CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeBir yudum kafein aldığınızda vücudunuzda
🇹🇷 Türkiye

Bir yudum kafein aldığınızda vücudunuzda neler olur? İşte saat saat etkileri...

Hürriyet·🕐 6 sa önce·👁 0 görüntülenme
Bir yudum kafein aldığınızda vücudunuzda neler olur? İşte saat saat etkileri...
Birçoğu için güne başlamanın anahtarı kafein takviyesidir. Kafein, vücudumuzda biyolojik bir değişime yol açıyor. Peki ama nasıl? Diyetetik profesörü Thomas Sanders, sabah içilen çay ya da kahvenin, dudaklarımızdan geçtiği andan itibaren vücudumuzu nasıl etkilemeye başladığını anlattı.

Güncelleme Tarihi: Mart 21, 2026 13:15Sabahları yataktan kalkmak için kafein takviyesine ihtiyaç duyanlar için kahve makinesine veya çaydanlığa uzanmak artık bir içgüdü. Sonrasında neler olacağı, ne kadar tükettiğinize ve nasıl bir bünyeye sahip olduğunuza bağlı olarak değişecektir. Bu nedenle, bu haberdeki zamanlamaları kesin bir takvimden ziyade bir rehber olarak okumanızı tavsiye ediyoruz.Genel bir kural olarak, sağlıklı yetişkinlerde kafeinin vücuttaki ortalama yarı ömrü yaklaşık 5 ila 6 saattir. Prof. Sanders, "Vurgulanması gereken önemli nokta, kahveye verilen bireysel tepkilerde oldukça fazla varyasyon olduğudur; bunun bir kısmı genetik olabilir ve kahveyi parçalama şeklimizde cinsiyet farklılıkları da bulunabilir" dedi.Hayatta kahvenin o ilk yudumları kadar keyif veren çok az şey vardır ve sizi saniyeler içinde daha uyanık hissettirir. Ancak, ruh halinizdeki o ani değişim, biyolojik bir değişimden ziyade bir plasebo etkisi olabilir; özellikle de her sabah kafein tüketme alışkanlığınız varsa.Prof. Sanders, "Kafeinin etkilerini hissetmek için kan dolaşımına emilmesini beklemeniz gerekir. Bu aşamada hissettiğiniz şey muhtemelen sadece psikolojik bir etkidir.İşte işler burada ilginçleşiyor: Kafeinin kana karışması yaklaşık 20 dakika sürer, dolayısıyla olumlu etkileri ancak o zaman hissetmeye başlamalısınız” bilgisini verdi.Prof. Sanders’a göre deneyimlediğiniz ilk şey kalp atış hızındaki artı olacak. Eğer düşük uyarılma durumundaysanız, size hafif bir canlılık verir; bu yüzden birçok insan sabahları kahvesine güvenir. Aritmi gibi kalp rahatsızlığı olan kişilere sabahları sert bir içecekten kaçınmalarının önerilmesinin nedeni de budur. Adrenalin salgılanması Bu 20 dakika içinde zihinsel performansınız zaten iyileşmiştir; kendinizi daha uyanık, zinde ve görevlerle başa çıkabilir hissedeceksiniz. Kahvenin kan dolaşımına akışı adrenalin salgılanmasına neden olarak ‘savaş ya da kaç’ modumuzu aktive eder. Bu aslında görüşümüzü de keskinleştirebilir.Prof. Sanders, konsantrasyon seviyelerinizin buradan itibaren kademeli olarak artmaya devam ettiğini ve yaklaşık bir saatte zirveye ulaştığını söylüyor. Bu tamamen tükettiğiniz kafein miktarına ve metabolizmanıza bağlıdır.Kafein bir diüretiktir (idrar söktürücü), bu nedenle sabah kahvenizden yaklaşık yarım saat sonra idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Bu, içtikten sadece beş dakika sonra bile gerçekleşebilir.Ancak bir araştırma, küçük bir fincan kahvenin dehidrasyonla (susuz kalma) bir bağlantısı olmadığını buldu; yani ölçülü miktarda kahve tüketenlerin ekstra suyla durumu telafi etmesine gerek yok.Tercihiniz kahveyse, karnınızda gurultular hissedeceğiniz an bu andır. Kahvedeki bileşikler bağırsakları uyararak atıkların normalden daha hızlı dışarı itilmesini sağlar. Prof. Sanders, tüketimden 60-90 dakika sonra bağırsaklarınızda bir ‘kramp’ hissedebileceğinizi ve bunun tuvaleti tekrar ziyaret etme zamanının geldiğini gösterdiğini söylüyor.Bu durum kafeinsiz kahvede de olur; karın gurultusuna neden olan şey kafeinin kendisinden ziyade kahvenin içindeki bir maddedir. Ancak bunun olumsuz bir sonuç olduğunu düşünmeyin. Prof. Sanders, "Kahve içmek kolorektal kanser riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir ve bir görüşe göre bunun nedeni bağırsak hareketliliği üzerindeki etkisidir," dedi. Kahvenin Tip 2 diyabet riskini azalttığı da gösterilmiştir. Bir Harvard araştırması, dört yıllık bir süre zarfında kahve alımını artıran kişilerin, artırmayanlara göre bu hastalığa yakalanma riskinin %11 daha düşük olduğunu ortaya koydu.Tıp dünyasında kahvenin mide asitlerimizi ne ölçüde tahriş edebileceği konusunda bir tartışma var. Prof. Sanders, "Bazı insanlar için sade kahve mide asidi salgısını artırabilir; ancak her zaman değil. Kanıtlar belirsiz olsa da bazıları asidik bir mideniz varsa sade kahveden kaçınmanızı söylüyor” ifadelerine yer verdi.Prof. Sanders, "İlk fincan kahvenizi sabah 8'de içtiyseniz, vücudunuz üzerindeki etkisinin saat 11'e kadar tamamen geçmesi muhtemeldir; bu etkileri sürdürmek için düzenli olarak kahve tüketmeniz gerekir” dedi.Kafein çöküşünün belirtileri arasında baş ağrısı, aşırı yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik yer alır.Bu saate sonun başlangıcı denebilir. Çünkü kafein vücudunuzdan atılmış olsa da aklınızda hâlâ çokça yer ediyor.Prof. Sanders, "Bir şeyi bir süre tükettiğinizde, beyninizdeki reseptörler buna uyum sağlar. Kahveyi sistemden çıkardıktan sonra bu reseptörlerin normale dönmesi biraz zaman alır; çünkü beyninizde sizi uyandıracak yeni bir doz alma beklentisi vardır” dedi. Bu beklenti, birçoğumuzun öğleden sonra bir fincan daha kahveye uzanmasına neden olarak öğleden sonraya kadar süren kısır bir döngüyü başlatır. Kafein içeriği nedeniyle, uzmanlar arasında kahveyi günün ilerleyen saatlerinde tüketmenin uykuyu bölebileceği konusunda geniş bir fikir birliği var. Journal of Clinical Sleep Medicine'de yayımlanan bir araştırma, yatmadan altı saat önce tüketilen kafeinin, katılımcılar etkilerini artık hissetmeseler bile uykuyu etkilediğini buldu.Elbette, kötü bir gece uykusu tek bir anlama gelir: Sabah sert bir kahve. Ve böylece o uykulu gözlerle geçen döngü devam eder.

Kaynak: HürriyetOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler