Destination İzmir Başkanı Bülent Tercan: İzmir, savaş sürecinde ‘inanç turizmi’ni iyi kullanmalı
Orta Doğudaki savaşın Türkiye turizmini olumsuz etkilediğini kaydeden Destination İzmir Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Tercan, İzmir ve Türkiye’nin en önemli turizm noktalarından Çeşme’nin savaştan yara alacağını söyledi. Tercan, inanç için yapılan turizmde savaş da olsa, COVID gibi felaketler de yaşansa İnanç turizminin devam ettiğini belirterek, “İzmir bu zor süreçte termal ve inanç turizmi imkanlarını iyi kullanmalı” dedi.Orta Doğu ülkelerinden ve Körfez ülkelerinden yılda yaklaşık 14 milyon turistin Türkiye’ye geldiğini söyleyen Tercan, “Bu rakam Ortadoğu, körfez ülkeleri ile İsrail ve Amerika’dan gelen turistlerden oluşuyor. Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var. Turizm savaşı hiç sevmez, savaşın olduğu yere, bölgeye insanlar tatil yapmaya gelmezler. Akdeniz bölgesinde pek çok turizm merkezinde yer alan otellerin rezervasyon iptallerini duyuyoruz. İzmir savaş bölgesine çok uzan ancak ister istemez kentimiz de, özellikle Çeşme bu savaşın gölgesinden yara alacak gibi gözüküyor. Biz turizmciler olarak savaşın bir an önce bitmesini canı gönülden temenni ediyoruz” dedi. İzmir ve Ege Bölgesi’nin avantajlarına dikkat çeken Tercan, “Savaşlara dayanıklı turizm çeşitlerine sahibiz. Yani inanç turizmi ve termal turizmi bir ölçüde İzmir’in avantajını oluşturuyor. İnanç Turizmi, İzmir’i her zaman ayakta tutar. İncil’de anlatılan 7 kilise İzmir’de. Meryem Ana ve UNESCO Dünya Mirası Efes, Bergama burada. UNECSO adayı Kemeraltı İzmir’in merkezinde. Şirin Birgi ilçemize sahibiz. Bu noktada turizmciler ve kent yöneticilerine düşen, İnanç turizmi, Tarih turizmi, Kültür turizmini doğru değerlendirmek, bu değerlerimizi dünyaya çok iyi anlatıp, pazarlama stratejimizi bunlar üzerine kurmak olacaktır” diye konuştu.Savaş ve çatışmaların, yakın bölgelerdeki deniz, kum, güneş turizmini hemen etkilediğini ifade eden Tercan, “İnanç için yapılan turizmde savaş da olsa, COVID gibi felaketler de yaşansa İnanç turizmi devam eder. Azalabilir ama bitmez. İzmir sahip olduğu İnanç turizmi, Tarih turizmi, Kültür turizmi değerlerini çok iyi koruyup, dünyaya çok iyi tanıtıp bu yönde bir yol yürümeli diye düşünüyorum. Çünkü inanç turizminin ve tarih turizminin kırılgan bir yapısı yoktur. Bunun yanı sıra İzmir sahip olduğu termal sular üzerine Termal kür merkezleri yapmalı. İzmir, turizm omurgasını daha az kırılgan olan inanç turizmi ve termal turizm üzerine kurgulamalı. Tabii bunları yaparken doğal güzelliklerimizi de ihmal etmemeliyiz. Deniz, kum, güneş turizmini de savaşta ve barışta uluslararası arenada sürekli tanıtılmaya devam edilmeli” ifadelerini kullandı.
