ANALİZ: SP500 Düşüş devam edecek mi? Toparlanma ne zaman?
Grafik 1: SPY’de Williams %R Sinyali Yukarıdaki görsel, SPY’nin haftalık grafiğini Williams %R göstergesiyle birlikte okuyarak “aşırı satım bölgesi… Yukarıdaki görsel, SPY’nin haftalık grafiğini Williams %R göstergesiyle birlikte okuyarak “aşırı satım bölgesi dip üretir mi?” sorusuna cevap vermeye çalışıyor. Temel iddia şu: Williams %R haftalık bazda -100 seviyesine her indiğinde piyasa önemli bir dip ya da en azından güçlü bir tepki üretmiş. Sağ taraftaki paylaşım metni de zaten tam olarak bu tarihsel örüntüyü öne çıkarıyor. Ancak grafiği doğru okumak için hem göstergenin ne anlattığını hem de bu yöntemin sınırlarını birlikte değerlendirmek gerekiyor.Önce yapıya bakalım. Üst panelde beyaz çizgi Williams %R. Bu osilatör, fiyatın belli bir periyottaki işlem aralığının neresinde kapandığını ölçer. -100’e yaklaşmak ya da değmek, kapanışların periyot içi en düşük seviyelere sıkıştığını, yani satış baskısının çok sertleştiğini gösterir. Bu yüzden teknik analizde klasik olarak aşırı satım bölgesi kabul edilir. Grafikte yeşil çizgi bu -100 eşiğini gösteriyor. Gri ve sarı dairelerle, göstergenin bu eşiğe çarptığı geçmiş örnekler işaretlenmiş. Alt panelde ise SPY’nin haftalık fiyat grafiği var; her temasın ardından oluşan dip ya da tepki oklarla belirtilmiş.Grafiğin en güçlü tarafı, 2018 sonrası dönemde birkaç kez aynı tip sinyalin çalıştığını görsel olarak göstermesi. 2018 sonundaki sert satış sonrası dip, 2020 pandemi çöküşü, 2022’deki önemli ara dipler ve 2023-2025 dönemindeki belirgin geri çekilmeler, bu göstergenin “tükenme” anlarını yakalayabildiğini düşündürüyor. Yani piyasa çok sert aşağı sürüklendiğinde ve haftalık bazda kapatışlar en zayıf bölgelere indiğinde, satışların bir noktada doygunluğa ulaşıp tepki alımlarının devreye girdiği görülüyor. Teknik anlamda bu mantıklı; çünkü böylesi tek yönlü satışlarda pozisyonlar aşırı kalabalıklaşır, kısa vadeli satıcıların cephanesi azalır ve karşı tarafta dipten alım iştahı doğar.Fakat grafiğin asıl kritik mesajı, bu sinyalin her zaman “nihai dip” anlamına gelmediği. Görselin ortasında 2022 ayı piyasası özellikle bunun için ayrılmış. Orada önce yaklaşık %4,5’lik bir tepki, sonra yeniden aşağı yön, ardından %6’lık başka bir tepki ve sonrasında ancak daha kalıcı dip geliyor. Yani göstergenin -100’e değmesi, piyasada satışın çok yoğunlaştığını ve bir tepki ihtimalinin arttığını gösterse de, bunun illa tek hamlede V tipi kalıcı dönüş üretmesi gerekmiyor. Bazen önce lokal dip, sonra rahatlama rallisi, sonra bir son flush ile asıl dip oluşabiliyor. Sağdaki notta “1 time → local bottom then continued selloff” ve “1 time → local bottom → final flush → hard bottom” denmesi de tam buna işaret ediyor.Bugünkü işaretli sarı alan bu yüzden önemli. Grafik, mevcut durumda Williams %R’nin yeniden -100 civarına indiğini söylüyor. Alt tarafta iki senaryo işaretlenmiş: yukarıdaki beyaz ok, buradan doğrudan bir tepki ihtimalini; aşağıdaki sarı soru işareti ise önce bir miktar daha aşağı sarkma, yani nihai dip öncesi son temizlik hareketi olasılığını anlatıyor. Teknik açıdan ikisi de makul. Çünkü aşırı satım sinyali, zamanlama açısından “risk-ödül oranı iyileşiyor” diyebilir; ama tek başına “dip teyit edildi” diyemez. Grafikte oran son yıllarda çoğunlukla 1,15-1,45 bandında hareket etmiş. Bu da teknoloji hisselerinin genel endekse kıyasla anlamlı bir primle fiyatlandığını gösteriyor. Özellikle 2023 ve 2024 döneminde bu prim oldukça yüksekti; çünkü yapay zekâ teması, yüksek büyüme beklentileri, güçlü marj yapısı ve nakit üretim kabiliyeti teknoloji sektörüne ciddi bir değerleme desteği vermişti. Ancak son bölümde oran çok sert şekilde aşağı gelmiş ve neredeyse 1,05 civarındaki eşik bölgeye dayanmış. Bu da teknoloji sektörünün S&P 500’e göre değerleme üstünlüğünün belirgin biçimde eridiğini gösteriyor.Bu ne anlama geliyor? Birkaç olasılık var.İlk olarak, piyasa teknoloji hisselerini hâlâ pahalı görmüyor olabilir; aksine son düzeltmeyle birlikte teknoloji sektöründeki aşırı primin önemli kısmı silinmiş durumda olabilir. Özellikle son birkaç yılda “çok pahalı ama büyüme bunu haklı çıkarıyor” anlatısı öne çıkarken, şimdi çarpan sıkışması nedeniyle teknoloji sektörü tarihsel olarak çok daha makul bir bağlama gelmiş görünüyor.İkinci olarak, bu düşüş yalnızca teknoloji hisselerindeki zayıflamadan kaynaklanmıyor olabilir; aynı zamanda S&P 500’ün teknoloji dışı bölümlerinde göreli yeniden fiyatlama yaşanmış olabilir. Yani piyasa bir yandan mega-cap teknolojiye verdiği aşırı primi azaltırken, diğer yandan daha döngüsel, daha savunmacı ya da daha ucuz sektörlere nispi alan açıyor olabilir. Bu tür hareketler genellikle liderlik rotasyonu dönemlerinde görülür.Üçüncü ve en önemli nokta şu: Teknoloji priminin 2019’dan beri en düşük seviyeye inmesi, otomatik olarak “teknoloji artık ucuz” demek değildir; ama kesinlikle “önceki kadar istisnai bir prim taşımıyor” demektir. Bu fark önemli. Çünkü sektör mutlak anlamda hâlâ pahalı olabilir, fakat göreli olarak eskisine kıyasla çok daha az pahalı hale gelmiş olabilir. Özellikle büyüme beklentileri korunuyorsa, bu tür bir prim daralması orta vadeli yatırımcılar için yeniden giriş alanı olarak yorumlanabilir. Yukarıdaki grafikten çıkarılabilecek bazı sonuçlar var. Bunlar:Birincisi, piyasa tek bir anlatıya inanmıyor. Yatırımcılar ortak bir makro patikaya ikna olmuş değil.İkincisi, şirket bazlı hikâyeler ve bilanço farkları aşırı önem kazanmış durumda.Üçüncüsü, endeks seviyesi tek başına piyasa sağlığını anlatmakta yetersiz kalabilir.Dördüncüsü, bu kadar uç dispersion seviyeleri genelde kalıcı bir “normal” değil; çoğu zaman ya zaman içinde sönümlenir ya da daha büyük bir fiyat keşfi sürecinin habercisi olur.Bu grafik ise hisseler arası performans farkını ölçüyor. Dolayısıyla dispersion yüksekken endeks mutlaka çöküyor olmak zorunda değildir. Hatta bazı dönemlerde endeks belli bir seviyede tutunurken, içeride çok sert sektör rotasyonları yaşanabilir. Bu nedenle grafik, “piyasa panikte” demekten çok, “piyasa aşırı seçici ve dağınık fiyatlıyor” diyor.Bu durum portföy yönetimi açısından da çok kritik. Çünkü dispersion yükseldiğinde:Pasif yatırımın içindeki gizli konsantrasyon riski daha görünür hale gelir.Aktif yönetim için fırsat alanı genişler; doğru hisse seçimi ciddi fark yaratabilir.Ama aynı zamanda yanlış pozisyonlanmanın bedeli de ağırlaşır; çünkü kazananlarla kaybedenler arasındaki makas açılmıştır. Korelasyon düştüğü için, aynı endeks içinde yer alan şirketler artık birbirine benzer davranmaz. Özellikle hedge fonlar, market-neutral stratejiler, long-short equity fonları ve istatistiksel arbitraj yapan oyuncular için böyle ortamlar genelde daha verimli olabilir. Çünkü getiri farkı ne kadar büyürse, göreli değer işlemleri için alan da o kadar genişler. Buna karşılık sadece “endeks al ve bekle” yaklaşımı, içerideki kırılmayı daha az yakalayabilir. Yukarıdaki grafik, toplam net call hacmini gösteriyor; yani kabaca call işlemleri eksi put işlemleri. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların yukarı yönlü opsiyon iştahının aşağı yönlü korunma ya da satış pozisyonlarına kıyasla ne kadar güçlü olduğunu ölçüyor. Grafik 5 günlük hareketli ortalama ile verildiği için günlük gürültü bir miktar ayıklanmış.Buradaki temel mesaj şu: Son dönemde net call hacmi belirgin biçimde aşağı gelmiş ve neredeyse sıfır çizgisine yaklaşmış. Kırmızı kutu da zaten bu son düşüş bölgesini vurguluyor. Bu, piyasada yukarı yönlü spekülatif iştahın zayıfladığını, kısa vadeli yatırımcıların daha temkinli hale geldiğini gösteriyor. Ancak aynı grafikte özellikle alt not çok önemli: “Current percentile (since 2010): 49%”. Yani mevcut seviye, tarihsel olarak aşırı bir korku ya da aşırı kötümserlik bölgesine işaret etmiyor; neredeyse medyan civarında. Başka bir deyişle, call iştahı düşmüş olsa da piyasa henüz tarihsel anlamda bir teslimiyet ya da panik evresinde değil.Bu ayrım kritik. Çünkü net call hacmindeki gerileme iki farklı şekilde okunabilir. İlk okuma, piyasadaki yükseliş coşkusunun söndüğü ve momentuma dayalı işlemlerin azaldığı yönünde. Bu, özellikle endekslerin bir süre güçlü performans göstermesinden sonra yatırımcıların artık aynı agresif iyimserliği taşımadığını düşündürür. İkinci okuma ise bunun henüz kontrarian anlamda güçlü bir alım sinyali üretmediğidir. Çünkü veri çok aşağı çökmüş değil; yalnızca iyimserlikten nötr bölgeye geçiş yaşanıyor gibi duruyor.Bu grafik dolaylı olarak volatilite rejimi açısından da anlamlı. Net call hacmi yükseldiğinde, piyasa genellikle daha risk iştahlı, daha momentum odaklı ve zaman zaman köpüklü fiyatlamaya açık olur. Tersine, net call hacmi düştüğünde piyasa daha savunmacı hale gelir, yukarı yönlü takip işlemleri zayıflar ve yükselişin geniş tabana yayılması zorlaşır. Burada görülen geri çekilme, piyasanın “coşkulu risk alma” modundan çıkıp daha seçici ve daha ihtiyatlı bir moda geçtiğini düşündürüyor.Ama tekrar vurgulamak lazım: Bu grafik tek başına “dip geldi” ya da “sert düşüş kapıda” demiyor. Daha çok şunu söylüyor: opsiyon piyasasında yukarı yönlü iştah bariz şekilde soğudu, fakat henüz tarihsel anlamda aşırı korku fiyatlanmış değil. Dolayısıyla bu veri, mevcut düzeltmenin bir duyarlılık temizliği olduğunu gösterebilir; fakat tam anlamıyla kapitülasyon sinyali verdiğini söylemek için erken. Küresel enerji krizinin gölgesinde akaryakıt fiyatları bir kez daha sarsıldı. 28 Mart 2026 itibarıyla motorine yapılan dev zam gece yarısı pompaya yansıdı. İstanbul'da 75 TL sınırına dayanan motorin fiyatları, Ankara ve İzmir'de 76 TL'yi aştı.Avrupa Birliği kurumları, dijital platformlara yönelik ek yükümlülükler getiren ve yeni bir gümrük yapısının oluşturulmasını öngören kapsamlı reform paketinde uzlaşıya… Kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda yatırım, enerji güvenliği ve küresel ekonomik gelişmelerin ele alındığı belirtiliyor.Nisan ayında faiz indirimi ihtimali ortadan kalkarken, bankalar ticari kredi faizlerinde 5-6 puanlık sert artışa hazırlanıyor.“Muhteşem Yedili” olarak bilinen dev şirketler bir haftada 850 milyar dolardan fazla değer kaybetti. Aynı dönemde özel kredi ve varlık yönetim fonlarında da son yılların en kötü performanslarından biri görüldü.ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonu birinci ayını doldururken, OECD küresel büyüme tahminlerini düşürdü. Liderler "ekonomik felaket" uyarısı yaparken, enerji fiyatları %30'un üzerinde fırladı.İbrahim Ortaş, [email protected] Akıl ve bilim çağında savaş insan yakışmıyor! Her Çağ Kendi Algısını Yaratır Dijital çağın savaşının kendi altyapı… Dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan BlackRock, trilyonlarca dolarlık portföyü yöneten bir finans devi. Ancak son dönemde özellikle jeopolitik risklerin yükseldiği savaş ortamı, bu dev fonların bile kırılganlığını ortaya çıkarmaya başladı.İran savaşıyla yükselen petrol fiyatları enflasyon riskini artırırken, piyasalarda “uzun süre yüksek faiz” senaryosu yeniden güç kazanıyor.İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) yaptığı araştırmaya göre kentteki organize sanayi bölgeleri, çevrelerinin konut-AVM projeleri ile kuşatılmış olması ve yüksek arsa fiyatları nedeniyle ihtiyaç duyduğu halde fiziksel olarak büyüyemiyor...İsrail-Amerikan saldırısının İran’a karşı başlatılmasından 25 gün sonra, Hürmüz Boğazı üzerinden ham madde arzında yaşanan kesintiler fiyat oynaklığını beslemeye devam ediyor...Milas-Bodrum Havalimanı, SunExpress’in Frankfurt’tan gerçekleştirdiği sezonun ilk dış hat uçuşunu karşıladı...Şişecam’ın 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını paylaştığı 90’ıncı Olağan Genel Kurulu 27 Mart tarihinde gerçekleştirildi...
