(ANKARA) - CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, gece yarısı gelen zamla birlikte motorinin litre fiyatının 100 lira sınırına dayanmasına dair, "100 liralık banknot tedavüle çıktığında yaklaşık 41 litre mazot alıyordu. Bugün aynı banknotla 1 litre mazot ancak alınabiliyor. Banknot aynı, üzerindeki rakam aynı ama satın aldığı mazot 41 litreden 1 litreye düştü. Türkiye'de paranın ve alım gücünün 17 yılda nasıl eritildiğinin bundan daha açık bir fotoğrafı olamaz" açıklamasını yaptı.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yaptığı yazılı açıklamada motorindeki fiyat artışını ve bunun vatandaşa etkisini değerlendirdi. Motorinin litre fiyatının bir ay önce 79,69 lirayken yüzde 19,9 artarak 95,59 liraya yükseldiğine işaret eden Kış, "Bir yıl önce 54,36 lira olan motorin yüzde 75,8 artışla 95,59 liraya çıktı. 5 yıl önce 7,28 lira olan motorindeki artış yüzde bin 213'ü buldu. Bir ayda yüzde 19,9, bir yılda yüzde 75,8, 5 yılda yüzde bin 213 artış. Hangi çiftçinin geliri beş yılda yüzde bin 213 arttı? Hangi nakliyecinin kazancı bir yılda yüzde 75,8 yükseldi? Hangi işçinin, hangi emeklinin geliri bu artışlara yetişebildi? Mazotun hızı geliri ezip geçti" dedi.
Akaryakıttaki artışı 100 liralık banknot üzerinden eleştiren Kış, 100 liralık banknotun 1 Ocak 2009'da tedavüle çıktığını, o tarihte motorinin litresinin 2 lira 46 kuruş olduğunu belirterek, 17 yılda yaşanan değişime ilişkin, "100 liralık banknot tedavüle çıktığında yaklaşık 41 litre mazot alıyordu. Bugün aynı banknotla 1 litre mazot ancak alınabiliyor. Banknot aynı, üzerindeki rakam aynı ama satın aldığı mazot 41 litreden 1 litreye düştü. Türkiye'de paranın ve alım gücünün 17 yılda nasıl eritildiğinin bundan daha açık bir fotoğrafı olamaz" ifadelerini kullandı.
"FİYATLAR GÜNCELLENİYOR, VATANDAŞIN GELİRİ GÜNCELLENMİYOR"
Motorindeki artışın yüksek enflasyon nedeniyle gelirlerin zaten eridiği bir dönemde geldiğini kaydeden Kış, şu değerlendirmede bulundu:
"Yılın başında yüzde 16 enflasyon hesabı yaptılar; 8 ay dolmadan bu hedef aşıldı. Sonra kendi enflasyon tahminlerini yüzde 28,5'e çıkardılar ama asgari ücreti 28 bin 75 lirada bıraktılar. Akaryakıt güncelleniyor, vergiler güncelleniyor, fiyatlar güncelleniyor; vatandaşın geliri güncellenmiyor. Maaş yetmeyince kredi kartı devreye giriyor. İnsanlar artık refahını artırmak için değil, mevcut hayatını sürdürebilmek için borçlanıyor. Böyle bir tabloda akaryakıta yapılan her zam, zaten borçla ayakta kalmaya çalışan milyonların sırtına yeni bir yük bindiriyor. Bu zam, önümüzdeki günlerde soframızdaki her şeyi daha pahalı yiyeceğimizin habercisidir.
Çiftçi tarlasını mazotla sürüyor, ürün tarladan hale mazotla geliyor, kamyon fabrikadaki malı mazotla markete taşıyor. Mazota gelen zam üretimin, nakliyenin ve dağıtımın her aşamasına maliyet olarak yazılıyor. Sonunda o fatura pazardaki etikete, market rafına ve vatandaşın sofrasına geliyor. Nakliyeci bu maliyeti karşılayamaz ve kamyoncu kontak kapatacak noktaya gelirse yalnızca kamyonlar durmaz. Tarladaki ürün pazara, fabrikadaki mal rafa ulaşamaz. Üretim ve tedarik zincirinde yaşanacak bir kırılmanın bedelini bütün Türkiye öder. Mazot artık sadece bir akaryakıt fiyatı meselesi değil; üretimin, gıda güvenliğinin ve hayat pahalılığının meselesidir. Çiftçinin, nakliyecinin, esnafın bu maliyetleri daha ne kadar taşımasını bekliyorsunuz? Mazota yapılan her zam dönüp dolaşıp 86 milyonun cebine ve sofrasına geliyor. İktidar pompadaki rakamı seyretmeyi bırakmalı; üretimin ve taşımacılığın üzerindeki akaryakıt yükünü hafifletecek adımları derhal atmalıdır. Çünkü mesele bir depo mazot değil; Türkiye'nin üretimi, taşımacılığı ve vatandaşın sofrasıdır."
