Güncelleme Tarihi: Eylül 21, 2026 06:30
Sosyal medya ve arkadaşlık uygulamaları üzerinden başlayan ilişkiler, dolandırıcıların da yeni yöntemlerini beraberinde getiriyor. Sahte kimliklerle kurulan iletişim, kısa sürede yoğunlaştırılan duygusal bağlar, yatırım vaatleri ve acil para talepleri romantik dolandırıcılık vakalarında öne çıkan yöntemler arasında yer alıyor. Suç Bilimcisi Avukat Dr. Ceren Küpeli, romantik dolandırıcılıkta kullanılan yöntemlerin giderek daha planlı hale geldiğine dikkat çekerek, “Artık basit bir kandırma yönteminden bahsetmiyoruz. Evlerini satanlar olduğu gibi, evini arabasını sattıktan sonra en son cep telefonunu dahi satarak karşı tarafa para gönderen mağdurlar var” dedi. Küpeli, mağdurların nasıl seçildiğini, dolandırıcıların güveni nasıl kazandığını ve hangi davranışların kırmızı bayrak olarak görülmesi gerektiğini anlattı. BU DOLANDIRICILIKTA YÖNTEMLER DEĞİŞTİPandemi döneminde insanların sosyal hayatlarının büyük ölçüde dijital ortama taşınması, çevrimiçi tanışma ve flörtü yaygınlaştırdı. Bu süreçte romantik dolandırıcılık vakaları da daha fazla gündeme geldi. Ancak Ceren Küpeli’ye göre bugün asıl dikkat edilmesi gereken nokta yalnızca vaka sayısındaki değişim değil, dolandırıcılık yöntemlerinin giderek daha profesyonel hale gelmesi. Küpeli, sahadaki gözlemlerini şöyle anlattı:“Pandemi, romantik dolandırıcılık açısından bir sapma değil, bir eşik oldu. İzolasyon, belirsizlik ve ekran bağımlılığının bir arada olduğu o dönem, sosyal ilişkilerin önemli ölçüde dijitalleşmesine neden oldu. Failler de bu zemini kullanmaya devam etti. Bugün romantik dolandırıcılıkta gördüğümüz en önemli değişim, vakaların yalnızca artması değil, karakter değiştirmesi.”Küpeli’ye göre dolandırıcılar artık karşılarındaki kişiye rastgele mesaj göndermek yerine, hedeflerini tanımaya ve onların ilgilerini, ihtiyaçlarını ve hassasiyetlerini analiz etmeye çalışıyor: “Bugünün dolandırıcısındaki asıl fark, güveni ‘tesadüfen’ değil, planlı bir biçimde kazanması. Dolandırıcıların, insanları nasıl ve hangi yöntemlerle kandırabilecekleri üzerine çalıştıklarını bilmemiz lazım. Dolayısıyla basit bir plandan bahsetmiyoruz.”
‘TESADÜFEN’ KARŞINIZA ÇIKIYORDolandırıcıların mağdurun sosyal medya izlerinden yararlanarak iletişim için uygun bir zemin hazırlayabildiğini belirten Ceren Küpeli, bu aşamada kişinin ilgi alanlarına göre sahte bir profil oluşturulabildiğini söyledi. Küpeli, bu yöntemi “ortak zevk illüzyonu” olarak tanımladı:“Dolandırıcı size yaklaşmadan önce sizi inceliyor. Tuttuğunuz takımı, beğendiğiniz sayfaları, takip ettiğiniz kişileri, paylaştığınız şarkıları, gittiğiniz mekânları tarıyor. Sonra karşınıza tam da ‘sizin gibi’ biri çıkıyor; aynı takımı tutan, aynı müziği dinleyen, aynı şeylerden hoşlanan ve sizi de tesadüfen bulan biri gibi davranıyor.”Bu şekilde başlayan iletişimin kısa süreli olmayabildiğini belirten Küpeli, bazı vakalarda sahte ilişkinin uzun süre devam ettiğini söyledi: “Kişi karşısındaki insanın kendisine benzediğini gördüğünde doğal olarak bir aşinalık hissedebiliyor. Dolandırıcı da tam olarak bu güven duygusunu kullanıyor. İlk aşamada para istemiyor, herhangi bir talepte bulunmuyor. Önce hayatınızda bir yer edinmeye çalışıyor. Sonrasında haftalara, aylara hatta bazı dosyalarda yıllara yayılan bir bağ kurma süreciyle karşılaşabiliyoruz.”
EVLİ VE DÜZENLİ YAŞAMI OLANLAR DA HEDEFTE! ŞANTAJ YAPIYORLARRomantik dolandırıcılık denildiğinde yalnız veya yaşlı kişilerin hedeflendiği yönündeki algının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirten Ceren Küpeli, evli ve düzenli bir yaşamı olan kişilerin de mağdur olabildiğini söyledi. Bu vakalarda ise romantik dolandırıcılığa zaman zaman şantajın da eşlik edebildiğine dikkat çekti:“Evli ve düzenli bir yaşamı olan kişilerin mağdur olduğu romantik dolandırıcılık suçlarına ise, genellikle şantaj suçunun da eşlik ettiğini görüyoruz. Bu kişilere yönelik iletişim çoğu zaman romantik bir yaklaşımla dahi başlamıyor, masum görünen bir bahaneyle; yanlışlıkla iletildiği izlenimi verilen bir mesaj, bir iş bağlantısı ya da sıradan bir tanışma vesilesiyle kuruluyor ve kademeli olarak iletişim derinleştiriliyor. Akabinde bu iletişimin eşe bildirilmesi yönüyle ya şantaj gerçekleştiriliyor ya da kişiler dolandırıcılığa çekiliyor.”
PARA İSTEMEK HER ZAMAN ‘BANA PARA GÖNDER’ DEMEK DEĞİLRomantik dolandırıcılığın en kritik aşamasında ise duygusal bağ maddi talebe dönüşüyor. Ancak Ceren Küpeli, bu talebin çoğu zaman doğrudan para istemek şeklinde ortaya çıkmadığını belirtti ve şu bilgilerin altını çizdi:“Para talebi her zaman doğrudan ‘bana para gönder’ şeklinde gerçekleşmiyor. Bazen acil bir sağlık problemi, gümrükte bekleyen bir gönderi, geçici bir nakit sıkıntısı veya kişinin mağdurun yanına gelebilmesi için gerekli olduğu söylenen bir masraf üzerinden para isteniyor. Dosyalarda bunu sıklıkla görüyoruz.”
UTANÇ VEYA ÖFKEYLE YAZIŞMALARIN SİLİNMESİ BÜYÜK HATARomantik dolandırıcılığın fark edilmesinden sonra atılan ilk adımların da büyük önem taşıdığını söyleyen Ceren Küpeli, özellikle yaşanan utanç veya öfkeyle yazışmaların silinmemesi gerektiğini vurguladı: “‘Keşke yapmasaydı’ dediğim en kritik hata delilleri silmek oluyor. Utanç, öfke ya da bir an önce unutmak isteğiyle yazışmaların, profilin ve ödeme kayıtlarının silindiğini görüyoruz. Oysa bu kayıtlar, yaşanan olayın ortaya konulabilmesi açısından çok önemli.”
Ancak mağdurun bazı durumlarda farkında olmadan suç zincirinin bir parçası hâline gelebileceğine dikkat çeken Küpeli, özellikle banka hesabının “aracı hesap” olarak kullandırılmasının ciddi hukuki risk taşıdığını ifade etti. Dolandırıcıların, romantik ilişki kurdukları kişiyi çeşitli bahanelerle başkalarından gelen paraları farklı hesaplara aktarmaya yönlendirebildiğini belirten uzman isim, bu durumda mağdurun suç gelirlerinin aktarımında araç hâline getirilebileceğini söyledi.
