Amerikan Merkez Bankası Fed, 2023 yılından sonra ilk kez faiz artırımına gitti. Politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Sırada Japonya var. Bu hafta yine İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı takip edilecek. Geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faizleri sabit bırakmış, Avrupa Merkez Bankası ise çeyrek puanlık bir artış yapmıştı.
Dünyada enflasyon baskılarının arttığı, belirsizliklerin çoğaldığı bu dönemde Fed’in toplantısı yalnızca Amerika Birleşik Devletleri açısından değil, tüm ülkeler açısından kritik önem taşıyor. Amerikan Başkanı Donald Trump da çok yakın bir zamanda faiz artışına karşı çıkmıştı. Masada farklı senaryolar vardı. Fed ise “artış” kararı verdi. Bu karar Türkiye açısından da yön gösterici olabilir. Fed’in faizleri sabit bırakması en rahat senaryo olarak görülüyordu.
“GÜÇLÜ DOLAR, TÜRKİYE’NİN DIŞ FİNANSMAN MALİYETİNİ ARTIRIR”
Fed’in faiz kararının Türkiye’ye olası etkilerini değerlendiren Dr. Zekeriya Şahin, güçlü doların dış finansman maliyetlerini artırabileceğine dikkat çekti:
“Türkiye açısından değerlendirdiğimiz zaman, özellikle doların güçlü olması demek ve Türkiye'nin ilk olarak dış finansman maliyeti açısından tehlike, yani elde edeceğimiz veya isteyeceğimiz birtakım yatırımlar, krediler açısından maliyet unsuru demektir. Bununla birlikte kur ve enflasyon açısından da Türkiye'ye olumsuz etkileri olacaktır. Bununla birlikte de Türkiye'nin ekonomisi üzerinde petrol fiyatlarında da önemli bir etki olacak Yani Fed aslında şunu yaptı. Güçlü dolar ile pahalı küresel para sistemi uyguladı. Yani bununla birlikte Orta Doğu'da da pahalı bir enerji sistemi olduğu için Türkiye açısından aslında iki tane önemli unsur var. Bu da Türkiye'nin ekonomisine birtakım etkiler getirecektir diye düşünüyoruz. Geçen hafta da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu. Uluslararası piyasalarda özellikle Fed'in bu açıklamalarından sonra birtakım verilerin kaybolduğunu, verilerin derken ekonomik anlamda özellikle ABD borsalarında başladı. Güçlü para olan doların, güçlü kur ile birlikte Türkiye ekonomisine etkileri olumsuz yönde olacaktır. Petrolün fiyat yüksekliği, güçlü dolar etkisiyle birlikte cari açık açısından ve petrol fiyatları açısından Türkiye'de birtakım olumsuz etkileri olacağı kanaatindeyim. Yani girdi maliyetlerinin her seferinde yüksek olması demek enflasyona olumsuz etkiler oluşturabilecek. Önümüzdeki günler birtakım hareketlilikleri de beraberinde götürüp getirecektir. Bununla birlikte biliyorsunuz bugün saat 8'de başlayacak olan Fiyat İstikrarı Kurulu var. Daha 14 Eylül'de toplanmıştı, 3 gün önce ama dünkü karardan sonra acil bir toplantı kararı alındı. Özellikle geceden sabaha takip ettiğimde altında bir hareketlilik vardı. Piyasa açıldığında göreceğiz. Borsa hareketlilik içerisindeydi.”
“YATIRIMCI ABD TAHVİLLERİNE YÖNELEBİLİR”
Fed’in faiz artırımının ardından yatırım kanallarında değişiklik yaşanabileceğini belirten Şahin, ABD tahvillerinin daha cazip hale gelebileceğini söyledi:
“Özellikle yüksek faiz demek, Fed açısından ilan edilen faizlerin arttırılması ve doların güçlü kalması demektir. Bu özellikle borsaya gelecek olan yatırımcılar, İstanbul Borsası'na gelecek olan yatırımcılar bu kararı bir kere ertelemek durumunda kalabilirler ve bununla birlikte Fed'in bu kararından sonra ABD tahvil faizlerinin yükselmesiyle tahvilleri daha cazip hale geldi. Yani borsadan çıkışlar burada gerçekleşebilir. Dün borsada da önemli bir düşüş oldu. Hemen devre kesiciler sisteme girdi. Yani yatırım kanalları farklı noktalara akabilir. Türkiye yerine ABD tahvillerine yatırımlar yüksek olabilir. Altın üzerinde de önemli baskılayıcı unsurdur. Çünkü altının herhangi bir faiz getirisi yok. Doların tahviller üzerinden bir faiz getirisi var. Bununla birlikte altında hareketlilik aşağı yönlü olmakla birlikte altını ayakta tutan, belirli seviyelerde tutan da jeopolitik risklerdir. Yani jeopolitik risklerle aslında altın Fed faizinin çatıştığı noktadır. Yani faizler yükselince altın baskılanır, aşağı yönlü olur ama jeopolitik risklerin yüksekliği de bu baskıyı bir nebze azaltır. Onun için altında da bir nebze düşüşün olması muhtemeldir ve bu düşüşü dengeleyen, koruyan da aslında jeopolitik risklerin yüksekliği. Eğer jeopolitik risk bu noktada yüksek kalmazsa altın üzerinde önemli baskılayıcı unsur olur Fed faizleri.”
“ARTIK FAİZLER ÜZERİNDEN KÜRESEL PİYASALAR ŞEKİLLENECEK”
Fed’in 2023’ten sonra ilk kez faiz artırmasının ardından yeni bir faiz artışı döneminin başlayıp başlamayacağı da gündemde. Şahin, faizlerin küresel piyasalarda belirleyici olacağı görüşünü dile getirdi:
“Artık dönem faiz riskleri ve faizler üzerinden şekillenecek. Çünkü jeopolitik riskler var ama bu jeopolitik risklerin etkisi enflasyon üzerinde önemli baskılar yarattığı için, enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yarattığı için faizler üzerinden birtakım şeyler küresel piyasalarda şekillenecek. Fed'in dün almış olduğu karar 12'ye 0. Yani bu ne demek biliyor musunuz? Yani Fed açık biçimde 'enflasyon hâlen çok yüksek' diyor. Aslında dün Fed, 0,25 baz puan arttırmakla birlikte küresel para politikasının yönünü değiştirdi. Yani artık faizler üzerinden küresel piyasalar hareketlilik yaşayacak demek istedi. Bu da çok çok önemli. Kevin Warsh'un geliş sebebi bu enflasyon ve faiz sarmalını düzenleyerek belirli bir seviyede tutmaktı ama istediği olmadı. Olmayacak gibi de devam ediyor. Bundan sonraki süreçler için faiz arttırımının geleceğini söyleyebiliriz. Daha önce Jeremy Powell'ın da görevden alınma sebeplerinden bir tanesi işte bu faiz ve enflasyon sarmalıydı.”
FED’in ‘faiz’ kararı nasıl fiyatlandı?
EK TERCİH KILAVUZU 2026 | Üniversite ek tercihler ne zaman? YKS ek tercihler nasıl yapılır? YKS ek tercih tarihleri açıklandı!
