Altın ve gümüş, ABD tahvil getirilerindeki sert yükselişle değer kaybederken doların zayıf seyri daha derin bir düşüşü önlüyor olabilir.
Fed'in faiz kararı öncesinde bu iki etki arasında kalan değerli metaller, son kayıplarına rağmen geçmiş dönemlere kıyasla yüksek seviyelerini koruyor.
Fiyatlar üzerindeki baskının merkezinde, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisinin kısa süreliğine yüzde 5'i aşarak 2023 zirvelerini geride bırakması bulunuyor.
Tahvillerin sunduğu kazanç arttıkça, faiz getirisi sağlamayan altın ve gümüşün yatırımcılar açısından cazibesi azalıyor.
Dolar, tahvil getirilerindeki yükselişe eşlik etmiyor
Normalde böyle bir ortamda doların da güçlenmesi ve değerli metaller üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor. Ancak dolar endeksi, son 20 işlem gününde yaklaşık yüzde 1 geriledi. Geçmişte benzer tahvil hareketlerinin yaşandığı dönemlerde ise dolar genellikle yüzde 1,5 ila yüzde 2 yükselmişti.
Analize göre bu ayrışma, altın ve gümüşün daha sert kayıplardan korunmasına yardımcı oluyor. İki metalin fiyatı çoğunlukla dolarla ters yönde hareket ettiği için ABD para birimindeki zayıflık, yükselen tahvil getirilerinin olumsuz etkisini kısmen dengeliyor.
Altında toparlanma için 4. 400 dolar izleniyor
Bu dengede altında henüz belirgin bir yön oluşmuş değil. Eylül başından bu yana kademeli gerileyen fiyatın toparlanması halinde, ons başına 4. 400 dolar ve ardından 4. 510,80 dolar öne çıkıyor.
Ağustos zirvesi olan 4. 696,80 doların aşılması, yükselişin yeniden güç kazandığına ilişkin işaret verebilir. Buna karşılık, son dönemde fiyatın tutunduğu 50 günlük ortalamanın altına inilmesi halinde 4. 200 dolar gündeme gelebilir.
Gümüşte mevcut desteğin korunması önemli
Altında toparlanmanın gücü izlenirken gümüşte dikkatler, fiyatın gerilemeyi durdurmaya çalıştığı 63,29 dolar seviyesinde. Bu bölgenin aşağı kırılması durumunda önce 61 dolar, ardından 57 dolar takip edilecek.
Fiyatın bu seviyede tutunması halinde ise 67,50 dolara doğru toparlanma ihtimali korunuyor. Teknik göstergeler her iki metalde de alıcıların veya satıcıların belirgin üstünlüğüne işaret etmediğinden, bu seviyelerin aşılıp aşılmaması yön açısından önem taşıyor.
