CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaAlmanya'da adaletsizlik hissi: Refah adi
🌍 Dünya

Almanya'da adaletsizlik hissi: Refah adil dağıtılmıyor

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Almanya'da adaletsizlik hissi: Refah adil dağıtılmıyor
Almanya'da hükümetin ilk yılına "adaletsizlik" hissi damgasını vurdu. ARD anketine göre halkın yüzde 81'i refah dağılımını adil bulmuyor.

Almanya'da Hristiyan Birlik partileri (CDU ve CSU) ile Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) oluşan koalisyon hükümeti yaklaşık bir yıl önce göreve başladı. Mayıs 2025'te imzalanan koalisyon sözleşmesinin hemen başında hükümet ortakları, önümüzdeki yılların "gelecekte özgür, güvenli, adil ve müreffeh bir Almanya'da yaşanıp yaşanmayacağı" üzerinde belirleyici olacağını vurgulamışlardı.Bundan bir yıl sonra, vatandaşların çoğu hükümetin icraatlarını yetersiz bulduklarını ifade ediyor. Alman kamu yayıncısı ARD'nin, 16 yaş ve üzeri 2 bin 84 kişinin katılımı ile "Infratest dimap" şirketine yaptırdığı ankete göre; vatandaşların yüzde 81'i, yani her beş kişiden dördü, ekonomik refahın adaletsiz biçimde dağıldığı görüşünde. Mevcut durumu adil bulanların oranı ise sadece yüzde 15.Bu ankete ek olarak, çevrim içi olarak düzenlenen "Senin fikrin önemli" adlı çalışmaya katılanlar da adaletsizlik hissinin tüm yaş ve gelir gruplarında görüldüğünü gözler önüne serdi.Dresden kentinden katılan 34 yaşındaki Yves Brisch, "Bir işi olmasına rağmen konutunu finanse etmekte zorluk çeken birçok tanıdığım var" diye belirtti.Birçok katılımcı, vergilerin ve kesintilerin adaletsiz dağıldığını söylerken; Baden-Württemberg eyaletinden Reena Kusche, "Tüm yükü orta sınıf ve düşük gelirliler omuzluyor" diyerek tepkisini dile getirdi.İki Almanya'nın birleşmesinin üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ pek çok katılımcı, refahın Doğu ve Batı arasında eşitsiz dağıldığı eleştirisini dile getirdi. Doğu eyaletlerinden Saksonya'nın Görlitz bölgesinden Yvonne Lichnok, söz konusu adaletsizliği yapısal bir sorun olarak gördüğünü söylüyor.Hem ankete hem de çevrim içi yürütülen kampanyaya katılıp görüş belirtenler, refahın dağılımına yarayacak öneriler de sundular. Buna göre ankete katılanların yüzde 64'ü, 1997'den beri alınmayan servet vergisi uygulamasına geri dönülmesini doğru bulduğunu beyan etti. Sol Parti, Yeşiller ve SPD'ye yakın kişiler büyük çoğunluklar bu öneriyi desteklerken, muhafazakâr Birlik Partilerinin (CDU/CSU) her 10 destekçisinden 6'sı bu fikre katılıyor. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) seçmeni ise az farkla varlık vergisi önerisine karşı çıkıyor.Ankete katılanların yüzde 61'i de miras vergisi oranının yükseltilmesini desteklediğini söyledi. Bunların arasında Yeşillere sempatisi olanların oranı yüzde 88, Sol Parti'ye yakın olanların oranı yüzde 85 ve SDP'ye yakın olanların oranı yüzde 78 olurken; CDU/CSU destekçilerinin de yüzde 64'ü miras vergisinin artırılması fikrini onaylıyor. AfD destekçileri ise yüzde 62 ile bu fikre karşı çıkan tek grup oldu."Adalet" sorunu göç konusunda da gündeme geliyor. Ankete katılanların üçte ikisi, göçmenlerin Almanya'da sosyal yardımları ancak burada uzun süre çalışmış olmaları durumunda almaları gerektiği görüşünü destekliyor. Özellikle 60 yaş üstü kişiler bu fikirde.Almanya'da geçen yılki erken seçimlerde göreve gelen Başbakan Friedrich Merz ile adayı olduğu Hristiyan Birlik partileri sert bir göç politikası izliyor. Göç konusunda pek çok alanda sıkılaşmaya giden hükümet, göçmenlere yönelik sosyal yardımlar konusunda da reformlar öngörüyor.Öte yandan Ukrayna ve Gazze savaşlarının yol açtığı krizler Almanya'da siyasi ve maddi sorunlara yol açıyor. İktidarı bu atmosferde devralan hükümet, İran savaşıyla görülen küresel enflasyon ve enerji darboğazı karşısında başarılı bir kriz yönetimi yürütememekle eleştiriliyor.Hükümet, bir yandan artan enerji fiyatlarının etkisiyle vatandaşı ve sanayiyi rahatlatması yönünde taleplerle karşı karşıya kalırken, öte yandan son yıllarda büyüyen bütçe açığını gidermek için reformlara çabalıyor. Bunların arasında sağlık, vergi, emeklilik ve sosyal yardımlar konularında yeni düzenlemeler başı çekiyor.Ankete katılanların yüzde 47'si, yani neredeyse her iki kişiden biri, sosyal devleti gelecekte de sürdürebilmek için yapılacak reformlar kapsamında kişisel kısıtlamalara gidilmesine karşı değil. Ancak diğer yarısı bunu reddediyor. Bu durumda da ülke çapında büyük bölgesel farklar olduğu görülüyor.Baden-Württemberg, Rheinland-Pfalz ve ülkenin kuzeyindeki eyaletlerde kıl payı da olsa çoğunluk reformlar nedeniyle ortaya çıkabilecek kısıtlamalara anlayış gösterebileceğini söylerken; doğudaki Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Thüringen'de katılımcıların sadece yüzde 31'i bunu anlayışla karşılayabileceğini belirtiyor. Yüzde 60'ı, yani iki katı, vatandaşa yönelik olası kısıtlamalara ve dezavantajlı reformlara karşı çıktığını vurguluyor.Kısıtlamalar somutlaştıkça ankete katılanların çekincelerinin de arttığı görülüyor. Buna göre, işsizlik sigortasındaki kısıtlamaları sadece her üç kişiden biri doğru buluyor. Sağlık, emeklilik ve bakım sigortasındaki kısıtlamaları ise çok küçük bir azınlık onaylıyor. Katılımcıların yarısı ise sosyal sistemdeki kısıtlamaları temelden reddediyor.Bu durum, emeklilik konusunda reform planlayan hükümeti zorlu bir sürecin beklediğini gösteriyor. Başbakan Friedrich Merz, zorunlu devlet emeklilik maaşının gelecekte sadece bir "temel gelir" olarak görülmesi gerektiği görüşünü savunuyor ve yaşlılıkta konforun özel emeklilik planlarıyla garanti altına alınmasını öneriyor.Hükümet ortağı SPD ve Merz'in partisi CDU'nun işçi kanadı ise bu bakışa karşı çıkıyor; emekli maaşının yıllarca ödenen primler karşılığında hak edildiği, bir "devlet lütfu olmadığı" hatırlatılıyor.DW / ETO,MUK

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler