Almanya'da üst mahkemeden Mercedes ve BMW davasına ret
Almanya Federal Adalet Mahkemesi'nden (BGH), iki Alman otomotiv devi BMW ve Mercedes-Benz'e karşı açılan iklim davalarında iklim savunucularını hayal kırıklığına uğratan bir karar çıktı. Ülkenin en yüksek temyiz mahkemesi, çevre örgütü Deutsche Umwelthilfe'nin (DUH) iki şirkete karşı açtığı iklim davasını reddetti. Örgüt, Kasım 2030'dan itibaren şirketlerin yeni içten yanmalı motorlu araç satmasının yasaklanmasını talep ediyordu.Daha önce Münih ve Stuttgart'taki alt mahkemeler davaları reddetmişti. Karlsruhe'deki Federal Adalet Mahkemesi, örgütün üç yöneticisi tarafından açılan davalara karşı alt mahkemelerin verdiği ret kararlarını onamış oldu.Şirketlere karşı açılan dava, hükümetin gelecekteki özgürlükleri korumak için iklim koruma önlemlerini güçlendirmesini zorunlu kılan 2021 tarihli Anayasa Mahkemesi'nin emsal niteliğindeki kararına dayanıyordu.Anayasa Mahkemesi, Mart 2021'de Federal İklim Koruma Yasası'nın o zamanki şekliyle "yetersiz olduğuna" ve yasa koyucunun ek düzenlemeler yapması gerektiğine hükmetmişti. Mahkeme, kısmen çok genç olan davacıların özgürlük haklarının ihlal edildiğini belirtmişti. O dönemki karara gerekçe olarak, düzenlemelerin, yüksek emisyonu düşürme yükünü geri döndürülemez şekilde 2030 sonrasına ertelemesi gösterilmişti.Mercedes ve BMW'ye açılan dava da, şirketlerin varolan devlet düzenlemelerinin ötesinde daha güçlü ilkim önlemleri almaya yasal olarak zorlanıp zorlanamayacağı sorusunu yeniden gündeme getirmişti.Mercedes, üç hafta önceki duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, iklim hedeflerine ilişkin yasal düzenlemelerin yasama organının görevi olduğunu, yargının görev alanına girmediğini savunmuştu. BMW sözcüsü de iklim hedeflerine ulaşmaya ilişkin tartışmanın mahkeme salonunda değil, mecliste yapılması gerektiğini vurgulamıştı.BGH'nin altıncı hukuk dairesi de benzer yönde görüş bildirerek özel kişilerin ileri sürdükleri talepleri araç üreticilerine karşı hukuken uygulayamayacaklarını belirtti. Daire Başkanı yargıç Stephan Seiters, şirketlerin eylemleriyle bireylerin genel kişilik haklarının ihlal edilmediğini kaydetti.DW,dpa,Reuters / SÖ,MUK
