CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeDünyanın yeni korkusu: Yüzde 5
🇹🇷 Türkiye

Dünyanın yeni korkusu: Yüzde 5

Hürriyet·🕐 10 sa önce·👁 0 görüntülenme
Dünyanın yeni korkusu: Yüzde 5
DÜNYANIN en güvenilir yatırım araçlarından biri olarak görülür ABD’nin 10 yıllık tahvilleri.

Son günlerde bu tahvillerin faizi kıpır kıpır. Önceki gün kritik eşik olarak gösterilen yüzde 5 sınırını aştı. Böylece 2007’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Diğer tarafta Brent petrol yeniden 107 doların üzerine çıktı. Piyasalar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bugün 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesine yüzde 90’ın üzerinde ihtimal veriyor. Japonya’dan Avustralya’ya, Almanya’dan Fransa’ya uzun vadeli tahvil faizleri yükseliyor. Kısacası, dünyada paranın fiyatı yeniden artıyor.

Türkiye’den bakınca yüzde 5 küçük bir rakam gibi görünebilir. Ama söz konusu dünyanın en güvenli yatırım araçlarından biri kabul edilen ABD tahvilleri olduğunda işler değişiyor.

Çünkü küresel yatırımcı artık basit bir soru soruyor:

“Amerika bana yüzde 5 veriyorsa başka bir ülkenin riskini almak için kaç vermesi gerekir?”

Elinizde dolarınız var. Dünyanın en büyük ekonomisine, yani ABD Hazinesi’ne 10 yıllığına borç veriyorsunuz ve karşılığında yıllık yüzde 5 civarında getiri elde ediyorsunuz. İşte yüzde 5’in bizim gibi ekonomiler açısından önemi burada başlıyor.

ABD tahvilleri ne kadar yüksek getiri sunarsa küresel sermayenin başka ülkelere gitmek için talep edeceği getiri de o kadar yükseliyor. Yani New York’taki yüzde 5, İstanbul’daki tahvilin de rakibi haline geliyor.

Üstelik yüzde 5, Wall Street için de kritik. Risksize yakın bir araçtan yüzde 5 kazanabilen yatırımcı, hisse senedinde daha fazla getiri arıyor. Yükselen tahvil faizi konut ve otomobil kredilerinden şirket borçlanmalarına kadar ABD ekonomisinin finansman maliyetini de yukarı taşıyor.

BORÇ DA ENFLASYON DA BASKI YAPIYOR

ASLINDA belki de sormamız gereken asıl soru şu: Dünyanın en güvenli limanının faizi neden yükseliyor?

İlk neden, yeniden güçlenen enflasyon endişesi. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasıyla başlayan kaygı, Brent’in dün 107 doların üzerine çıkmasıyla daha da arttı. Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakarak petrol taşıyabilen kritik Doğu-Batı boru hattının saldırılar sonrasında devre dışı kalması enerji piyasasındaki tedirginliği artırdı.

İkinci neden, Fed. Reuters’ın son anketine katılan 101 ekonomistin 86’sı Fed’in bugün faizi 25 baz puan artırmasını bekliyor. Piyasa fiyatlamasında da artırım ihtimali yüzde 90’ın üzerinde.

Ama yüzde 5’in arkasında daha yapısal bir mesele daha var. Amerika’nın giderek büyüyen borcu ve bütçe açıkları. Washington borcunu çevirmek ve açıklarını finanse etmek için sürekli yeni tahvil ihraç etmek zorunda. Arz büyüdükçe yatırımcı da uzun vadeli Amerikan borcunu taşımak için daha yüksek getiri talep ediyor. Buna şirketlerin, özellikle yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla artan tahvil ihraçları da ekleniyor.

SADECE ABD değil. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 30 yılın zirvesine çıktı. Avustralya’da 10 yıllık faiz üç haftada yaklaşık 40 baz puan yükseldi. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi 2009’dan, Fransa’nınki ise yaklaşık 18 yıldan bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştı. Kısacası karşımızda tek bir merkez bankasının kararından daha büyük bir mesele var. Küresel tahvil piyasasında paranın maliyeti yükseliyor.

Bizim gibi ülkeler ise bu fırtınanın tam ortasında ters yönde ilerlemeye çalışıyor. Enflasyonu düşürmek, faizleri aşağı çekmek, finansman maliyetini azaltmak ve aynı zamanda yabancı sermayeyi içeride tutmak istiyoruz.

Ancak bunu dünyadan bağımsız yapmıyoruz. Masanın bir tarafında yüzde 5’i aşmış ABD tahvilleri, 107 doların üzerindeki petrol ve yeniden faiz artırmaya hazırlanan büyük merkez bankaları var. Masanın diğer tarafında enflasyonu düşürmeye, faiz indirmeye ve OVP hedeflerini gerçekleştirmeye çalışan Türkiye gibi ülkeler...

Bir taraftan ABD tahvil faizinin yükselmesi bu ülkelere gelecek paranın talep edeceği getiriyi artırıyor; diğer taraftan petrol fiyatlarının yükselmesi enerji ithalatçısı oldukları için enflasyon ve cari açık üzerinden faiz indirim alanını daraltıyor.

Kaynak: HürriyetOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler