AB Sanayi Stratejisinden Sorumlu Komiser Stephane Sejourne, yeni düzenlemeyi tanıtırken hedeftekilerin kim olduğunu gizleme gereği bile duymadı ve "Bu reform kabul edildikten sonra, Berlin sokaklarında BYD otobüsleri görürseniz bunun sorumlusu AB Komisyonu olmayacak" diyerek doğrudan BYD’yi işaret etti.
Sejourne bu açıklamasıyla, geçtiğimiz dönemde Almanya demiryolu operatörü Deutsche Bahn’ın 200 adetlik elektrikli otobüs ihalesini BYD’ye kaptırmasına ve Alman siyasetçilerin tepkisini çekmesine göndermede bulundu.
Yeni yasa tasarısı, kamu ihalelerinde en ucuz teklifi veren şirketin kazanması zorunluluğunu esnetiyor. Bunun yerine "Avrupa Tercihi" başlığı altında yeni kurallar getiriliyor.
İhalelerde sadece fiyat değil; enerji tüketimi, siber güvenlik, yerel servis ağı ve AB içinde üretim gibi stratejik kriterler yasal olarak öncelikli kılınacak. AB şirketlerine kendi pazarını açan ABD ve İngiltere gibi ülkelerin firmaları ihalelere eşit haklarla girebilecek. Çin ise bu listenin dışında kalacak.
Ancak AB Komisyonu’nun BYD’ye karşı açtığı bu savaş büyük bir hukuki boşluğa çarpmak üzere. BYD, Avrupa pazarına sattığı elektrikli otobüsleri 2017 yılından beri bir AB üyesi olan Macaristan’daki fabrikasında üretiyor.
Şirket, ihalelere Çinli ana firma üzerinden değil, yüzlerce AB vatandaşı istihdam eden Macaristan merkezli iştiraki üzerinden giriyor. Tasarı "şirketin menşei" ile "ürünün menşei" arasında ayrım yaptığı için; parçalarının büyük kısmı AB içinde monte edilen ve gümrük kurallarına göre "Avrupa menşeili" sayılan bir BYD otobüsünün otomatik olarak ihaleden elenmesi neredeyse imkansız görünüyor.
Tükettiğinden çok elektrik üreten elektrikli otomobil
