ABD'de doğumla vatandaşlık hakkı: Diğer ülkelerde durum ne?
ABD'de hâlen yürürlükte olan Anayasa'nın 14'üncü Ek Maddesi'ne göre, ABD topraklarında doğan herkes, ebeveynlerinin oturum statüsünden bağımsız olarak otomatik şekilde ABD vatandaşlığı kazanıyor. Hukuk dilinde "Jus soli" (toprak esasına dayalı vatandaşlık hakkı) olarak adlandırılan bu uygulama, 1868 yılından beri güvence altında bulunuyor.ABD Başkanı Donald Trump ise bu hakkın, yasal oturum izni bulunmayan göçmenlerin ya da geçici vizeyle ülkede bulunan kişilerin çocukları için geçerli olmamasını istiyor. Trump'ın bu yöndeki girişimleri, şimdiye kadar mahkemeler tarafından engellendi. Ancak dosya artık nihai karar için ABD Yüksek Mahkemesi'nin (Supreme Court) önünde bulunuyor. Kararın Haziran ayı sonunda açıklanması bekleniyor.Doğumla vatandaşlık hakkının sınırlandırılması, Trump'ın sertleştirilmiş göç politikasının temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Trump, ikinci kez göreve geldiğinde yayımladığı başkanlık kararnamesiyle, belirli durumlarda ABD'de doğan çocukların bu haktan yararlanamamasını öngörmüştü.Buna göre, annesi doğum sırasında kalıcı oturum hakkına sahip olmayan ya da yalnızca kısa süreli olarak ABD'de bulunan çocuklara vatandaşlık verilmemesi hedefleniyor. Örneğin annenin öğrenci ya da turist olarak ülkede bulunması bu kapsama giriyor. Ayrıca babanın da ABD vatandaşı ya da kalıcı oturum sahibi olmaması gerekiyor. Trump yönetimi, bu düzenlemeyle kendi ifadesiyle "doğum turizmini" engellemeyi amaçlıyor.Trump'ın planı şimdiye kadar çeşitli federal yargıçlar tarafından verilen ihtiyati kararlarla durduruldu. Ancak Yüksek Mahkeme ara kararında, ülke genelinde geçerli bu tür yargı engellemelerinin hukuka uygun olmadığına hükmetti. ABD yönetimi şimdi nihai kararın verilmesini istiyor.Trump, doğum yerine bağlı vatandaşlık hakkını tanıyan ABD'nin "dünyadaki bunu yapan tek ve aptal ülke" olduğunu savunuyor. Peki bu doğru mu?ABD merkezli araştırma kuruluşu Pew Research Center'ın analizine göre, Mart 2026 itibarıyla ABD'deki sisteme büyük ölçüde benzeyen düzenlemeler 32 ülkede uygulanıyor. Bunlar arasında Kanada, Meksika ve Brezilya'nın yanı sıra Orta ve Güney Amerika'dan birçok ülke de bulunuyor.Dolayısıyla doğumla vatandaşlık hakkını uygulayan ülkeler dünya genelinde azınlıkta kalsa da ABD, Trump'ın iddia ettiği gibi bu uygulamayı benimseyen tek ülke değil.Bunun karşısında ise "Jus sanguinis" (soy bağı esasına dayalı vatandaşlık hakkı) bulunuyor. Bu sistemde çocuklar, vatandaşlığı ebeveynleri üzerinden kazanıyor. Doğum yerinin ise daha sınırlı bir önemi bulunuyor.Pew Research Center'a göre, dünyadaki ülkelerin çoğu bu ilkeye dayanıyor. Ancak uygulamanın ayrıntıları ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Ayrıca birçok ülke, doğum yeri ve soy bağı ilkelerini birlikte kullanıyor.Almanya da geçmişte yalnızca soy bağı ilkesini uyguluyordu. Buna göre ebeveynlerden en az biri Alman ise çocuk doğumla Alman vatandaşlığı kazanıyordu. Ancak 1 Ocak 2000'den bu yana belirli koşullar altında Alman kökenli olmayan çocuklar da Alman vatandaşlığı alabiliyor. Almanya'da uzun süreli ve kalıcı olarak yaşayan yabancılar için de birçok durumda vatandaşlığa geçiş imkânı bulunuyor. Yüksek Mahkeme'nin Trump lehine karar vermesi durumunda bu yalnızca yüzyılları bulan bir geleneğin sona ermesi anlamına gelmeyecek.Trump'ın bu tutumunu eleştirenler, böyle bir kararın ardından çok sayıda çocuğun ABD'de güvence altına alınmış bir hukuki statüye sahip olmadan yaşamak zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor.Pennsylvania Eyalet Üniversitesi araştırmacılarıyla birlikte çalışan Göç Politikaları Enstitüsü'nün (Migration Policy Institute - MPI) araştırmasına göre, doğumla vatandaşlık hakkında yapılacak değişikliklerin önemli sonuçları olabilir.Araştırma, ABD'de oturum izni bulunmayan nüfusun 2050 yılına kadar yaklaşık 4,7 milyon kişi artabileceğini ortaya koyuyor.
