CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeDiyarbakır Newroz’u: Güven yok, barış ta
🇹🇷 Türkiye

Diyarbakır Newroz’u: Güven yok, barış talebi baki

Evrensel·🕐 10 sa önce·👁 0 görüntülenme
Diyarbakır Newroz’u: Güven yok, barış talebi baki
Bayram trafiği, sağanak ve bitmek bilmeyen kontrol noktaları... Diyarbakır halkı tüm imkansızlıklara rağmen Newroz ateşinin etrafında buluşarak barış ve özgürlük talebinden vazgeçmediğini bir kez daha gösterdi.

Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel Elif Ekin Saltık [email protected] Diyarbakır — Bu kadim toprakların kalbi Diyarbakır bir Newroz’u daha geride bıraktı. Bu yıl Newroz, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününe denk gelen takvimiyle, gökyüzünün bir açıp bir kapandığı, yağmurun ara ara yüzünü gösterip kaçtığı değişken bir atmosferde karşılandı. Barış talebinin baki kaldığı ancak ekonomik darboğazın halkın nefesini kestiği, geçim derdinin her cümlenin başına yerleştiği bir dönemde; Kürt halkı için de Newroz bu yıl “ekmek ve özgürlük” odağında geçti dersek yanılmayız.Sabahın erken saatlerinden itibaren Newroz Parkı’na doğru akmaya başlayan kitleler, yine o tanıdık ama yorucu ritüeli yaşadı. Uzun yollar yüründü, “çamur dağları” aşıldı. Newroz alanı her şeye rağmen renkli öznelerini barındırsa da alana ulaşmak halk için adeta bir eziyet parkuruna dönüştü. Metrelerce süren yolun yorgunluğu, giriş kapılarındaki uzun bekleyişlerle katmerlendi. Bu mağduriyet yer yer alkış ve sloganlarla protesto edilse de halkın alana girme iradesi kırılmadı.Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/EvrenselAncak bu yılki tabloda eksik bir şeyler vardı. Geçmiş yılların o yüksek debili coşkusu yerini daha sönük, daha buruk bir havaya bırakmıştı. Bir buçuk yılı aşkın süredir devam eden “süreç” tartışmaları ve Rojava’daki gelişmelerin ardından, bir dönem hakim olan o “endişeli iyimserlik”, yerini derin bir güvensizliğe terk etmişti. Bu eksik coşku sadece meydandaki kitlede değil, protokol sıralarında da hissediliyordu. Yine de yüz yıldır mücadelesinden bir adım geri durmayan halk, bu kavgayı başka bir boyuta taşıma kararlılığını oradaki varlığıyla bir kez daha tescilledi.Önceki yıllarda görmeye alışık olduğumuz özgün dövizler ve yaratıcı pankartlar bu yıl seyrekti; ancak Selahattin Demirtaş’ın ismi ve sureti yine meydanın en görünür yerindeydi. Newroz ateşinin etrafında kenetlenen kitle, bir yandan sloganlarını haykırırken bir yandan da bu anı fotoğraflarla ölümsüzleştirmeyi ihmal etmiyordu.Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/EvrenselPeki, halk bu Newroz’a hangi duygularla geldi? Meydandaki seslere kulak veriyoruz:Orta yaşlı bir kadın, öfke ve kararlılık karışımı bir ses tonuyla anlattı: “Her yönden özgürlük olsun istiyoruz. Evet, her yönden... Kadınlar olarak büyük bir baskı altındayız ama millet olarak da ayrı bir baskı altındayız. Bizi en alta koydular. Adım adım, aşama aşama gidelim diyoruz çünkü her yönden bir kuşatma var. Bak, yağmura rağmen insanlar buraya akıyor. ‘Süreç’ diyorlar... Ben inanmıyorum. Kesinlikle güvenmiyorum. Bunların bir amaçları var, kendi çıkarları için yapıyorlar. Çıkarlarını kullanıp sonra üzerimize basıp geçiyorlar. Yüz yıldır barış istiyoruz, bu bir mücadeledir; özgürlük ve barış mücadelesi. Benim köyüm üç defa kurşunlanmış, kim bana el uzatmış? Çok şey kaybettik, o yüzden artık inanmıyorum.”Genç bir kadın ise heyecanını gizleyemiyor ancak taleplerinde net: “Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz bugün burada olduğumuz için. Haklarımız hakkında ne mi diyebilirim? Kadınlar için özgürlük istiyorum, kadın cinayetlerine hayır diyorum. Ama dürüst olmak gerekirse, sistemden bir beklentim veya umudum yok; samimi bulmuyorum onları. Biz sadece haklarımızın verilmesini, çocuk haklarının korunmasını ve kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı istiyoruz. Çocuklarımızı huzurla, rahatça okutabilmek istiyoruz.”Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/EvrenselKızı ve eşiyle birlikte alana gelen bir erkek yurttaş ise barışın bir hak olduğunu hatırlattı: “Talebimiz ne olabilir? Her insanın talebi neyse o. İnsanlar kendi toprağında, kendi ülkesinde insanca yaşamak istiyor. Olay bu, başka bir şey değil. Dileğimiz çözümün gelmesidir. Bir vatandaşın haklarını korumakla yükümlü olan en yüksek sistem devletin kendisidir. Eğer bu halktan vergi alıyorsanız, askere alıyorsanız, bu imkanlardan yararlanıyorsanız; o insanların haklarını da vermek zorundasınız.”Newroz alanından çıkmak üzere yürüyen bir erkek ise Newroz’un çok iyi geçtiğini söyleyerek, “Bahçeli ölmezse barış ve çözüme dair umudumuz var” diye konuştu.Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/EvrenselDiyarbakır Newroz’u, tüm engellemelere, ekonomik krize ve siyasi belirsizliğin getirdiği o gri bulutlara rağmen, halkın “buradayız” deme biçimi olarak hafızalardaki yerini aldı.İçerik yükleniyor...Fotoğraf: DHAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: Ayşenur/Unsplashİçerik yükleniyor...İçerik yükleniyor...Fotoğraf: Evrenselİçerik yükleniyor...İçerik yükleniyor...

Kaynak: EvrenselOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler