Dron, hareket bulanıklığı olarak bilinen ve hızlı hareket eden nesnelerin göz tarafından net bir şekil olarak algılanmasını zorlaştıran etkiden faydalanıyor. İnsan gözü, görüntüleri anlık olarak tek bir kare şeklinde algılamıyor; görsel sinyalleri belirli bir zaman aralığında topluyor. Bu durum, kamera sensörünün pozlama süresine benzer bir etki oluşturuyor. Bir nesne yeterince hızlı hareket ettiğinde, farklı konumlardaki görüntüsü göz tarafından bir araya getiriliyor ve nesnenin belirgin kenarları bulanıklaşıyor. Phantom Twist de bu etkiden faydalanıyor.
Geneksel dronlarda sadece pervaneler dönerken, Phantom Twist'te gövde de dâhil olmak üzere dronun tamamı yüksek hızda dönüyor. Ancak dronun her parçası aynı yönde dönmüyor. Dronda tek bir motor ve tek bir pervane bulunuyor. Pervane bir yönde dönerken dronun gövdesi bunun tam tersi yönde dönüyor. Yüksek hızlara çıkıldığında hareket bulanıklığı etkisinin ortaya çıkmasını da bu sağlıyor.
Dronun saniyede 25 kez dönmesi sağlanıyor. Bu hız, insan gözünün hareket sırasında ayrıntıları net şekilde ayırt etmesini zorlaştırıyor. Sonuç olarak gözlemci, havada uçan belirgin bir drone gövdesi yerine arka planda hafif bir bulanıklık veya saydam bir sis görmeye başlıyor. Araştırmacıların geliştirdiği algısal ölçüm sistemine göre Phantom Twist, geleneksel bir dört pervaneli drona kıyasla yaklaşık 10 kat daha az görünür oluyor.
Dronun bileşenleri üç boyutlu olarak farklı yükseklik ve açılara yerleştiriliyor ve aralarında boşluk bırakılıyor. Böylece drone döndüğü sırada parçalar üst üste gelerek tek ve belirgin bir siluet oluşturmuyor. Motor, pervane, devre kartı, batarya ve denge ağırlığı gibi bileşenlerin hareketi, arka plandaki görüntüyle görsel olarak ortalanıyor ve dronun belirgin bir nesne olarak algılanmasını zorlaştırıyor.
Daha sonra her tasarımın havada dönerken nasıl görüneceği bilgisayar ortamında simüle edildi. Modeller, gökyüzünden ağaçlara ve binalara kadar uzanan 100 farklı gerçek dünya arka planının üzerine yerleştirildi. Ardından insan görme sistemini yaklaşık olarak taklit eden bir algı modeli kullanılarak her tasarıma görünürlük puanı verildi. En başarılı olan tasarımlar sonraki aşamaya geçirildi.
İlk 20 bin tasarım arasından en düşük görünürlük puanına sahip 500 tasarım seçildi ve optimizasyon süreci bu tasarımlar üzerinde yeniden gerçekleştirildi. Algoritmalar, uçuş kararlılığı gibi mühendislik kısıtlarını korurken bileşenlerin konumlarını tekrar tekrar değiştirerek dronun görünürlüğünü mümkün olduğunca azaltmaya çalıştı. Sonunda araştırmacılar, bilgisayar ortamında en başarılı sonuçları veren tasarımlardan birini fiziksel bir prototipe dönüştürdü.
Videoda görüleceği üzere dron dönerken görünmez olmaya yaklaşsa da çıkardığı yüksek ses sebebiyle varlığını fazlasıyla açık ediyor. Araştırmacılar gelecekte daha şeffaf malzemeler ve daha sessiz tahrik sistemleri kullanarak Phantom Twist'in görünürlüğünüdaha da azaltmayı hedefliyor.
Tükettiğinden çok elektrik üreten elektrikli otomobil
