CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiye‘DJ’liğin doğasında bir şov tarafı da va
🇹🇷 Türkiye

‘DJ’liğin doğasında bir şov tarafı da var’

Hürriyet·🕐 10 sa önce·👁 0 görüntülenme
‘DJ’liğin doğasında bir şov tarafı da var’
Çaldığı kulüplerde gençler çılgınca eğlenirken sosyal medyada, DJ setindeki tuşlara basar gibi yaptığı iddiasıyla lince uğruyordu. Ama zaman Meltem Hayırlı’nın lehine işledi. Artık yurtdışında da tanınıyor. ‘Deniz Üstü Köpürür’ şarkısına yaptığı remiks de bu hafta çıktı.

Güncelleme Tarihi: Mart 21, 2026 00:00Son dönemde çaldığı müziğin önüne geçen şovuyla popüler olan DJ’lere daha sık rastlar hale geldik. Dünyada da örnekleri çok. Tabii bu tarzı eleştirenler de var. Geçen yıl bizde de en çok dikkat çeken isimlerinden biri Meltem Hayırlı’ydı. 24 yaşındaki DJ sosyal medyada hem çok ilgi gördü hem de eleştirildi. İddialara göre DJ setini kullanır gibi yapıyor ama aslında hazır setleri çalıyordu. Öte yandan çaldığı mekânlardaysa bambaşka bir atmosfer yaşanıyordu. O kabinde, gelenler de pistte çılgınca eğleniyordu.Genç DJ negatif yorumlara rağmen onu dinlemeye gelenlerden de güç alarak yoluna devam etti. Artık sadece yurtiçinde değil yurtdışında da kulüplerde çıkıyor. Essen’den Bakü’ye, Rotterdam’dan Zürih’e birçok şehirde geçen yıl 200’e yakın performans gerçekleştirdi. Bu arada bu yılın başında Salman Tin’le (dağılan KÖFN grubunun üyesi) ‘Zar Zor’da işbirliği yaptı, dün Begüm Yiğit’le ‘Deniz Üstü Köpürür’ remiksini çıkardı. İlk albümü de yolda. Hayali futbolcu olmakken bir arkadaşının evinde gördüğü DJ setup’ı sayesinde kariyeri bambaşka bir yönde ilerleyen Hayırlı’yla konuştuk.◊ Biz sizi DJ olarak tanıdık. Öncesinde neler yapıyordunuz?Küçüklüğümden beri hep hareketin içindeydim aslında. 5 yaşındayken tek hayalim futbolcu olmaktı. Aynı dönemde yüzmeye başladım ve yaklaşık beş yıl boyunca aktif olarak yüzdüm. Sonrasında beş yıl voleybol oynadım. Ardından iki yıl su altı hokeyi ve bir yıl da okul takımında Amerikan futbolu deneyimim oldu. Ve bu süreçlerin hepsinde Türkiye dereceleri elde ettim. Spor benim için sadece bir uğraş değil, bana disiplin ve düzen anlamında çok şey kattı. Şu an yaptığım işe bu alışkanlıkların katkısı olduğunu düşünüyorum.◊ İzlediğiniz ilk DJ performansını anımsıyor musunuz? Bu size DJ olmak için ilham veren anlardan mıydı?Açıkçası böyle spesifik bir anım yok. Müzikle olan ilişkim daha çok zamanla gelişti. Başlangıçta hobi olarak ilgilenmeye başladım; müzik dinlemek, seçmek ve setler hazırlamak hoşuma gidiyordu. Zaman içinde bu ilgi büyüdü ve profesyonel olarak bu alanda ilerleme fikri de doğal bir şekilde oluştu.◊ DJ’liğe karar verdikten sonra neler yaptınız? Başlangıçta bunu bir kariyer planı olarak görmüyordum. Bu süreçte aldığım eğitimler, müziğe bakışımı ve yaklaşımımı geliştirdi. Sahne deneyimi kazandıkça da bu yol benim için giderek daha net bir hale geldi.◊ İlk günden beri performanslarıyla dikkat çeken bir isimsiniz. Bir dönem eleştiriye de maruz kaldınız. O sırada size yola devam etme gücü veren neydi? Açıkçası hem olumlu hem de olumsuz çok fazla eleştiriye maruz kaldım. Özellikle ilk zamanlarda negatif yorumlar daha çok gözüme çarpıyordu ve bu beni duygusal olarak gerçekten etkiliyordu; üzüldüğüm, hatta ağladığım zamanlar oldu. Ama zamanla şunu fark ettim; dijitalde okuduğum yorumlardan ziyade gerçek hayatta insanların verdiği karşılık çok daha belirleyiciydi. Dünyanın birçok yerinde sahneye çıktığımda insanların müziğime nasıl tepki verdiğini görmek, gelip bunu söylemeleri ve o enerjiyi hissetmek bakış açımı tamamen değiştirdi. Negatiflere odaklanan bir zihin için en güçlü cevap aslında buydu. Bu da bana doğru yolda olduğumu hissettirdi ve işime daha da sıkı sarılmamı sağladı.◊ Son dönemde DJ performanslarının şova dönüştüğüne ilişkin eleştiriler var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? DJ’lik sadece müzik çalmak değil, aynı zamanda bir sahne performansı. Bu işin doğasında bir şov tarafı da var. Elbette herkesin sahneye yaklaşımı farklı; kimisi daha teatral, kimisi daha minimal bir çizgide ilerliyor. Ben kendi adıma müziği merkeze koyan, enerjiyi ve atmosferi ön planda tutan bir sahne dili benimsiyorum.◊ Hiç bilmeyen birine dinleyici kitlenizi nasıl anlatırsınız?Sahnedeyken seyirciyi sadece gözlemlemem, onlardan biri olurum. Gerçekten birlikte eğlenir ve o anı paylaşırım. Bu yüzden dinleyiciyle aramda doğal bir bağ oluşuyor. Setlerin sonunda en çok duyduğum şey, sadece müziği değil, o duyguyu da hissettikleri. İnsanların hayatına küçük de olsa bir anla dokunabildiğimi görmek en değerli geri dönüş.Perde arkasındaki mücadele◊ Setlerinizde çalacağınız parçaları nasıl belirliyorsunuz?Büyük ölçüde hislerimle hareket ediyorum. Elbette sahnedeyken kalabalığı izlemek ve enerjiyi analiz etmek önemli bir etken; insanların o anki ruh halini okumaya çalışıyorum ancak seçimlerimin temelinde kendi müzik kulağım ve içgüdülerim var. ◊ Bir kadın olarak eğlence hayatında çalışmanın zorlukları var mı? Kadın olmak bu sektörde dışarıdan bakıldığında büyük bir avantaj gibi görünebiliyor ama kameranın arkasında ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor. İşin perde arkasında büyük bir emek ve mücadele var. Elbette tatsız deneyimler yaşadığım zamanlar oldu. Özellikle bir kadın olarak bu alanda var olmak zaman zaman daha fazla dayanıklılık ve kararlılık gerektiriyor. Ben de tüm bu süreçleri beni daha da kararlı yapan deneyimler olarak gördüm. Ayrıca yaptığınız işin başka kadınlara da cesaret verebildiğini görmek ayrı bir motivasyon kaynağı.‘Enerjimi korumam gerekiyor’◊ Bize son olarak müzik dışındaki hayatınızdan bahseder misiniz? Boş kaldığım zamanlarda spor yapıyorum. Bu hem zihinsel hem fiziksel olarak beni dengeliyor. Beslenmeme de dikkat ediyorum çünkü enerjimi korumam gerekiyor.

Kaynak: HürriyetOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler