CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaFaili meçhul dairesi: Yargı yetkisine mü
🌍 Dünya

Faili meçhul dairesi: Yargı yetkisine müdahale mi?

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Faili meçhul dairesi: Yargı yetkisine müdahale mi?
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının soruşturma dosyalarını incelemesi yargı içerisinde tartışma yarattı. HAKSAV Başkanı Mustafa Polat, dairenin anayasal açıdan sorunlu olduğunu savunuyor.

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yürüttüğü faaliyetler, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı açısından tartışma yarattı. Hakimler ve Savcılar Derneği (HAKSAV) Genel Başkanı Mustafa Polat, dairenin hukuki dayanağının ve işlevinin anayasal açıdan sorunlu olduğunu belirterek, "Amaç meşru olsa da o amaca giden her yol mübah değildir" dedi.Adalet Bakanı Akın Gürlek, 23 Nisan'da yaptığı açıklamada Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yedi yeni daire başkanlığı kurulduğunu duyurdu. Kurulan birimler arasında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanı sıra Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Daire Başkanlığı, Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığı, Terör Suçları Daire Başkanlığı ile Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Daire Başkanlığı da yer aldı.Gürlek, yeni yapılanmanın amacının "daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemi inşa etmek" olduğunu söyledi. Bakanlık, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında tetkik hâkimleri de görevlendirdi.Bakan Gürlek, 9 Haziran'da yaptığı açıklamada iki faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını duyurdu. Gürlek, söz konusu dosyaların "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinesinde" ele alındığını ifade etti.2020 yılında meydana gelen bir bebek ölümünün aydınlatılmasına ilişkin açıklamasında da Gürlek, dairenin geçmiş yıllara ait dosyaları titizlikle incelediğini ve Cumhuriyet başsavcılıklarıyla koordineli çalışmalar yürüttüğünü belirtti.Bu açıklamalar, Adalet Bakanlığı bünyesindeki bir dairenin adli soruşturma dosyalarında aktif rol üstlenip üstlenmediği sorusunu gündeme getirdi. Tartışmanın odağında ise Bakanlık bünyesindeki bir idari birimin, savcılıkların yürüttüğü soruşturma süreçlerine hangi yetkiyle dahil olduğu sorusu bulunuyor.Bakan Gürlek, 5 Mayıs'ta TGRT TV'de yaptığı açıklamada faili meçhul cinayetlere ilişkin 638 dosyanın yeniden inceleneceğini söyledi. Dairenin soruşturma yapma yetkisine sahip olmadığını vurgulayan Gürlek, "Bizim savcılık makamı yerine geçip soruşturma yapma yetkimiz yok. Soruşturma yapma yetkisi sadece savcılık makamına ait" dedi.Dosyaların incelendiğini ve savcıların bakış açısını değiştirmeye çalıştıklarını belirten Gürlek, dairenin teknik destek sunduğunu ve devletin faili meçhul suçların aydınlatılması konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti.Ancak Gürlek, savcılıklardaki soruşturma dosyalarının hangi hukuki yetkiye dayanılarak bakanlık bünyesinde incelendiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmadı.150 üyesi bulunan Hakimler ve Savcılar Derneği Genel Başkanı Mustafa Polat, Adalet Bakanı Gürlek'ten konuya ilişkin 3-4 kez randevu talebinde bulundu. Ancak Gürlek, henüz talebe olumlu yanıt vermedi. Dernek Başkanı Mustafa Polat, yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının varlığının hukuken tartışmalı olduğunu savundu.Anayasa'nın 138'inci maddesindeki "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi; yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz" hükmünü hatırlatan Polat, dairenin soruşturma süreçlerine etkisinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.Polat, "Burada, 'Daire sadece soruşturma aşamasındaki dosyaları inceliyor' şeklinde bir savunma yapılabilir. Ancak dairenin 'Burada suç var' diyerek yönlendirdiği ve dava açılan dosyalarda Bakanlık doğrudan davanın bir tarafı konumuna gelecektir. Mevcut Adalet Bakanı da hâkim ve savcıları atayan HSK'nın başkanıdır. Bu yönüyle söz konusu dairenin kurulmasını hukuken sağlıklı bulmuyorum" dedi.Bir hukuk devletinde faili meçhul dosyaların ortaya çıkmaması gerektiğini belirten Polat, buna rağmen çözümün yine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılıkları tarafından üretilmesi gerektiğini savundu.Polat, "Amaç meşru da olsa o amaca giden her yol mübah değildir. Usul esastan önce gelir. Usul yanlış ise amaç da meşruluğunu kaybeder" ifadelerini kullandı.Bakanlık bünyesinde özel bir daire kurmak yerine genel bir düzenlemeyle tüm faili meçhul dosyaların yapay zekâ destekli yöntemlerle yeniden incelenebileceğini kaydeden Polat, bu yaklaşımın hem bürokrasiyi azaltacağını hem de kuvvetler ayrılığı ilkesine daha uygun olacağını savundu.Polat, "Kurulan daire bir başarı hikayesi değil, aslında varlığı bile bir başarısızlık hikayesidir. Böyle daireler kurmak yerine, daha soruşturma aşamasındayken faillerin meçhul kalmasını sıfıra indirecek yöntemler geliştirmek gerekir" değerlendirmesinde bulundu.Anayasa'nın 9'uncu maddesine göre yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından kullanılıyor. Anayasa'nın 138'inci maddesi ise hâkimlerin bağımsızlığını güvence altına alarak hiçbir organ, makam veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceğini hükme bağlıyor.2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 4'üncü maddesinde de hakimlerin bağımsızlığı vurgulanırken, 5'inci maddede hâkim ve savcıların yalnızca idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığı'na bağlı oldukları belirtiliyor. Aynı maddede, "Adalet Bakanı, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin görevler hariç olmak üzere hâkim ve savcılar üzerinde gözetim hakkını haizdir" hükmü yer alıyor.Bu düzenlemeler nedeniyle hukuk çevrelerinde, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan ve soruşturma dosyalarını inceleyen bir birimin görev alanının anayasal sınırları aşıp aşmadığı sorusu tartışılmaya devam ediyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler