Bunu da hafife alıyor değiliz. Burada ortaya konan sözler, tavırlar, yakından takip ettiğimiz hususlar, bölge ülkeleriyle olan özellikle askeri işbirliklerini yakından takip ediyoruz. Burada umulur ki, İsrail hem kendisinin hem bölgenin çıkarına olacak barışa dayalı, saygıya dayalı, işbirliğine dayalı bir dış politikayı benimser. Aksi takdirde, gerçekten sadece giderek yalnızlaşmakla kalmayacak, bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Biz bunu çok net görüyoruz, bütün detayların farkındayız. Suriye'yi Lübnan ve Filistin'den sonra kendisine bir vazgeçilmezlik alanı yapmak için gayret etmesini de görüyoruz. Orada bir sorun çıkartıp o sorunu da akut ve kalıcı hale çevirip kendi toplumuna 'işte burada ağır bir sorun var, ben olmazsam bu sorun çözülemez' gibi bir mesajı verme niyetinde olduğunu da açıktan görüyoruz.
Amerika-İran görüşmelerinde, son birkaç aydır bir tıkanma var. Bu tıkanmanın tezahürü olarak sadece birbirlerine saldırıyı değil, Babulmendeb Boğazı ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Suudi Arabistan'a doğru giderek bir yaygınlaştırma ameliyası içerisinde olduğunu görüyoruz tarafların. Şimdi giderek daha karmaşık bir hale geliyor. Bütün ağırlığımızı aslında Amerika-İran arasındaki yürüyen müzakerelerin bir sonuca varmasına veriyoruz ama taraflar arasında büyük bir güvensizlik var. Pakistan'da bir anlayış birliğine varmışlardı fakat daha sonraki uygulamada ortaya aksaklıklar çıktı. Şimdi her iki tarafta işleyen süreci kendi lehine farklı bir şekilde yorumlamaya başladı.
Böyle bir prensip kararımız var çünkü Cumhurbaşkanımız da baştan itibaren söyledi. Burası büyümeyecekse zaten bir ittifak alanı olmaz. Biz bir kamplaşma yapmış oluruz. Bizim bölgesel vizyonumuz bölge ülkelerinin mümkün olan çok sayıda ülkenin bir araya gelip, bir ortak savunma alanı kurması bu savunma alanı aslında dışarıya karşı değil, kendi içerisindeki sorun alanlarını bölgesel sahiplenme anlayışıyla daha iyi çözüm. Şu ana kadar ortaya koymadıkları güven ortamını ortaya koyarak yeni krizlerin doğmasını engellemek. Bütün bunların çıkış noktası esas itibariyle bölgesel sorunlara bölgesel çözüm getirme arayışı.
Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller. Geldiğimiz noktada Mekke İttifakı üyeleri olarak biz durumu yakından takip ediyoruz. Birtakım görüşmelerimiz var kamuoyuna yansımayan. Bu noktada askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz.
Söylediğiniz ülkelere baktığımız zaman İsrail, Hindistan, Yunanistan aslında Mekke İttifakı'nın ne kadar fazla ses getirici, önemli bir hamle olduğunu da anlamış oluyoruz. Bu türden itibarsızlaştırma operasyonları, basın eliyle, dezenformasyon yöntemleriyle aslında bunun bir yansıması. Buna biz gülüp geçiyoruz, bu aslı astarı olmayan bir şey. Biz 1952'den beri NATO'nun üyesiyiz. NATO daha önce de ifade ettim, belki tarihinde iki defa beşinci maddeyi işletti. Bunun dışında da bir görev alanı olmadı. Hiç kimse NATO'ya da kağıttan kaplan, kağıttan bir şey demedi. Daha 3 ay önce imzalanan bir anlaşmanın bu kadar hızlı adım atıyor olmasına rağmen bu şekilde nitelendirilmesi, bir şeyi başlamadan bitirmeye yönelik. Aslında burada gördüğü tehdit algısını dolaylı olarak yansıtan bir yaklaşım bu söylediğiniz şeyler. Bunları görüyoruz, bakıyoruz, gerçekten ama ciddiye alınacak şeyler değil. Göreceksiniz, Mekke İttifakı, çok oyun değiştirici bir platform olacak.
