Dışişleri Bakanı Fidan, üç günlük Körfez turunda hangi mesajları verdi?
Kaynak, AFP via Getty ImagesDışişleri Bakanı Fidan, 3 günlük Körfez turu kapsamında 18 Mart'ta Riyad'ı, 19 Mart'ta Doha'yı ve 20 Mart'ta Abu Dabi'yi ziyaret etti.Fidan'ın savaşın ardından gerçekleştirdiği ilk üst düzey diplomatik tur, hem savaşın geleceğine ilişkin değerlendirmelerin yapılması hem de Türkiye'nin Körfez bölgesiyle son dönemde giderek geliştirdiği ilişkilerin savaştan nasıl etkileneceğinin görülmesi açısından önemli oldu.Türk Dışişleri Bakanı'nın ilk adresi Riyad oldu.Bakan Fidan, Suudi Arabistan liderliğinde Türkiye, Katar, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanlarını bir araya getiren toplantıya katıldı.S. Arabistan tarafından organize edilen toplantının amacı, İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Azerbaycan, Ürdün ve Türkiye'yi de hedef alan saldırılarının kınanması ve durdurulmaması durumunda alınacak önlemlerin konuşulması olduğu sonradan yayımlanan ortak bildiride ortaya çıktı.İran'ı kınayan ortak bildiri, BM Şartı'nın 51. Maddesinde yer alan kendini savunma hakkına da atıfta bulunarak, Tahran'ın misillemelerinin devam etmesi durumunda askeri yanıt verileceğini de kayda geçirdi.Fidan'ın ise ortak bildiriye bir madde ekleterek Ortadoğu'da yaşanan krizin asıl sorumlusunun İsrail olduğunun vurgulanmasını sağladığı Türk basınında çıkan haberlerde yer aldı. Aynı maddede yer alan İsrail yayılmacılığı vurgusunun da Türkiye'nin girişimleri sonucunda eklendiği kaydedildi.Dışişleri Bakanı Fidan, bu konudaki en net açıklamasını 19 Mart'ta Doha'da düzenlenen basın toplantısında yaptı.Haberin sonuFidan "Açıkça ifade etmek gerekir ki, bölgemizi eşi benzeri görünmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın birinci müsebbibi malumunuz İsrail'dir. Diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir evrede İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan ve hedefleri genişleyen bu saldırılar, sadece bölgemizi devasa bir savaş alanına çevirmekle kalmamış, aynı zamanda küresel istikrarı da sarsmıştır" ifadelerini kullandı. Fidan ayrıca böylece sadece İran'ın kınanması ve eleştirilmesinin doğru bir tutum olmadığını belirterek Türkiye'nin Körfez ülkelerinden ayrıştığını gösterdi.Kaynak, AFP via Getty Imagesİsrail konusunda ayrışmasına karşın Türkiye'nin İran'ın misilleme saldırılarına aynı sertlikte karşı çıktığını da kayda geçiren Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile 18 Mart günü yaptığı telefon konuşmasına atıfta bulundu.12 bakanının Riyad'da bulunduğu anlarda İran'ın saldırıda bulunduğunu anımsatan Fidan, Arakçi'ye "Yani sen şimdi bizi arıyorsun, yukarıdan da füzeler geliyor. Riyad'da az önce füzeler vuruldu. Yani bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad'a" dediğini aktardı.Türkiye, 4-9-13 Mart günlerinde İran'dan ateşlenen füzelerin NATO hava savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini açıklamış, saldırıların sürmesi durumunda karşılık verme hakkının kullanılabileceği uyarısında bulunmuştu. İran, Türkiye'ye bu saldırıların kendileri tarafından yapılmadığı açıklamasında bulunsa da bu Ankara'da ikna edici olarak değerlendirilmemişti.Fidan'ın Körfez turu boyunca verdiği önemli mesajlardan biri savaşın süresinin ABD'nin alacağı tutuma göre belirleneceği oldu. 28 Şubat'tan bu yana yapılan açıklamalara paralel olarak ABD'ye eleştiri getirmeme çizgisini sürdüren Türk Dışişleri Bakanı, şu değerlendirmeyi yaptı:"Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Tabii burada belirleyici olan ABD'nin tutumu olacak. İsrail, ABD üzerinde etkili olmaya çalışacak ve ateşkes veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail'in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı. Bu da savaşın daha uzaması sonucunu doğurabilir."Savaşın uzamasının hem bölgeye daha çok yayılabileceği hem de küresel ekonomi ve enerji güvenliği açısından yaratacağa olumsuz etkilere dikkat çeken Ankara, sürecin kontrolden çıkması durumunda çok daha kaotik bir ortama girilebileceği uyarısında bulunuyor.Dışişleri Bakanı'nın Körfez turunun en önemli göstergelerinden biri İran'ın saldırıları karşısında Türkiye'nin bölgeye verdiği destek oldu.Özellikle Katar ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ve bu ülkede konuşlu Türk askeri birliğini ziyaret ederek bu desteği somutlaştıran Fidan, İran'ın saldırılarının durması durumunda Körfez ülkelerinden yanıt gelebileceği uyarısında bulundu"Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı," ifadelerini kullanan Fidan, Tahran yönetiminin mevcut misilleme politikasından vazgeçmesinin savaşın bölgeye iyice yayılmadan engellenmesi açısından önemine dikkat çekti.Kaynak, Anadolu via Getty ImagesGerilimin Körfez ülkelerinin bundan sonraki politika ve stratejilerini temelden etkileyeceği öngörüsünde bulunan Dışişleri Bakanı, bu ülkelerin özellikle güvenlik ve savunma sanayi alanlarında yeni seçenekler üzerinde düşünebileceği mesajını verdi.Savunma sanayi alanında son yıllarda gerçekleştirdiği ilerlemelerle adından söz ettiren Türkiye, Körfez ülkeleriyle de bu başlıkta ciddi bir işbirliği içinde. İran'ın son saldırılarının ardından birçok ülkenin Körfez ülkelerine başta anti-drone sistemleri olmak üzere hava savunması teknolojisi konusunda ortaklık önerdiği biliniyor.Katar ile üst düzey askeri işbirliği içindeki Türkiye, Suudi Arabistan ile yerli olanaklarla geliştirilme sürecinde olan KAAN savaş uçağı konusunda ortaklık ilişkisi kurulabileceği mesajları veriyor.Fidan'ın verdiği önemli mesajlardan biri de Türkiye'nin bölgede güvenilir bir aktör olma konumunu sürdürdüğü, bu durumun 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından daha da arttığı yönünde.Fidah "Bu savaşın ardından Türkiye'ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görüyor. İran'a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz" değerlendirmesini yaptı. Fidan, savaşın diplomasi yoluyla sonlanması için girişimlerin devam edeceğini de kaydetti.Türkiye'nin yapıcı tekliflerde bulunmayı sürdüreceğini kaydeden Fidan, Körfez turunun ardından 22 Mart günü İranlı ve Amerikalı yetkililerle doğrudan temaslarına devam etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşen Fidan'ın Amerikalı yetkililerin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve AB dışişleri bakanlarıyla da telefon diplomasisi yürüttüğü açıklandı. Kaynak, Anadolu via Getty ImagesFidan da Katar'da yaptığı açıklamada, savaşın engellenemediğini ancak kötüleşmesinin önüne geçilebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı "Şimdi savaşın daha kötüye gitmesini nasıl engelleyebiliriz, nasıl durdurabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Biz hem Amerikalılarla hem İranlılarla konuşuyoruz. Yani bir defa nerede duruyorlar onu anlamaya çalışıyoruz. Mevcut şartlarda daha kötüye yayılmasını nasıl engelleyebiliriz, onun arayışı içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.Bakan Fidan'ın Riyad'daki görüşmeleri sırasında Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısırlı muhataplarıyla ayrı bir toplantıda buluşması bu ülkeler arasında son birkaç aydır gündemde olan "ittifak" tartışmalarını alevlendirmesi açısından etkili oldu.Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçen sene sonlarında geliştirilen askeri işbirliğine Türkiye'nin de katılabileceği uluslararası çevrelerde ele alınmış, Pakistan'dan bu yönde gelen onaylayıcı açıklamalarla daha somut hale gelmişti.Türk diplomatik kaynaklar, bu yönde bir ittifakın kurulmasının gündemde olmadığını ama Ankara'nın "bölgesel sahiplenme" ilkesi çerçevesinde bölgesel sorunların ele alınması için iyi bir mekanizma oluşturduğunu kaydediyorlar.
