Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı iddiasıyla, Selahattin Yılmaz’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davanın ilk duruşması İstanbul’da görüldü. 19 sanığın yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanıklardan 6’sının tahliyesine karar verdi. Selahattin Yılmaz ile Cem Duman’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmedilirken, duruşma 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi.
İstanbul Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra, müşteki sıfatıyla Aziz İhsan Aktaş da katıldı.
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık emekli polis memuru Adem Kuru, Aziz İhsan Aktaş ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, "Ben Aziz İhsan Aktaş’ı hayatımda görmedim, bilmem. Uzaktan yakından alakam yoktur” dedi.
Tutuklu sanık Cem Çebi de bugüne kadar herhangi bir suç örgütüne dahil olmadığını savundu. Çebi, “Bugüne kadar hiçbir suç örgütüne dahil olmadım. Bu olayla ilgili hiçbir emir, talimat almadım. Aziz İhsan Aktaş’ı hayatımda görmedim. Emniyette ismini duydum" ifadelerini kullandı.
Müşteki Aziz İhsan Aktaş ise duruşmada yaptığı açıklamada, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak bildiklerini adli makamlara anlattığını ve bu nedenle hedef haline getirildiğinin söylendiğini belirtti.
Aktaş, bir ölüm listesinde bulunduğunun ve kendisiyle ailesine silahlı saldırı düzenleneceğinin kendisine bildirildiğini ifade ederek, bu nedenle koruma altında olduğunu söyledi.
Aktaş, "Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak devletimize yardımcı oldum. Bildiklerimi tüm açıklığıyla adli makamlara anlattım. Benim etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğim söylendi. Bir ölüm listesi içerisinde bulunduğum ve bana, aileme silahlı saldırıda bulunulacağı söylendi. Ben bu suikast girişimi nedeniyle koruma altındayım. Benim bu insanlarla kişisel tanışıklığım ve husumetim yokken Aziz İhsan Aktaş ismi neden mesajlarda geçmektedir? Neden ‘opet’ ifadesiyle birlikte geçmektedir? Demek ki sadece ismimi değil, şirketime ait benzin istasyonunun adresini de bilmektedirler. Olayın bütün delillerle birlikte değerlendirilmesini ve şahsımı ve ailemi hedef alan bu eylem bakımından sorumluluğu bulunan kişilerin tamamından davacı ve şikayetçiyim. Bunların cezalandırılmasını talep ediyorum. Mahkemenizin vereceği karar yalnızca benim için değil, devletin güvenliği için bildiklerini anlatan herkes için gereklidir. Adalete güveniyorum. Takdir mahkemenizindir” dedi.
Tutuklu sanık Selahattin Yılmaz ise "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklindeki mesajın silahlı saldırı hazırlığıyla bağlantılı olmadığını savundu. Mesajın, Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden aylar önce gönderildiğini belirten Yılmaz, saldırı iddiasını reddetti.
Yılmaz, “Benim bu mesajım şubat ayında atılıyor. Siz şubat ayında etkin pişmanlıkta değilsiniz ki ben size suikast yapayım. Ben üç ay sonra itirafçı olacağınızı nereden bileyim? Ben 25 yıldır oradan benzin alıyorum. Sağ taraf ofisim, sol taraf evim. Evimden çıktığımda bir baktım kapalı. Kapalı olduğunu görünce ‘Ne olmuş acaba?’ dedim, arkadaşıma sordum. Evinin oradaki simitçi kapansa onu da sorarsın. Doğal olarak sordum. Bu mesaj itirafçı olmasından üç ay öncedir. Ben üç ay sonra itirafçı olacağını nereden bileyim?” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç’ın tahliyesine karar verdi.
Heyet, Selahattin Yılmaz ile Cem Duman’ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Duruşma, diğer işlemlerin görülmesi için 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi
