Berlin'de Pazar günü yapılan eyalet meclisi seçiminden oyların yüzde 25,7'sini alan Sol Parti (Die Linke) kazandı. Partinin Türkiye kökenli adayı Elif Eralp'in Berlin'de başbakan olabilmesi için öncelikle koalisyon hükümeti kurabilmesi gerekiyor. Sol Parti'nin muhtemel koalisyon ortakları Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller olarak gösterilirken, müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni ise Sol Parti'yi zafere taşıyan seçim kampanyasındaki en önemli vaadi olan büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılması.
Sol Parti'nin başbakan adayı Eralp seçim gecesi yaptığı açıklamalarda da kamulaştırma vaadinden geri adım atmayacağı mesajını verdi. "Berlin'e hükümet eden belediye başkanı olmak istiyorum ki şehrimizdeki insanların yeniden daha iyi bir hayatı olsun" diyen Eralp şöyle konuştu: "Berlinlilerin oyu benim programım ve şahsım için de geçerli. Bu nedenle, kentimizdeki kira krizini nihayet çözmek için yapmamız gereken pek çok başka şeyin yanı sıra kamulaştırma yapılması konusunda ısrarcıyım."
Sol Parti temsilcileri de koalisyon ön görüşmelerinde büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması talebinden vazgeçmeyeceklerini net biçimde ifade etti.
Eralp seçimin ertesi günü, Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada da koalisyon müzakerelerinde kamulaştırma konusunda uzlaşmaya gitmeyeceğini yineledi. 2021 yılında bu konuda yapılan referandumu hatırlatan Eralp, şu ifadeleri kullandı: "Hep söyledim, Sol Parti hükümette yer alırsa kamulaştırma da yapılır. Geçerli bir halk oylaması var. Berlinliler bunun için oy verdi."
Kamulaştırmanın "hukuken mümkün, finanse edilebilir ve konutları ödenebilir tutmanın en iyi araçlarından biri" olduğunu savunan Eralp, "en çok kesişme noktasını" SPD ve Yeşiller'le gördüğünü de sözlerine ekledi.
Pazartesi günü yapılan basın toplantısında Berlin'de "kirada oturan çoğunluk için siyaset yaptıklarını" söyleyen Eralp, "Kira krizi kentimizin her yerinde herkesi meşgul ediyor" diye konuştu. Ülkenin dört bir yanında aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) yükselişine atıfta bulunan Eralp, elde ettikleri başarının önemine vurgu yaptı. Eralp, "Türkiye kökenlilerin ilk kez temsil edildiklerini hissettiklerini" de sözlerine ekledi.
Öte yandan 45 yaşındaki Eralp'in sözleri kamulaştırmayla da sınırlı değil. Eralp, konut piyasasındaki spekülasyonlara karşı sert önlemler almayı planlıyor. Bu önlemler arasında fahiş kiralara, eşyalı dairelerin ve kısa süreli kiralamaların artan eğilimine karşı adımlar ile bir "kira üst sınırı" (Mietendeckel) yer alıyor.
Berlin'de büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılması yıllardır tartışılıyor. 2021'de yapılan referandumda, Deutsche Wohnen başta olmak üzere kentte faaliyet gösteren büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılması oylamaya sunuldu. Referandumda, seçmenlerin yüzde 59,1'i Berlin'de 3 binden fazla konuta sahip tüm emlak şirketlerinin kamulaştırılmasına "evet" dedi. Oylamada kamulaştırma için bir yasa taslağı hazırlanmasına da destek verildi. Ancak bu, bugüne kadar hayata geçirilmedi.
Dönemin SDP-Yeşiller-Sol Parti hükümeti oylamanın ardından bir uzmanlar komisyonu kurdu. Komisyon 2023'te, konutların kamulaştırılmasının hukuken prensipte mümkün olduğu sonucuna vardı. Ancak daha sonra iktidara gelen Hristiyan Demokrat Birlik (CDU)-SPD hükümeti ise bu doğrultuda bir yasa hazırlamak istemedi. Eyalet meclisi bunun yerine yalnızca kamulaştırmaya ilişkin bir çerçeve yasa çıkardı. Referandumun arkasındaki girişim de muhalefet de bu tutumu sert bir dille eleştirdi.
Sol Parti ise başlangıçtan itibaren referandumdan çıkan sonuca destek verdi ve son seçim kampanyasında da büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılması vaadini ön plana çıkardı. Sol Parti Eş Genel Başkanı Ines Schwerdtner, kamulaştırma planlarını partisinin katılacağı olası bir hükümet için şart haline getirdi. Sol Parti'nin planlarına göre, kamulaştırmanın tazminat karşılığında yapılması öngörülüyor.
Elif Eralp, olası koalisyon ortaklarıyla bu konuda mutabakata varılması konusunda iyimser.
Yeşiller, 2021'deki referandum nedeniyle konuya Sol Parti'ye benzer biçimde yaklaşıyor. Seçim kampanyasında emlak şirketlerinin kamulaştırılmasına sıcak bakan Yeşiller, buna rağmen henüz cevaplanmamış çok sayıda soru olduğuna dikkat çekiyor.
Ancak asıl soru işareti, SPD. Koalisyon için ihtiyaç duyulan üçüncü ortak olan SPD'nin, böylesine radikal önlemlere kuşkuyla yaklaştığı biliniyor. SPD'nin kamulaştırma konusundaki kuşkusuna rağmen Eralp, "SPD'nin parti kongresinin de Yeşiller'in parti kongresi gibi halk oylamasının uygulanmasından yana çok net bir tavır aldığını" savunuyor.
Ancak SPD'nin Sol Parti'nin talebini destekleyip desteklemeyeceği hâlâ belirsiz. Partinin liste başı adayı Steffen Krach, seçim gecesi kamulaştırma olacağını düşünmediğini söyledi: "Bunun işe yaramayacağına çok eminim."
Krach'a göre Berlinlilerin çoğunluğu kamulaştırmaya karşı. SPD'nin kampanyada Sol Parti'nin planlarına net biçimde karşı durduğunu da unutmamak gerekiyor.
Sol Parti'nin kurabileceği bir koalisyon hükümetinde yer alması beklenmeyen CDU ise kamusallaştırmayı "popülizm" diyerek reddediyor.
Sol Parti'nin kamulaştırma vaadi federal hükümeti de harekete geçirdi. Fedeal hükümeti oluşturan Hristiyan Birlik (CDU/CSU)-SPD koalisyonu, Temmuz başında kiralık konutların kamulaştırılmasını yasaklayacaklarını duyurdu.
Başbakan Friedrich Merz, "konut şirketlerinin kamulaştırılmasını yasaklayan" bir yasa çıkaracaklarını söyledi. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri Markus Söder bu yasanın "sosyalizm ve kamulaştırmaya ilişkin açık bir ret" olacağını söyledi.
Ancak söz konusu yasağın nasıl getirileceği henüz belirsiz.
Ancak federal hükümetin "yasak" planlarına uzmanlar kuşkuyla yaklaşıyor.
Hukukçu Christoph Degenhart, bu konuda "anayasa hukuku açısından bazı riskler" görüyor. Bir diğer hukukçu Joachim Wieland da federal hükümetin yasama yetkisini sorgularken, kamulaştırmanın prensipte mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Yasağın önünü açmak için anayasa değişikliği gerektiğine vurgu yapan hukukçular, bunun için de şu an gerekli siyasi çoğunluğun olmadığına dikkat çekiyor. İki hukukçuya göre en olası yol, toplumsallaştırmanın koşullarını düzenleyen bir federal yasa. Ancak bu "yeni bir alan" olduğu için, son sözü Federal Anayasa Mahkemesi'nin söylemesi ihtimaller dahilinde.
ARD için yapılan Infratest anketinde katılımcıların yüzde 51'i, tazminat karşılığında kamulaştırmaya karşı iken, yüzde 37'si ise bunu desteklediğini ifade etti.
Çoğunluk desteği yalnızca Sol Parti seçmeninde var (yüzde 72). Bu oran Yeşiller'de yüzde 42, SPD'de yüzde 29.
Seçim günü yapılan Infratest dimap anketine göre, Sol Parti seçmeni için en önemli konu "ödenebilir konut." Seçmenlerin dörtte üçü, Berlin'de gelecekte ödenebilir bir daire bulamamaktan kaygı duyuyor.
İş dünyası kamulaştırma planlarına karşı uyarıda bulundu. Berlin ve Brandenburg İşveren Dernekleri Birliği'nden Alexander Schirp, söz konusu planın hayata geçirilmesi halinde "tek bir yeni konut bile" inşa edilemeyeceğini söyledi. Schirp, "Konut piyasasını yalnızca daha fazla yeni yapı rahatlatacaktır" dedi.
Doğu Bölgesi İnşaat Sanayi Birliği'nden Robert Momberg de Berlin'in uzun vadeli bir belirsizliği göze alamayacağını belirterek, "zirveye taşınmış kamulaştırma tartışmalarından" vazgeçilmesini istedi.
