CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeDoğu Akdeniz’in sessiz krizi: Kim ne peş
🇹🇷 Türkiye

Doğu Akdeniz’in sessiz krizi: Kim ne peşinde? Silahlanma yarışı kızıştı!

CNN Türk·🕐 Az önce·👁 0 görüntülenme
Doğu Akdeniz’in sessiz krizi: Kim ne peşinde? Silahlanma yarışı kızıştı!
Dr. Gökberk Durmaz, Doğu Akdeniz’de İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’yi dışlayan enerji ve güvenlik projeleri geliştirdiğini, ancak bu girişimlerin fizibilite sorunları nedeniyle zayıfladığını belirtti. Türkiye’nin Mavi Vatan doktrini doğrultusunda bölgede kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayan Durmaz, NATO içinde ise ABD başta olmak üzere müttefikler arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandığını ifade etti. Yunanistan’ın adaları silahlandırmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyleyen Durmaz, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de çevre coğrafyalarda etkin ve belirleyici bir aktör olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Doğu Akdeniz’de enerji projeleri, askeri dengeler ve NATO içindeki ayrışmalar yeniden gündemin üst sıralarına çıkarken, uzmanlar bölgedeki çok katmanlı güç mücadelesine dikkat çekiyor. Dr. Gökberk Durmaz, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’deki pozisyonunu hem de NATO içindeki tartışmaları kapsamlı şekilde değerlendirdi.Dr. Gökberk Durmaz, Doğu Akdeniz’deki bölgesel aktörlerin Türkiye’ye yönelik politikalarını değerlendirdi:“Bu şüphesiz, elbette İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türkiye'ye hem alternatif bir geçiş güzergahı, hem alternatif bir enerji koridoru, hem de milli güvenliğimizi tehdit edecek şekilde Türkiye'nin özellikle Doğu Akdeniz'deki askeri ve ticari menfaatlerine akamete uğratmayı hedefleyen politikalar ve projeler peşinde olduklarını gösteriyor. Bu yeni de değil; daha önce Eastmed adı verilen bir projeleri de vardı. Alternatif bir petrol Avrupa hattı projesi vardı; İsrail’den başlayan, Güney Kıbrıs açıklarından Yunanistan’a uzanan ve oradan Avrupa’nın içlerine giden bir hat planlamışlardı. Ancak fizibilite ve coğrafi gerçeklikler bu hatların özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinden uzanan yollarının yeterince faydalı olmadığını gösterince, ABD tarafı da bu projeden çekilmişti.”Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Mavi Vatan DoktriniDurmaz, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki savunma ve iş birliği politikalarını aktardı:“Şimdi özellikle Türkiye, savunma anlamında Mavi Vatan doktrini kapsamında Libya ile gerçekleştirdiği önemli iş birliği ve bu iş birliğiyle birlikte Doğu Akdeniz’deki menfaatlerini koruyan bir duruş sergiliyor. Türkiye, askeri unsurlarını ve donanmasını kullanmaktan bir an bile tereddüt etmeyeceğini doğrudan açıklamaktadır. Türkiye’nin bölgesel etkinliği yalnızca içe dönük bir politika değil; komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye gayret eden ve kendisine oluşabilecek askeri, ekonomik ve politik tehditleri bertaraf etmeye kararlı bir devlet tavrıdır.”NATO ve ABD’nin TutumuDr. Gökberk Durmaz, NATO’ya ve ABD’ye yönelik eleştirilerini paylaştı:“NATO ile ilgili olarak, bu dönemde tüm ülkelerin NATO’dan beklentileri farklılaşmış durumda. Örneğin ABD tarafı, NATO’ya bugüne kadar çok emek verdiklerini ve yatırım yaptıklarını, bundan sonra NATO’nun kendi menfaatlerini korumasını bekliyor. Ancak bu yaklaşım gerçekleşmediği için ABD Başkanı ve yönetimi NATO’ya öfkeli. Bu öfke sadece belirli müttefiklere değil, genel olarak NATO’ya yönelik bir memnuniyetsizliği içeriyor. Trump yönetimi, Avrupalı müttefikler başta olmak üzere NATO’nun varlığından şikayetçi.”Durmaz, Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değindi:“NATO’daki Türkiye’nin etkin, saygın ve caydırıcı rolü, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bazı NATO üyelerini huzursuz etmektedir. Bu nedenle alternatif arayışlarına girmektedirler. Oysa bir NATO müttefiki olarak Yunanistan’ın adaları hukuka aykırı şekilde silahlandırması ve bu silahlandırmayı yaparken NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs ve İsrail’i işin içerisine katması, müttefiklik ve komşuluk hukukuna uymayan bir yaklaşımdır.”Türkiye’nin Bölgesel EtkinliğiDurmaz, Türkiye’nin bölgesel sahalardaki etkin rolüne dikkat çekti.“Türkiye’nin etki alanını konuşurken uluslararası ilişkilerde ‘Türkiye Türkiye’den büyüktür’ deriz. Bu masalsı gelmiş olabilir, ancak realiteye baktığımızda doğru. Türkiye, tarihsel birikimi ve komşu coğrafyalarla ilişkileri sayesinde Balkanlar, Kafkasya ve Karadeniz’de önemli bir aktördür. Örneğin Bosna, Kosova, Sırbistan, Makedonya ve Arnavutluk’taki gelişmelere Türkiye kayıtsız kalamaz. Karabağ’da ise Türkiye, Azerbaycan ile ilişkilerini üst perdede sürdürmüş ve Ermenistan ile de süreçleri optimize etmeye çalışmıştır. Ukrayna’daki süreçte de Türkiye belirleyici ve süreci etkileyici bir aktör olmuştur; bunu Tahıl Koridoru Anlaşması’nda gördük.”Türkiye’nin Irak ve Suriye PolitikasıDr. Gökberk Durmaz, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki varlığını ve politikalarını değerlendirdi:“Türkiye’nin güneyinde ve doğusundaki diğer hadiselere baktığımızda, Irak Savaşı’ndan bu tarafa Türkiye’nin Irak’taki varlığı, PKK unsurlarıyla mücadele ve Irak’taki merkezi yönetimin istikrara kavuşması açısından önemlidir. Kalkınma Koridoru projeleriyle de Türkiye, bölgedeki sınır kapılarını daha aktif hâle getirerek terör ve istikrarsızlığın değil, uluslararası ticaretin ve kalkınma yollarının hâkim olduğu bir coğrafya inşa etmeye çalışıyor. Suriye’ye baktığımızda, Türkiye oldukça temkinli ama gerektiğinde doğrudan müdahil olmuştur. Bugün ise Suriye’nin yeniden inşa sürecinde Türkiye etkin ve başat bir rol üstlenmektedir. Türkiye’nin İsrail ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı politikalara karşı tavrı da baştan beri nettir. Türkiye, İsrail’in Filistin’e, Gazze’ye ve Lübnan’a yönelik saldırılarını tamamen reddeden ve kınayan bir politika izlemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu net olarak ifade etmiştir: ‘İsrail’in sınırlarımızda gözü var.’ Böylesine bir jeopolitik gerçeklik karşısında Türkiye’nin bölgesel gelişmelere kayıtsız kalması beklenemez.”Ege Adaları ve Silahsızlandırma TartışmasıDurmaz, Ege Adaları’ndaki silahlanma sorununa dikkat çekti:“Adalar, uluslararası anlaşmalar gereği silahsız kalması gereken topraklardır. Ancak Türkiye’den uzun süredir bu yükümlülük ihlal edilmektedir. Bugünün konusu değil; hatta İlyada Destanı’na kadar uzanan söylemlerle gündemde tutuluyorlar. ‘Aşil Kalkanı’ gibi isim tercihleri, İsrail-Yunanistan ittifakının Türkiye’ye karşı yöneldiğinin göstergesidir. ABD, NATO’yu eleştiriyor; Trump yönetimi NATO’nun kendilerine yeterince fayda sağlamadığını dile getiriyor. Ancak Türkiye açısından milli güvenliği tehdit eden meselelerde ABD, doğrudan Türkiye’nin karşısına konumlanıyor. Bunlar; Irak’ın istikrarsızlaştırılması, İran’a yönelik baskılar, Suriye iç savaşındaki ABD rolü ve İsrail’e verilen sınırsız destek. Ayrıca Yunanistan konusunda ABD, Girit ve Dedeağaç’ta askeri yığınak yapıyor. Resmî gerekçe Rusya’ya karşı olsa da bu hareketlerin Türkiye’ye karşı yapıldığı açıktır. Adaların silahsızlandırılmaması, klasik bir Yunan şımarıklığıdır ve AB ile ABD’nin sağladığı destek algısıyla pekişmektedir. Türkiye, Ege Adaları ve Adalar Denizi politikalarında net durmuştur. Savunma sanayimiz bu seviyede değilken dahi Türkiye, tüm imkanlarını seferber ederek milli güvenliğini ve menfaatlerini korumaya çalışmıştır. Bugün de Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımızın net ifadelerine rağmen Yunanistan, adalara silah sevk etmeye devam etmektedir. Bu durum, Türkiye-Yunanistan ilişkilerini zedeleyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Kaynak: CNN TürkOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler