Piyasada aynı anda iki zıt güç çalışıyor. Yükselen petrol ve faiz beklentileri altını aşağı iterken jeopolitik riskler ve uzun vadeli alım iştahı düşüşü sınırlıyor. Bugün denge aranacak, yarın ise oyunun kuralları değişebilir.
Altının ons fiyatı 9 Eylül sabahında 4. 350 dolar çevresinde hareket ediyor. Son üç seansta yaklaşık yüzde 2,6 gerileyen altında, yatırımcının önündeki temel soru satışların devam edip etmeyeceği.
Ancak fiyatın yönünü yalnızca son düşüş belirlemiyor. Piyasanın önünde birbirinden tamamen farklı sonuçlar doğurabilecek kısa vadeli gelişmeler bulunuyor.
ABD'de bugün altının yönünü tek başına değiştirecek büyüklükte bir enflasyon verisi bulunmuyor. Bu nedenle fiyatlamada petrol, ABD tahvil faizleri, dolar ve Orta Doğu'daki gelişmeler daha fazla öne çıkabilir. Bu tablo bugünü bir tür geçiş seansına dönüştürüyor. Asıl soru, üç günlük satışın ardından yeni satıcıların gelip gelmeyeceği.
Altının sabah saatlerinde bulunduğu 4. 350 dolar çevresi kısa vadeli fiyatlamada önemli bir denge alanına dönüştü. Bu bölgenin altında kalıcılık oluşması satış baskısının henüz sona ermediği yönündeki görüşleri güçlendirebilir.
Buna karşılık fiyatın bu bölgeden yeniden yukarı dönmesi, özellikle son üç günlük düşüşün ardından kısa vadeli tepki alımlarını gündeme getirebilir.
4. 350 dolar çevresindeki tutunma bozulursa piyasanın dikkatinin 4. 300 dolar bölgesine kayması bekleniyor. Son dönemde birçok teknik değerlendirmede bu seviye daha güçlü bir destek alanı olarak öne çıkıyor.
4. 300 doların da aşağı geçilmesi halinde düzeltmenin yalnızca kısa süreli bir geri çekilme olmadığına yönelik endişeler artabilir. Böyle bir senaryoda satışların hız kazanması şaşırtıcı olmayacak.
Altının birkaç dolar yükselmesi satış baskısının bittiği anlamına gelmeyecek. Kısa vadeli görünümün belirgin biçimde toparlanabilmesi için önce 4. 400 doların yeniden aşılması gerekiyor.
4. 400 dolar üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4. 450 dolar bölgesi yeniden gündeme gelebilir. Bu seviyelerin altında kalan hareketler ise şimdilik tepki yükselişi olarak değerlendirilebilir.
Normal koşullarda Orta Doğu'daki gerilimin artması altına güvenli liman talebi getirir. Son günlerde ise bu mekanizma alışılmış biçimde çalışmıyor. Bunun nedeni petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşması. Enerji maliyetlerindeki artış ABD'de yeni bir enflasyon dalgası ihtimalini büyütürken Fed'in faiz artırabileceği beklentisini de güçlendiriyor.
Jeopolitik risk böylece altın açısından iki farklı sonuç yaratıyor. Güvenli liman talebi fiyatı desteklerken aynı gelişmenin petrolü yükseltmesi faiz baskısını artırıyor.
Şimdilik ikinci etkinin daha güçlü fiyatlandığı görülüyor. Altının doların görece zayıf olduğu dönemlerde bile yükselmekte zorlanması da satış baskısının gücüne işaret ediyor.
Petrolün 100 dolar çevresinde kalması, ABD tahvil faizlerinin yükselmeye devam etmesi ve Fed'in faiz artıracağı beklentisinin güçlenmesi halinde altındaki satışlar gün içinde devam edebilir.
Özellikle 4. 350 doların aşağı geçilmesi bu senaryoyu kuvvetlendirebilir. Böyle bir tabloda piyasanın bir sonraki önemli sınaması 4. 300 dolar çevresinde yaşanabilir.
Yükseliş ihtimali de tamamen ortadan kalkmış değil. Üç günlük düşüş sonrasında satıcıların yorulması, tahvil faizlerinin gerilemesi veya Orta Doğu'daki risklerin güvenli liman talebini yeniden öne çıkarması tepki alımı yaratabilir.
Ancak daha güçlü bir dönüşten söz edebilmek için 4. 400 doların yeniden kazanılması önem taşıyor. 4. 450 doların aşılması ise satış baskısının belirgin biçimde zayıfladığına ilişkin daha güçlü bir işaret olabilir.
Altın için ilk büyük veri 10 Eylül Perşembe günü gelecek. ABD'nin ağustos ayı üretici fiyatları Türkiye saatiyle 15. 30'da açıklanacak.
Piyasa özellikle enerji maliyetlerindeki yükselişin üretici fiyatlarına ne ölçüde yansıdığına bakacak. Açıklanacak rakam, Fed beklentilerini birkaç dakika içinde değiştirebilecek güçte.
Üretici fiyatlarının tahminlerden güçlü gelmesi, petrol kaynaklı enflasyon endişelerini büyütebilir. Böyle bir sonuç Fed'in 16 Eylül'de faiz artıracağı beklentisini daha da kuvvetlendirebilir.
Bu senaryo altın açısından kısa vadede olumsuz. Tahvil faizlerinde yeni yükseliş görülmesi durumunda 4. 300 dolar çevresindeki dayanıklılık yeniden test edilebilir.
Üretici fiyatlarının beklentilerin altında kalması ise piyasada farklı bir fiyatlama başlatabilir. Fed'in faiz artırmak için acele etmeyebileceği düşüncesi güçlenirse tahvil faizleri gerileyebilir.
Böyle bir ortam altının yeniden 4. 400 doların üzerine çıkmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle yarınki veri yalnızca gün içi hareketi değil, haftanın geri kalanındaki yönü de belirleyebilir.
Üretici fiyatlarının ardından 11 Eylül Cuma günü ABD tüketici enflasyonu açıklanacak. Piyasanın Fed kararı öncesinde göreceği en önemli enflasyon göstergelerinden biri olacak.
ÜFE ve TÜFE aynı yönde güçlü gelirse altındaki satış baskısı daha kalıcı hale gelebilir. İki verinin de zayıf gelmesi halinde ise son üç gündeki düşüşün önemli bir bölümünün geri alınması gündeme gelebilir.
Kısa vadeli görünüm zayıflasa da altının uzun vadeli hikâyesinde önemli destekler bulunuyor. Merkez bankalarının altın alımları devam ederken küresel yatırımcıların güvenli liman talebi de tamamen ortadan kalkmış değil.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları temmuz ayında net 23 ton altın aldı. Yılın ilk yedi ayındaki bildirilen alımlar yaklaşık 130 tona ulaştı.
Kısa vadede Fed korkusu altını aşağı çekerken Goldman Sachs'ın yeni 12 aylık varlık sınıfı tahminleri ters yönde güçlü bir beklenti ortaya koyuyor.
Goldman Sachs Global Investment Research, altın için 12 aylık getiri beklentisini yüzde 26,4 olarak açıkladı. Altın bu oranla kurumun karşılaştırdığı büyük varlık sınıfları arasında en yüksek potansiyele sahip yatırım aracı olarak öne çıktı.
9 Eylül sabahındaki görünümde kısa vadeli baskı henüz tamamen ortadan kalkmış değil. Altının 4. 400 doların altında kaldığı sürece satışların yeniden güçlenme riski bulunurken 4. 350 ve ardından 4. 300 dolar bölgeleri yakından izlenecek.
Yarın ise tablo çok daha hızlı değişebilir. ABD üretici enflasyonunun zayıf gelmesi altında tepki yükselişini güçlendirebilir, güçlü veri ise düzeltmenin yeni bir ayağını başlatabilir.
Türkiye'deki gram altın yatırımcısı için denklemin ikinci tarafında dolar/TL kuru bulunuyor. Bu nedenle ons altındaki hareket gram altına birebir yansımayabilir; kurdaki değişim kaybı sınırlayabileceği gibi yükselişi de büyütebilir.
