"Benimle savaşa gidebileceklerini biliyorlar!"
Fenerbahçe'nin İtalya Serie A ekibi Lazio'dan transfer ettiği Matteo Guendouzi, 10 Numara YouTube kanalına açıklamalarda bulundu. Yusuf Kenan Çalık'ın sorularını yanıtlayan Fransız orta saha oyuncusu transfer sürecinin de anlattı."TRANSFERİM ÇOK UZUN BİR SÜREÇ OLDU""Transferim çok uzun bir süreç oldu. Menajerimle ocak transfer döneminde Lazio’dan ayrılma konusunu birkaç kez konuştuk. Karşıma farklı fırsatlar çıktı. Fenerbahçe’nin ilgisini duyduktan sonra onlarla oturup tanışmak ve konuşmak büyük bir zevkti. Öncelikle Devin Özek ve Domenico Tedesco ile görüşme şansım oldu. Onlar bana projelerini, Fenerbahçe’de neler yapmak istediklerini, mevcut sezonu nasıl değerlendiklerini, benim gelmemin takıma nasıl etki edeceğini güzel bir şekilde anlattılar.""FENERBAHÇE'YE İMZA ATMA KONUSUNDA BENİ İKNA ETTİ""Bana gerçekten çok enteresan bir proje sundular. Sportif açıdan birçok olumlu nokta vardı. Gelip, çok büyük oyuncular barındıran muhteşem bir takımla, beni şimdiden geliştiren büyük bir teknik direktörle kupalar için, Avrupa kupalarına katılım için mücadele etmek konusunda konuştuk. Bu konuşmalar da beni, başka bir takıma değil, Fenerbahçe’ye imza atma konusunda ikna etti.""MENAJERİME DİĞER GÖRÜŞMELERİ DURDURMASINI SÖYLEDİM""Sonrasında başkan ve yöneticilerle konuştum hepsi bana çok büyük ilgi gösterdi, beni takımda görmeyi istediklerini gösterdiler. Onlar ellerinden gelenin maksimumunu yaptılar. Devin ve hocayla yaptığımız ilk konuşmalardan sonra buraya gelmem gerektiğini anlamıştım. Menajerime diğer kulüplerle görüşmeleri durdurmasını söyledim. Sonrasında Fenerbahçe ile sözlü olarak anlaşma sağladık ve transferin gerçekleşmesi konusunda elimizden geleni yapacağımızı belirttik. Lazio ile yapılan pazarlıkların biraz zor olacağını biliyorduk ve biraz da uzun sürdü. Sakin kalmamız gerekti. Ben menajerime, hocaya ve Devin'e kararımın Fenerbahçe’ye gelmek olduğunu dile getirdim. Bütün diğer temasları durdurduk ve sadece Fenerbahçe’ye odaklandık. Sonrasında transfer sorunsuz bir şekilde gerçekleşti.""SÜPER KUPA MAÇINA KADAR ÇOK AZ UYUDUM""Lazio ile son bir maç oynadın. Buraya geldin ve üç gün sonra bir derbiye çıktın ve gol attın. Daha iyi bir başlangıç olamazdı sanırım?" sorusunu da yanıtlayan Guendozi, "Hafta çok çalkantılı geçti. Çünkü çarşamba günü Lazio ile son maçıma çıkacağımı biliyordum, Fenerbahçe ile anlaşmamız yapılmıştı ve ertesi gün buraya gelecektim. Aklımdan birçok şey geçti. Lazio ile son maçımdı, Fenerbahçe’ye imza atacaktım ve sakatlanmamaya dikkat etmek durumunda kaldım. Aynı anda birçok duygu yaşadım. Elimden geldiği kadar profesyonel olmaya çalıştım. Lazio'ya son ana kadar onlara yardımcı olacağımı söyledim ve bunu yaptım. Maç bitti ardından benim için uykusuz bir gece oldu. Hiç uyuyamadım. Sabah İstanbul’a gelmek için uçağa bindik. Maç, uykusuz bir gece, sabah seyahat ve sonrasında sağlık kontrolü derken uzun bir gün oldu diyebilirim. Gece çok geç saatte imza attık ve otele de yine gece geç saatte gittim. Dürüst olmam gerekirse o kadar yoğundu ki çarşamba gününden Süper Kupa gününe kadar çok az uyudum. Sonrasında finali oynadık ve benim için muhteşem bir andı. Fenerbahçe’yle daha iyi bir başlangıcı hayal edemezdim. Sihirli bir andı. Umarım böyle anları daha fazla yaşarız. Çünkü bir kez yaşamak güzel ancak ben buraya çok daha fazlasını yaşamak için geldim." sözlerini sarf etti."İSTANBUL MUHTEŞEM BİR ŞEHİR"Hem takıma hem de İstanbul'a adaptasyon sürecinden de bahseden yıldız futbolcu, "Açıkçası alışma sürecimiz çok iyi geçti. Bizi çok güzel karşılayan bir ülkede olmanın şansını yaşıyoruz. İki kız çocuğum var. Gerek okul gerekse günlük hayat konusunda onlar için her şeyin yapıldığını gördüm. Bu konuda da doğru tercihi yaptığımı gördüm. Eşim burada çok mutlu, burada olmaktan keyif alıyoruz. İstanbul muhteşem bir şehir. Elbette sportif konular önemli ancak aile de çok önemli. Burada olmaktan çok büyük keyif alıyoruz. Hem takım arkadaşlarım hem teknik heyet hem de kulüp çalışanları tarafından çok sıcak bir şekilde karşılandım. Daha ilk günlerden, hatta ilk saatlerden itibaren beni çok rahat hissettirdiler. Kendimi bir ailede gibi hissettim. Bunun da yansımasını saha içinde görebiliyoruz. Kendimi çok iyi hissediyorum. Herkes bana ihtiyacım olan güveni veriyor. Taraftarın da büyük bir beklentisinin olduğunun farkındayım. Ben de saha içinde elimden gelenin maksimumunu yapmaya çalışıyorum. Bize inandıklarını biliyorum. Onları gururlandırmaya çalışıyoruz. Benim bakış açıma göre formasının giydiğin takım için sahada her şeyini vermelisin. Taraftarlar stada geliyor, deplasmanlarda bizim yanımızdalar. Ekonomik anlamda bile kolay bir şey değil. Ancak her şeye rağmen stada gelip keyif almak isteyen taraftarlarımız var. Ben de onlara bunu yaşatmaya çalışıyorum. Onlar kupaları ve kulübün daha da iyi yerlere gelmesini hak ediyorlar." diye konuştu."BENİMLE SAVAŞA GİDEBİLECEKLERİNİ BİLİYORLAR""Guendouzi, "Emmanuel Petit senin çok hararetli bir karaktere sahip olduğunu söyledi. Seni öyle tanımladı. Sen, saha içindeki Guendouzi'yi nasıl tanımlarsın? Biz senin bir savaşçı olduğunun görüyoruz. Son ana kadar mücadele ediyorsun. Sen kendi oyununu nasıl görüyorsun, nasıl tanımlarsın?" sorusuna ise şöyle yanıt verdi:"Bu iyi bir soru. Eğer karakterimden bahsedecek olursak sahaya girdiğim zaman sadece kazanmak için giriyorum. Antrenman ya da maç fark etmez her zaman kazanmak için oynuyorum. Çocukluğumdan beri böyleyim. Çok hırslı olup her zaman kazanmak isteyince bazen saha içinde enteresan görüntüler ortaya çıkabiliyor. Ben böyle bir oyuncuyum. Her anı yüzde yüz yaşıyorum. Bu tür duygular için futbol oynuyorum. Benim felsefeme göre her zaman kazanmayı istemek gerekiyor. Bazen saha içinde işler istediğimiz gibi gitmeyince tepkilerim de tırnak içinde farklılaşabiliyor. Ancak ne yaparsam yapayım kulübüm için, takımım için yapıyorum. Hep elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Takımıma ve takım arkadaşlarıma her zaman yardımcı olmak istiyorum. Benimle savaşa gidebileceklerinin ve maçları kazanabileceklerini biliyorlar.""BİR GÜN KALECİ OLMAM GEREKİRSE, YARDIMCI OLURUM!"Çok yönlü bir oyuncu olarak bilinen Fransız futbolcu, kendisini en iyi hissettiği mevkiyi de şu sözlerle açıkladı: "Aslına bakacak olursa tercih ettiğim mevki elbette orta saha. 6 numara ya da 8 numara olarak oynadığımız sistemden bağımsız bir şekilde oyunun kalbinde olmayı, topla çok fazla buluşmayı, takımın oyununu organize etmeyi, topları geri kazanmayı, hem hücum hem de savunmada yardımcı olmayı seviyorum. Ancak başka mevkilerde de oynadım, Fransa Millî Takımı'nda 10 numara oynadım, burada kariyerimde ilk kez stoper olarak oynadım. Fena değildim. Ben her zaman maksimum verim sağlamaya çalışıyorum. Her zaman söylediğim gibi bana saha içinde verilen görev ne olursa benim için en önemlisi kazanmak. Eğer bir gün kaleci, bek ya da farklı bir mevkide yardımcı olmam gerekirse yaparım. En önemlisi takım ve önemsediğim tek şey de kazanmak. Ben futbolu bunun için oynuyorum. Elbette saha içinde zevk almak gerek ancak kazanınca zevk alabiliyorsun. O nedenle benim için en önemlisi bu.""TEDESCO'DAN İKİ AYDA ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM, BÜYÜK BİR TEKNİK DİREKTÖR"Çok büyük teknik adamlarla çalıştım. Hepsinden bir şeyler öğrendim. Hepsinin farklı karakterleri vardı. Hepsi sana saha içinde, elbette tercih edilen sistemlere göre farklı şeyler öğretiyor. Eğer kulüp kariyerimde en çok keyif aldığım dönemi seçecek olursam Arsenal ve Unai Emery dönemi derim. Marsilya’da Sampoli ve Lazio'da Sarri’yle de çok şey öğrendim. Şimdi de Tedesco hocayla henüz iki aydır birlikte çalışmamıza rağmen çok şey öğrendim. Büyük bir teknik direktör. Arsenal’de birlikte çalıştığım Unai Emery’e çok benziyor. Ofansif oyuna çok odaklı, her zaman topa sahip olmak, güzel oyun üretmek ve çok gol atmak istiyorlar. İkisi de kimliği belli bir oyun sunmaya çalışıyor. Bu bağlamda Emery ve Tedesco birbirine çok benziyor diyebilirim. Antrenmanda taktiksel olarak ne yapacağımız çok net, dediğim gibi çok büyük teknik direktörler. Takımlarını nasıl geliştireceklerini biliyorlar. Emery, Sampaoli ve Tedesco ofansif bir oyun felsefesini benimseyen isimler. Topa sahip olmayı tercih ediyorlar. Bu şekilde de rakiplerine üstünlük kurmaya çalışıyorlar. Geçmişte çalıştığım teknik adamlardan birçok şey öğrendim ve dürüst olmam gerekirse Tedesco da olağanüstü bir teknik adam.""SÜPER LİG'İN BENİ ŞAŞIRTTIĞINI SÖYLEYEBİLİRİM"Türkiye'deki futbolu daha önce oynadığı ülkelerle kıyaslayan yıldız futbolcu, "Her ligin kendine has özellikleri var. Kıyaslamak zor olabilir. Ancak Süper Lig'in beni şaşırttığını söyleyebilirim. Çok zor bir lig. Hiç kolay bir lig değil. Çok kaliteli oyuncular var. Sıralamada daha geride olan takımlara karşı oynadığın zaman bile kadrolarında her an her şeyi yapabilecek 2-3 oyuncu oluyor. Oyunu çok yoğun bir şekilde oynuyorlar, bire bir markaj yapmaktan, doğru zamanda hücum etmekten korkmuyorlar. Bazı düşüncelerin tersine çok zor bir lig olduğunu düşünüyorum. Tabi her yerde olduğu gibi 4-5 takım diğerlerinden sıyrılıyor. Açıkçası ligin seviyesine şaşırdığımı söyleyebilirim. Maçlardaki yoğunluk ve daha mütevazı kadrolarda bile çok kaliteli isimlerin olması ligin seviyesini yükseltiyor.""FRANSA MİLLİ TAKIMI'NDA YERİMİ HAK ETTİĞİMİ İSPAT ETMEK GEREK"2026 Dünya Kupası'nda Fransa Millî Takımı'na çağrılmayı bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Guendouzi, "Elbette 2022’de Katar’daki son Dünya Kupasını oynama şansım oldu. Benim için muhteşem bir deneyim oldu. Maalesef finalde kaybettik. Dünya Kupası sonrasında da millî takıma çağrıldım, geçen sene biraz uzak kaldım. Elbette bu bir hedef. Çalışmaya devam etmem, Fenerbahçe ile başarılı olmam gerekiyor. Her şey benim elimde, benim Fransa Millî Takımı'nda yerimi hak ettiğimi ispat etmem gerek. Elimden geleni yapacağım ve bunun tek yolu kulüpte başarılı olmak." sözlerini sarf etti."NENE BİZİMLE ÇOK MUTLU"Takımda Fransızca bilen oyuncularla iletişimi ve N'Golo Kante transferinin sorulması üzerine ise Guendouzi, şu yorumu yaptı: "Elbette saha içinde birbirimize çok yardımcı olduğumuzu söyleyebilirim. Aynı şekilde günlük hayatta da birbirimize destek oluyoruz. Neredeyse hepimiz de aynı transfer döneminde geldik. Nene'nin çok mutlu olduğunu söyleyebilirim çünkü takımda Fransızca konuşan kimse yoktu ve belki de onun için kolay bir durum değildi. Bizimle çok mutlu olduğunu biliyoruz. Saha içinde de hissediliyor, çok daha rahat oynuyor ve gol atıp skora katkı veriyor.""CHERIF, ÇOK BÜYÜK BİR FORVET OLACAK"Cherif çok genç bir oyuncu. Henüz 19 yaşında. Süper Lig’de ve Fenerbahçe gibi büyük takımda yaptıkları kolay değil. Çok hızlı adapte oldu. Maçlarda da bunu gösteriyor. Gol atıyor, belirleyici oluyor. Bize çok yardım ediyor. N’Golo ile birlikte yurt dışında elde ettiğimiz tecrübelere dayanarak ona tavsiyeler vermeye çalışıyoruz. Son maçlarda da görmeye başladık bence çok büyük bir forvet olacak. Şu an yaptıkları da çok dikkat çekici."