ICCT, yıllık EV Transition Check raporunun son versiyonunda Avrupa’daki elektrikli araç dönüşümünü mercek altına aldı. Araştırma, batarya maliyetlerindeki düşüş ve yüksek seyreden akaryakıt fiyatlarının elektrikli otomobillerin işletme ekonomisini belirgin biçimde iyileştirdiğini ortaya koydu.
Şubat 2026’da başlayan petrol krizi ise tabloyu elektrikli araçlar lehine daha da değiştirdi. 2026’nın başında içten yanmalı motorlu araçların enerji maliyetleri yüzde 12 ila yüzde 36 arasında artarken bataryalı elektrikli araçlarda enerji maliyetleri büyük ölçüde değişmedi.
2025 itibarıyla elektrikli otomobiller, Avrupa’daki en büyük üç araç segmentinde benzinli otomobillerle benzer fiyat seviyesine ulaştı. Almanya’da yaklaşık 100 bin aracın fiyat verileri üzerinden yapılan inceleme de bu eğilimi destekliyor.
Bunun yanında tüketicilerin karşısındaki elektrikli model seçenekleri de hızla arttı. Avrupa pazarında satışa sunulan tam elektrikli otomobil modellerinin sayısı 2020-2025 arasında dört katına çıktı.
Elektrikli otomobillerin fiyatlarındaki düşüşün arkasındaki en önemli etkenlerden biri batarya maliyetleri oldu. Küresel ölçekte batarya maliyetleri 2020 ile 2025 arasında yüzde 35 azaldı.
Rapora Avrupalı üreticilerin elektrikli otomobil üretimini artırması da dönüşümü destekliyor. 2025 yılında Avrupa’daki otomobil pazarında tam elektrikli güç aktarma sistemlerinin payı yüzde 19’e ulaştı.
Ekonomik avantajların yanı sıra ICCT, araçların yaşam döngüsü boyunca oluşturduğu çevresel etkiyi de inceliyor. Buna göre elektrikli otomobiller, üretimden kullanım ve kullanım ömrünün sonuna kadar değerlendirildiğinde benzinli otomobillere kıyasla yüzde 73 daha az sera gazı emisyonu oluşturuyor.
Bataryalı elektrikli uzun yol kamyonlarında fark daha da büyüyor. Bu araçların yaşam döngüsü boyunca oluşturduğu emisyonlar, dizel kamyonlara göre yüzde 86 daha düşük hesaplanıyor.
Tükettiğinden çok elektrik üreten elektrikli otomobil
