Dünya enerji hattı kırıldı: Artık petrolden daha ucuz
İran’daki çatışmalar, dünyanın fosil yakıta bağımlılığını gözler önüne sererek yenilenebilir enerjiye geçiş çağrılarını acil hale getirdi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışı neredeyse durdu, enerji piyasaları sarsıldı ve fiyatlar yükseldi.
Asya, petrolün büyük kısmının yöneldiği bölge olarak en sert darbeyi alırken, Avrupa ve Afrika ülkeleri artan maliyetlerle karşı karşıya ama 2024’te devreye giren yeni yenilenebilir projelerin yüzde 90’ından fazlası, fosil yakıtlardan daha ucuz. Böylece yüksek yenilenebilir enerji payına sahip ülkeler krizlere karşı daha dayanıklı hale geliyor.
Çin ve Hindistan, büyük nüfuslarını beslemek için elektrik üretimini artırırken yenilenebilir kapasitesini de genişletti. Çin, trafikteki her 10 araçtan birinin elektrikli olduğunu bildiriyor ve enerji sisteminde esneklik sağlayan yenilenebilir yatırımları sayesinde fiyat ve arz şoklarına daha az açık. Hindistan ise güneş ve rüzgar kapasitesini artırsa da fosil yakıta hala bağımlı; son kriz mutfak gazı ve gübre sektöründe sıkıntılar yaratıyor.
Avrupa’da ise Rusya-Ukrayna savaşından sonra fosil yakıtlara bağımlılık azaltılmaya çalışılsa da kısa sürede yeni tedarikçiler bulunması yönünde adımlar atıldı. Japonya, yerli yenilenebilir yatırımlar yerine fosil yakıt çeşitlendirmesine odaklandı ve güneş-rüzgar oranı yalnızca yüzde 11’de kaldı.
Yoksul ülkeler, sınırlı gaz arzı ve yüksek fiyatlar karşısında en kırılgan durumda. Benin, Zambiya, Bangladeş ve Tayland gibi ithalata bağımlı ülkeler, fiyat artışları ve tedarik sorunlarıyla mücadele ediyor. Bazı ülkeler, yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde kısmen korunurken (Pakistan ve Vietnam örnekleri), diğerleri arzı yönetmek ve fiyatları kontrol altında tutmakla yetiniyor.
Uzmanlar, bu krizlerin fosil yakıta dayalı enerji sistemlerinin temel bir özelliği olduğunu vurguluyor ve temiz enerjiye geçişin hızının artırılmasını kritik görüyor.
