CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaErdoğan ile Trump hangi kritik konuları
🌍 Dünya

Erdoğan ile Trump hangi kritik konuları görüşecek?

DW Türkçe·🕐 41 dk önce·👁 2 görüntülenme
Erdoğan ile Trump hangi kritik konuları görüşecek?
Erdoğan BM toplantıları için New York'ta. BM Genel Kurulu'na hitap edecek olan Erdoğan'ın Trump ile görüşmesi durumunda kritik maddeler masada olacak. CAATSA yaptırımları ve İran bu maddeler arasında.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın olası New York görüşmesinde CAATSA yaptırımları, F-35'ler ve İran savaşının öne çıkması beklenirken, Trump'ın siyasi desteğine rağmen Ankara'nın beklentileri henüz karşılanmış değil.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu toplantıları için 23 Eylül'e kadar New York'ta olacak.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 17 Eylül'deki açıklamasında Erdoğan ile Trump'ın iki yakın dost olduğunu belirterek, bu kapsamda BM Genel Kurulu marjında görüşmelerinin normal olacağını söylemiş, ancak net bir şekilde konuşmamıştı.

Şu ana kadar ise iki taraftan da böyle bir görüşmenin günü, saati ve formatına ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Eğer olursa Trump'la görüşmenin kapsamlı bir toplantı mı, yoksa kısa bir "pull-aside" türünde mi olacağı da belirsiz.

Erdoğan 22 Eylül'de Genel Kurul'a hitap edecek. Programında ayrıca BM için New York'a gelen çeşitli liderlerle ikili görüşmeler ve Türk-Amerikan iş çevreleriyle toplantılar da var.

New York görüşmesi, Trump'ın 7 Temmuz'daki Ankara ziyaretinden yaklaşık iki buçuk ay sonra gerçekleşmesi açısından önem taşıyor.

İki liderin gündeminde Ankara'da olduğu gibi CAATSA yaptırımları ve F-35 dosyasının yanı sıra İran savaşı, Gazze, Suriye, Rusya-Ukrayna savaşı ve ikili ticaret gibi başlıkların bulunması bekleniyor.

Trump 7 Temmuz'da NATO zirvesi için geldiği Ankara'da Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ve F-35 satışını değerlendireceğini açıklamıştı.

Ancak aradan geçen sürede yapılan siyasi açıklamalar ve Trump'ın sözü henüz somut sonuca dönüşmedi.

Bu arada Yunanistan'da yayımlanan Kathimerini ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 22 Temmuz'da Kongre'ye Türkiye'nin CAATSA'nın kaldırılması için gereken koşulları henüz karşılamadığını bildirdiğini yazmıştı.

Erdoğan geçtiğimiz günlerde El Cezire'ye verdiği demeçte Trump'tan Türkiye'nin programa dönüşü konusunda söz aldığını belirterek, "Sözün yerine getirilmesini bekliyorum" demişti.

Bu nedenle New York görüşmesinin önemli ölçütlerinden biri, temmuz ayındaki sözlerin bir takvime ve uygulanabilir formüle bağlanıp bağlanmayacağı olacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da en son NTV'ye verdiği demeçte CAATSA yaptırımlarının özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) için bir ayak bağı olduğunu söyleyerek, şöyle konuşmuştu:

"Bunu kaldırmaya uğraşıyoruz. Bunun başlamasına sebep olan bu S-400 meselesinin çözüm yolunda da birtakım yaratıcı fikirler var. Bunu karşılıklı iyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz, birtakım çözüm yollarını. İnşallah o konuda olumlu adımlar atacağız diye umut ediyorum."

Washington, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması üzerine Aralık 2020'de CAATSA kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı'na yaptırım uygulama kararı almıştı.

Yaptırımlar SSB'ye Amerikan ihracat lisansı verilmesini ve ABD finans kuruluşlarının kredi sağlamasını sınırlandırırken dönemin bazı yöneticilerine mal varlığı ve vize kısıtlamaları getirmişti.

Trump yönetiminin CAATSA yaptırımlarını kaldırmaya siyasi olarak istekli olduğu görülüyor. Ancak bunun için yönetimin mevcut Amerikan mevzuatı çerçevesinde gerekli hukuki ve idari adımları atması da gerekiyor. F-35'lerin teslimi bakımından Türkiye'nin S-400 sistemine sahip olmasını engel sayan Kongre düzenlemeleri ayrı bir sorun oluşturuyor.

Washington, S-400 sisteminin F-35'lerle aynı ortamda bulunmasının uçağın radar izi ve diğer hassas özellikleri hakkında Rusya'nın bilgi edinmesine imkân sağlayabileceğini savunuyor. Bu nedenle Türkiye'nin S-400'lerin mülkiyetinden vazgeçmesi ile ilgili tüm tarafları tatmin eden bir formül bulunması gerekiyor.

S-400'lerin üçüncü bir ülkeye devri gibi formüller zaman zaman gündeme gelse de, Türkiye ile Rusya arasındaki anlaşmada yer alan "son kullanıcı" maddesi böyle bir adım için Moskova'nın onayını gerekli kılıyor. Bu nedenle Rusya ile de bazı görüşmelerin yürütüldüğü biliniyor.

Öte yandan ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimler sonrasında Trump'ın bu sorunu çözmekte daha da zorlanacağı, bu nedenle Türkiye için fırsat penceresinin uzun süreli açık kalmayabileceği yorumları da yapılıyor.

Türkiye 2002'de üretici ortak olarak katıldığı F-35 programından S-400 teslimatının ardından 2019'da çıkarılmıştı. Ankara 6 uçak için ödeme yapmıştı ancak projeden çıkarılması nedeniyle uçaklar Türkiye'ye teslim edilmemişti.

Bu arada iki liderin görüşmesindeki savunma gündemi F-35'lerle sınırlı değil. F-16 uçaklarının tedariki ve modernizasyonunun uygulanması ile milli savaş uçağı KAAN'da kullanılacak Amerikan yapımı F110 motorlarının temini de Ankara'nın öncelikleri arasında.

Trump yönetimi haziran ayında KAAN savaş uçağında kullanılması planlanan Amerikan yapımı motorları kapsayan 700 milyon doları geçen satış paketini Kongre'ye bildirmişti.

Bu arada Erdoğan-Trump görüşmesinin bir diğer önemli başlığı İran ile ABD arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim olacak.

Erdoğan ile Trump'ın 18 Ağustos'taki telefon görüşmesinde İran krizinde diplomasiden azami ölçüde yararlanılması ve müzakerelerin sürdürülmesi ele alınmıştı.

Türkiye açısından İran savaşının Irak, Suriye ve Körfez'e yayılması yeni istikrarsızlıklar yaratması riski bulunuyor. Aynı zamanda İran'dan gelen doğal gazın, petrol fiyatlarındaki artış ve Hürmüz'deki taşımacılığın aksamasının Türkiye'nin enerji faturasını yükseltebileceği yorumları yapılıyor.

Öte yandan İran'a yönelik Amerikan yaptırımlarının sertleşmesi bankacılık ve sınır ticaretini de baskı altında almış durumda.

Erdoğan'ın Trump'la görüşmeden hemen önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu 18 Eylül tarihli kararıyla İran merkezli Bank Mellat'ın Türkiye Merkez Şubesi'nin faaliyet iznini kaldırdı. Türkiye'de 1982 yılından beri faaliyette bulunan Bank Mellat ve şubeleri ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesindeydi.

Erdoğan'ın BM konuşmasının ana eksenini Gazze ve Filistin konularının oluşturması bekleniyor.

Erdoğan'ın konuşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile ikili bir görüşme yapması da planlanıyor. Bu görüşmede Gazze'nin yanı sıra İran, Ukrayna, Suriye ve insani krizlerin ele alınması bekleniyor.

Ziyaretin son günü olan 23 Eylül'de Erdoğan'ın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya gelmesi de bekleniyor. Bu görüşmenin ana başlığı, 2022'den bu yana sürdürülen ve 2026'da somut bir aşamaya geçilen Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin geleceği olacak.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler