Kevin Warsh, Fed'deki ilk hamlesinde ABD Başkanı Donald Trump'tan ayrıştı; bunu da tüm kurulun desteğiyle gerçekleştirdi.
Federal Açık Piyasa Komitesi, Aralık'tan bu yana %3,5 ile %3,75 aralığında tuttuğu faiz oranlarını çarşamba günü yükseltti; enerji maliyetlerinin fiyatları yukarı çekmesiyle giderek daha zor savunulur hale gelen beklemeye son verdi.
12'ye 0 oyla alınan kararda tek bir üye bile karşı çıkmadı.
Bu önemli çünkü baskı iki yönlüydü: Temmuz ayında üç bölgesel başkan artış yönünde oy kullanmışken, Beyaz Saray aylarca faiz indirimleri talep etmişti.
Komitede kimse bu uç taleplerden yana oy kullanmadı.
Haberi yazdığımız sırada piyasanın karara tepkisi oldukça sınırlıydı; bunun nedeni, artışın zaten geniş ölçüde bekleniyor olması.
Fed'in iletişimi, kararı kadar dikkat çekiciydi.
Açıklama, piyasanın alışık olduğu uzun metinlerin aksine, yalnızca üç kısa paragraftan oluşuyordu; ne ileriye dönük yönlendirme vardı ne de ihtiyat payı içeren ifadeler.
'Enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor' denilen açıklamada, 'bugünkü politika adımı Komite'nin yüzde 2'lik hedefine daha zamanında dönüşü destekleyecektir' ifadesi de yer aldı.
'Daha zamanında' ifadesi, dönüşün şimdiye kadar fazla yavaş kaldığının zımni bir kabulünü içeriyor.
Ardından Fed'in neredeyse hiç kullanmadığı bir cümle geldi: 'Komite fiyat istikrarını sağlayacak.' Ne 'sağlamayı amaçlıyor' ne de 'sağlamaya kararlı'. Sağlayacak.
Ekonomiye ilişkin değerlendirme de baştan sona özgüvenliydi.
Faaliyetlerin 'sağlam bir hızla genişlediği', yurt içi harcamaların 'dirençli' kaldığı, verimlilik artışının 'güçlü' ve sermaye yatırımlarının 'sağlam' olduğu, istihdam artışının ise 'işgücüyle aynı hızda seyrettiği' belirtildi.
Belirsizliğin kısmen 'jeopolitik gelişmelerden' kaynaklanması nedeniyle yüksek seyrini sürdürdüğü de vurgulandı; bu ifade, Fed'in İran savaşı için kullandığı diplomatik bir formülasyon.
Ekonomiyi sağlıklı olarak tanımlayan Komite, böylece daha yüksek faizlerin büyümeye zarar vereceği tezini boşa düşürdü; bu tez tam da ABD Başkanı Donald Trump'ın savunduğu argümandı.
Bu karar aylardır şekilleniyordu.
Temmuz ayında üç bölgesel Fed başkanı, artıştan yana oy kullanarak çoğunluğa karşı çıktı; bu, 2016'dan bu yana tek yönlü en belirgin ayrışmaydı. Kararın ardından birkaç üye daha, enflasyon gevşemediği takdirde harekete hazır olduklarını söyledi; ancak enflasyon gerilemedi.
Fed'in tercih ettiği gösterge olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi, Haziran ve Temmuz'da %3,7 seviyesindeydi; çekirdek enflasyon ise %3,3 olarak seyretti. İran savaşının akaryakıt fiyatlarını yukarı çekmesinden önce çekirdek oran %3'tü.
Tüketici fiyatları endeksi Ağustosta %3,4 seviyesinde kaldı; ancak aylık artış %0,4 ile Mayıs'tan bu yana en sert yükselişti ve enerji şokunun ekonomiye yansıdığının kanıtı olarak görülüyor. Enflasyon artık beş yılı aşkın süredir %2'lik hedefin üzerinde.
Warsh, Ağustosta Jackson Hole'da yaptığı konuşmayla fiilen kendini bağlamıştı; sempozyuma, genel finansal koşulları 'sınırlayıcı' olarak tanımlamanın zor olacağını söyledi ve temel enflasyon hedefe 'açık bir biçimde ve yeterli hızla' yönelmediği sürece Fed'in 'yapacak işi olduğunu' belirterek uyardı.
Piyasalar sözlerini ciddiye aldı; CME'nin FedWatch aracı, bugünkü karar öncesinde faiz artışı olasılığını %90'ın üzerine çıkardı.
ABD Başkanı Donald Trump, aylardır tam tersini talep ediyor; ülkenin dünyadaki en düşük faiz oranlarına sahip olması gerektiğini savunuyor ve Warsh'ı kısmen bunu sağlayacağı beklentisiyle seçmişti.
Warsh da göreve talip olduğu dönemde faizlerin düşebileceğini söylemişti.
Selefinin gördüğü muamele, sürecin önemini daha da artırdı; Jerome Powell, yavaş hareket ettiği gerekçesiyle kamuoyu önünde hedef alındı ve ABD Adalet Bakanlığı, Kongre'ye verdiği ifadeyle ilgili ceza soruşturması açtı.
Bugünkü karar, kurum olarak Federal Reserve'ün algılanan bağımsızlığını da yeniden tesis edici bir etki yaratabilir.
Teknik ayrıntılar, Fed'in yeni seviyeye yerleştiğine işaret ediyor.
Rezerv bakiyeleri için uygulanan faiz oranı perşembe gününden itibaren %3,90'a, birincil kredi faizi %4'e yükseliyor; sürekli geri alım işlemleri de %4'ten yürütülecek. Yedi bölgesel rezerv bankası iskonto oranının artırılmasını talep etti.
Fed'in yeni nokta grafiği, 18 yetkiliden 12'sinin yıl sonuna kadar %0,25'lik bir artış daha beklediğini ve faizlerin %4,125'e çıkacağını öngördüğünü gösteriyor; dört yetkili ise oranların %4,375'e ulaşacağını düşünüyor.
Şahin sinyal 2026'nın çok ötesine uzanıyor; 14 yetkili, faizlerin 2027'yi bugünkü seviyenin üzerinde tamamlayacağını öngörürken, 2028 için medyan tahmin %3,9 ile beklenen %3,4'ün üzerinde bulunuyor.
Uzun vadeli faiz oranı da %3,2'ye yükseldi; bu, yetkililerin nötr faizin yukarı geldiğine giderek daha fazla inandığına işaret ederken, ekonomistler de bu artışın devamını bekliyor.