Denizin 113 metre altını oyup tünel kazıyorlar
Çin, ülkenin sanayi ve nüfus yükünü taşıyan kurak kuzey bölgelerindeki kronik su kıtlığını gidermek amacıyla dünyanın en büyük altyapı girişimlerinden biri olan "Güney-Kuzey Su Transfer Projesi"ni (SNWTP) yürütüyor. Yaklaşık 70 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilen proje, 3.000 kilometreyi aşan bir hat üzerinden güneydeki nehir sularını Pekin ve Tianjin gibi metropollere ulaştırıyor.
1952 yılında öngörülen ve 2003 yılında inşaatına başlanan proje, Çin’in coğrafi su dengesizliğini gidermeyi hedefliyor. Bol yağış alan güney bölgelerine karşın; kuzeydeki sanayi merkezleri ve tarım alanları, yeraltı su rezervlerini doğal yenilenme hızının çok üzerinde tüketiyor. Verilere göre, Pekin yakınlarındaki bazı bölgelerde yeraltı su seviyeleri yılda birkaç metre düşüş göstererek su kuyularının derinliğini bir kilometrenin üzerine çıkardı.
Proje, suyun akışını yeniden yönlendirmek amacıyla üç ana güzergah üzerine inşa edildi:
Antik kanallar ve modern pompalama istasyonlarını kullanarak suyu Sarı Nehir’in altındaki tünellerden geçiriyor. Bu hatta su kalitesini korumak için geniş kapsamlı arıtma tesisleri faaliyet gösteriyor.
Projenin ana omurgası kabul edilen bu hat, Danjiangkou Rezervuarı'ndan alınan suyu 1.200 kilometre boyunca büyük oranda yerçekimi yardımıyla Pekin’e taşıyor. Bu hattın inşası için baraj seviyesi yükseltilirken, yaklaşık 330.000 kişi bölgeden tahliye edildi.
Henüz hayata geçmeyen bu aşama, Tibet Platosu’ndaki nehir sularını Sarı Nehir’e aktarmayı planlıyor. Ancak bölgenin sismik riskleri ve sınır aşan nehirler üzerindeki olası etkileri nedeniyle bu hat üzerindeki çalışmalar askıda bekliyor.
Güncel veriler, Pekin’in tükettiği suyun yaklaşık üçte birinin artık merkezi hat üzerinden sağlandığını gösteriyor. Proje sayesinde kuzeydeki göllerin su seviyelerinde artış ve yeraltı su havzalarındaki baskıda azalma gözlemleniyor. Buna karşın, hattın geçtiği ancak doğrudan faydalanamayan bazı yerel topluluklar ile suyun maliyeti konusundaki tartışmalar devam ediyor.
70 milyar doları aşan maliyet, bazı uzmanlar tarafından su geri dönüşümü ve tuzsuzlaştırma gibi alternatif yöntemlerin verimliliği açısından sorgulanıyor. Projenin uzun vadeli başarısını tehdit eden en büyük faktör ise iklim değişikliği olarak öne çıkıyor. Güneydeki nehir debilerinin azalması veya buzulların erime hızındaki değişimlerin, sistemin besleme kapasitesini doğrudan etkileyebileceği belirtildi. Ayrıca, Batı hattının Mekong ve Brahmaputra gibi uluslararası nehirleri etkileme potansiyeli, konuyu Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle jeopolitik bir boyuta taşıyor.
