de hem de İngiltere ve Alman-ya’da seçkinler kamu-oyunda İsrail’e yönelen tepkiler dolayısıyla rahat hareket edemeyecektir. Dünya Yahudi Kongresi (WJC) Başkanı Ronald Lauder’in tehditkâr konuşması onların rahat hareket edemeyeceğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Dünya Yahudi Kongresi veya AIPAC gibi lobi örgütler ve lobi gruplarıyla ilgili de alıştığımız yaklaşım biçimleri ciddi anlamda sorgulanmalıdır. Eğer ABD’li ve Protestan Avrupa seçkinleri yol vermeseydi lobiler, ABD ve Avrupa siyaseti üzerinde baskın bir güç olamazlardı. Bu çerçevede ABD ve İsrail’in askerî entegrasyonunun gündeme gelmesi oldukça anlamlıdır. Çünkü soykırım ve savaş suçları İsrail’e yönelik nefretin önünü açtı. Bu, nefret ABD ve Anglosakson dünyaya da sıçrıyor. Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Lauder’in konuşmasının farklı kanallarda “Yahudi Devleti’nin sözünü dinlemeyen herkese karşı topyekûn savaş” başlığı ile verilmesi de anlamlıdır. Ronald Lauder “Yanıt öfkeli olmalı, İsrail her gün her saat karşı saldırıya geçmeli, hiçbir kurum bundan muaf tutulmamalı” diyor. Lauder’in “İsrail’i eleştirenleri takip, gazetecileri susturma, gerçeği söyleyen herkesi hedef alma” yönündeki ifadeleri “negatif ayrışma” ve “askerî entegrasyon” bağlamında çok daha anlamlıdır. Ronald Lauder’in Almanya’da ve tüm Avrupa’da yaşayan Türklere yönelik dışlayıcı ifadeleri de oldukça önemlidir. Hem içeriyi hem de ötekini aynı anda tehdit ediyorlar. Dünya Yahudi Kongresinin başında bulunan bir Siyonist ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yerleşimci terörüne liderlik eden Ben-Gvir ve Smotrich’in hiçbir farkı yok. Lauder de İsrail’in soykırım ve savaş suçlarına itiraz etmiyor. Amerikan Kongresinin İsrail’e destek olmanın ötesine geçerek entegrasyon fikrini hayata geçirmek için çaba sarf etmeleri yepyeni tartışmaların gündeme geleceğini haber vermektedir. Seçkinler ABD’de ve Avrupa’da da herkesi bir seçime zorluyor. Negatif ayrışmayı tabana yaymak istiyorlar. Bundan sonra asıl sarsıcı değişimlerin negatif ayrışmaya çalışan ülkelerde yaşanacağını söyleyebilirim.BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Kaynak: Yeni ŞafakOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler