Almanya'da Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) Saksonya-Anhalt seçimlerinde ağır oy kaybı yaşaması, kamuoyunda Merz'in siyasi geleceğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) açık ara birinci çıktığı seçimin ardından, son aylardaki kamuoyu yoklamalarına göre beğeni oranı gerileyen Başbakan Merz üzerinde baskı daha da arttı.
Bu durum, hem CDU içinde hem de kamuoyunda popülaritesi gerileyen ve otoritesi zayıflayan bir başbakanın Almanya'nın geleceğini şekillendirmede ne kadar etkili olabileceği sorusunu gündeme getirdi.
Merz, seçimin ertesi günü yaptığı açıklamada "Vazgeçmek benim için bir seçenek değil. Dört yıl için seçildim" diyerek göreve devam edeceği mesajını verse de CDU kulislerinde Merz sonrasındaki döneme ilişkin olası senaryolar da şimdiden konuşulmaya başlandı.
20 Eylül Pazar günü Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yapılacak seçimlerde CDU'nun göstereceği performansın belirleyici olacağı değerlendiriliyor.
CDU'nun federal düzeyde ittifak yaptığı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU)'dan Merz'i destekleyen temkinli mesajlar geliyor. CSU Genel Başkanı Markus Söder, hafta sonunda Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, partisinin hiçbir şekilde "başbakana karşı darbe" girişiminde bulunmayacağını vurguladı.
Pazartesi akşamı bir televizyon kanalında konuşan Söder, "Merz'in hâlâ doğru başbakan olduğuna inanıyorum" dedi. Kendi siyasi hedeflerine ilişkin soruya ise "Ben Bavyera başbakanıyım ve Bavyera'nın güçlü kalması için çalışıyorum" yanıtını verdi.
Başbakan Merz'in şu an için görevi bırakması beklenmiyor. Ancak buna zorlanması hâlinde yerine kimin geçebileceği tartışılıyor.
Başbakan Merz'in siyasi geleceğine ilişkin olarak CSU yönetimi temkinli bir tutum izlese de Söder'in adı CDU çevrelerinde bile Merz'in olası halefleri arasında sayılıyor.
Aynı zamanda Bavyera Başbakanı olan Söder, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin Almanya genelinde en tanınmış siyasetçileri arasında yer alıyor. Kamuoyu yoklamalarına göre popülaritesi yüksek siyasetçiler arasında bulunan Söder'in AfD'ye karşı mücadele de etkili bir siyasetçi olabileceği düşünülüyor.
CDU içinde bazı isimler ise başbakanlığın CSU'lu bir isme geçmesine sıcak bakmıyor. Söder'in başbakan olması hâlinde, bunu geçici bir çözüm olarak görmeyebileceği ve koltuğunu daha sonra CDU'ya devretmek istemeyebileceği değerlendiriliyor.
Başbakan Merz'in davetine rağmen CDU'lu eyalet başbakanlarının parti içi istişareler için Pazar günü Berlin'e gelmemesi Başbakanlık'ta bir sorun olarak görüldü. Bu durum, CDU'lu eyalet liderlerinin Merz'e ilişkin nasıl bir yol izleyecekleri konusunda görüş birliği içinde olmadıkları izlenimi yarattı. Bu nedenle gelecek günlerde CDU'lu Kuzey Ren-Vestfalya, Hessen, Aşağı Saksonya, Rheinland-Pfalz, Schleswig-Holstein ve Saksonya eyalet başbakanlarının izleyecekleri tutum belirleyici olacak.
Hessen Başbakanı Boris Rhein, bugün Spiegel'e yaptığı açıklamada, "Ülkemizin şu anda liderlik tartışmalarına değil, kararlı adımlara ve cesur reformlara ihtiyacı var" sözleriyle Merz'e destek mesajı verdi.
Alman medyasında adı potansiyel başbakan adayları arasında geçen Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst ise geçen hafta Merz'e ilişkin tartışmalar konusunda "Liderlik tartışmaları şu anda bize yarar sağlamaz" dedi.
Öte yandan birçok CDU'lu siyasetçi Wüst'ün olası bir Berlin hamlesinden önce Kuzey Ren-Vestfalya'da 2027 yılında yapılacak eyalet seçimlerini kazanmayı hedeflediğini düşünüyor.
Anayasa'ya göre CDU'nun başbakanı doğrudan görevden alma yetkisi bulunmuyor. Ancak Pazar günü yapılacak eyalet seçimlerinin ardından, parti performansına bağlı olarak CDU içinde Merz'e yönelik hoşnutsuzluğun artması ve istifa çağrılarının gelmesi bekleniyor. Böyle bir durumda, Merz istifa etmek zorunda kalabilir.
Böylesi bir durumda Merz'in yerine kimin hangi koşullarda geleceği ancak parti içinde yapılacak müzakereler sonucu netleşebilir.
Bugün Spiegel'e konuşan CDU'nun önde gelen isimleri başbakanlığa ilişkin tartışmalara karşı çıkarak, Merz'e ve reform planlarına destek verse de şimdi gözler hafta sonunda Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletinde yapılacak seçimlerin sonuçlarında.
Anketlere göre, ülkenin kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern'de CDU'nun oy oranı yüzde 6 ile 7 arasında değişiyor. AfD'nin oyları yüzde 36 ile 38 arasında değişirken, aşırı sağcı partiyi yüzde 30 ile 34'lik destekle Sosyal Demokratlar takip ediyor. CDU'nun bu eyalette, yüzde 5 seçim barajını aşamayarak meclise girememesi ihtimali CDU içinde büyük endişe yaratıyor. Böyle bir durumda Merz'in koltuğunu korumasının iyice zorlaşacağı belirtiliyor.
Öte yandan eyaletteki seçim kampanyalarında Merz'in sahada yer alması tercih edilmiyor. Bir kampanya görevlisi "Merz artık oy getirmiyor" yorumunu yapıyor.
Berlin'de ise anketlere göre CDU ile Sol Parti başa baş gidiyor. Hâlen CDU ile SPD'nin koalisyonda olduğu Berlin'de, CDU'nun oy kaybına uğrayarak, eyalet başbakanlığını Sol Parti'nin adayı Elif Eralp'in üstlenmesi hâlinde Merz üzerindeki baskı daha da artacak. Bu nedenle iki eyaletteki seçim sonuçlarının Merz'in kaderinin belirlenmesinde etkili olacağı değerlendiriliyor.
