CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeÇocuklarda dijital tehlike... Like ve ta
🇹🇷 Türkiye

Çocuklarda dijital tehlike... Like ve takipçi bağımlılığı

Hürriyet·🕐 6 sa önce·👁 0 görüntülenme
Çocuklarda dijital tehlike... Like ve takipçi bağımlılığı
Sosyal medyaya yaş sınırlaması tartışılırken Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil’den önemli bir uyarı geldi: “Çocuk için sosyal medya bir ayna gibidir. Kendisini görmediği ancak nasıl görünmesi gerektiğini söyleyen bir ayna. Böylece like sayısı, takipçi sayısı, görünürlük ve onay çocuğun özdeğerinin yerini almaya başlar...”

Son yıllarda çocuk ve ergenlerin sosyal medya kullanımı üzerine yürütülen tartışmalar artık denetim, kontrol ve kısıtlama konusunda bir uzlaşmaya doğru ilerlerken birçok ülkede yaş sınırı uygulamaları hayata geçirildi bile...Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil, “Sorun çocukların sosyal medyaya erişmesi mi, yoksa sosyal medyanın çocukların gelişimsel gerçekliği dikkate alınmadan tasarlanmış olması mı?” sorusunun yanıtını araştırdı: “Avrupa Komisyonu’nun 2025 yılında yayımladığı rehber, bu soruya radikal ama aynı zamanda olgun bir yanıt veriyor. Rehber, çocukların dijital dünyadan tamamen uzaklaştırılmasını değil, dijital dünyanın çocukların gelişimine uygun hale getirilmesini öneriyor. Bu yaklaşım böylece sorumluluğu çocuğun iradesinden alıp, sistemin tasarımına yerleştiriyor. Bir çocuk, dijital dünyaya hem bilişsel hem de duygusal ve nörobiyolojik olarak henüz olgunlaşmamış bir yapıyla girer. Çocuğun sinir sistemi, dürtü kontrolü henüz tam gelişmemiştir, dış onaya yetişkinlerden daha duyarlıdır, sosyal reddedilmeyi daha yoğun yaşar ve benlik duygusu henüz oluşum halindedir.İLETİŞİM ARACI OLMAMALIBu nedenle çocuk için sosyal medyayı yalnızca bir iletişim aracı olarak göremeyiz. Bir metafor kullanacak olursak, bunu bir ayna gibi görebiliriz. Çocuğun kendisini görmediği ancak kendisine nasıl görünmesi gerektiğini söyleyen bir ayna. Böylece like sayısı, takipçi sayısı, görünürlük ve onay çocuğun özdeğerinin yerini almaya başlar. Bu noktada mesele artık teknoloji değil, bağlanmadır. Çocuk, özdeğerini artık bağlandığı yetişkinin gözlerinde değil, bağlandığı algoritmanın tepkilerinde aramaya başlar.YAŞI SORGULANMALISosyal medya yasakları tartışmasının merkezinde yer alan en büyük endişelerden biri, yaş doğrulamanın çocukların kimliklerinin platformlarla paylaşılmasını gerektirip gerektirmediği. Avrupa Komisyonu’nun önerdiği sistem, bu endişeden hareketle, kimlik paylaşımına değil, kimlikten bağımsız yaş doğrulamaya dayanıyor. Bu sistemde platform çocuğun kim olduğunu değil kaç yaşında olduğunu sorguluyor. Bu doğrulama, örneğin bağımsız bir sistem tarafından yapılabilir. Böylece platform kullanıcının belirlenen yaşın üzerinde ya da altında olduğunu anlayabilir. Platform, kullanıcının kimliğine, adına veya diğer kişisel bilgilerine erişmez. Bu yaklaşım, koruma ile özgürlük arasında daha dengeli bir alanı amaçlar.SORUN KORUMA BİÇİMİNDEBu tartışma, aslında teknolojiden ziyade çocuklara çocukluklarını geri verme tartışması. Ve soru; ‘Çocuğun özdeğerinin nerede oluşacağı ve kendisini nerede göreceği.’ Bir çocuk kendisini bir ekranın yansımasında mı, yoksa bir insanın gözlerinde mi bulmalı? Yasaklar kısa vadeli çözümler sunabilir. Ancak uzun vadeli çözüm çocukların gelişimsel gerçekliğini anlayan bir dijital dünya inşa ediyor. Platformlar çocukları hedef almayan, koruyan bir tasarımla yeniden yapılandırılmalı. Ebeveynlerin yalnızca sınır koyan değil aynı zamanda düzenleyen ve eşlik eden figürler olması gerekiyor.”DİJİTAL DETOKS YANLIŞ ANLAŞILIYORDijital detoks kavramı, çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Bu kavram teknolojinin düşmanlaştırılması demek değildir. Sanılanın aksine sinir sisteminin yeniden kendi ritmini bulmasına izin verilmesidir. Çocuk sürekli olarak dış uyaranlara maruz kaldığında içsel sessizlikle temas etme kapasitesini kaybedebilir. Boşlukla temas edemeyen bir çocuk, kendisiyle temas edemez. Dijital detoks, çocuğun tekrar şunları deneyimleyebilmesini sağlar: 'Sıkılabilme, bekleyebilme, kendi içsel dünyasına dönebilme, dış onay olmadan var olabilme.' Bu deneyimler, özdeğer gelişiminin temelini oluşturur. Dijital detoks bu nedenle bir kısıtlama değil, bir restorasyondur.

Kaynak: HürriyetOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler