Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmasında Filistin başta olmak üzere birçok konuya değindi.
Erdoğan, Salı günü New York'taki BM Genel Kurulu kürsüsüne dördüncü konuşmacı olarak çıktı. Konuşmasına Filistin konusuna değinerek başlayan Erdoğan, "Filistin devletinin değerli başkanı Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır" dedi.
Sözlerine "Biz özgür ve egemen Filistin devletinin sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz" diyen Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımamış ülkeleri, "bu kararı gözden geçirmeye" davet etti.
İsrail'le ilgili olarak "Karşımızda öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var" diyen Erdoğan, "Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampüte oranına sahip bölgedir. Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır" dedi. Erdoğan, Filistin konusunun kişisel bir meselesi olmadığını, küresel bir sorun olduğunu ifade etti.
Gazze'nin yeniden inşasına bir an önce başlanması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, "Bu konuda sizleri İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum. Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır" dedi.
Erdoğan konuşmasını yaptığı sırada, İsrail heyeti salonu terk etti.
"Birleşmiş Milletler'e olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir. Gazze'de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek" diye konuştu.
Erdoğan konuşmasında, geçmişte defalarca dile getirdiği BM Güvenlik Konseyi reform talebini de yeniden dile getirdi. Erdoğan, "190'dan fazla ülkeden iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne adildir ne de güveni tam manasıyla temsil edebilir" dedi.
Türkiye'nin bölgede bir "istikrar adası olmayı sürdürdüğünü" ifade eden Erdoğan'ın konuşmasını salonda izleyen Türkiye heyetinin içinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve eski başbakan Binali Yıldırım da yer aldı.
Yunanistan ile ilişkilere atıfta bulunan Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz'de mevcut meselelerin "iyi komşuluk" ilkesi çerçevesinde çözülmesi dileğini dile getirdi.
Erdoğan, Kıbrıs konusunda ise, "Kıbrıs, Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayri insani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Türkiye şu anda, dünyada KKTC'yi tanıyan tek ülke konumunda.
"Batı'da yayılan İslam düşmanlığına" da değinen Erdoğan, "Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz" dedi.
Erdoğan ayrıca yapay zeka için uluslararası bir hukuki çerçeve oluşturulması gerektiği görüşünü de dile getirdi.
Konuşmasında ayrıca dünya ülkelerini, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı İklim Konferansı COP31'e davet eden Erdoğan, "İklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlike, tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşmasıdır" dedi. Erdoğan, "Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın sözleri, konuşma boyunca birkaç kez, birçok ülkenin temsilcisi tarafından alkış aldı.
