1986'daki Çernobil nükleer faciasının ardından insanların büyük ölçüde terk ettiği bölgeye, kazadan yaklaşık 12 yıl sonra Przewalski atları getirildi. 1998-1999 yıllarında bölgeye bırakılan toplam 31 at, zaman içinde çoğalarak burada kalıcı bir popülasyon oluşturdu.
Çernobil'e getirilen atların 28'i Ukrayna'daki Askania Nova Biyosfer Rezervi'nden, üçü ise yerel bir hayvanat bahçesinden seçildi. Amaç, doğada bir dönem tamamen ortadan kaybolan bu nadir at türü için serbest yaşayan yeni bir popülasyon oluşturmak ve bölgedeki doğal yaşamın yeniden gelişmesine katkı sağlamaktı.
İlk yıllar kolay geçmedi. Atların sekizi taşıma sırasında veya kısa süre sonra yaralanma ve stres gibi nedenlerle öldü. Hayatta kalan hayvanlar ise bir süre çevreye alıştırıldıktan sonra serbest bırakıldı.
Buna rağmen atlar kısa sürede çoğalmaya başladı. 2003 ve 2004 yıllarında nüfus 65'e kadar yükseldi. Sonraki dönemde kaçak avcılık gibi nedenlerle düşüşler yaşansa da popülasyon varlığını sürdürdü.
2018'de yapılan kapsamlı araştırmada Çernobil Yasak Bölgesi'nin Ukrayna tarafında 137 Przewalski atı kaydedildi. Araştırmacılar ayrıca tayların bulunduğu sürüler, erkek at grupları ve tek başına dolaşan hayvanlar tespit etti.
Atların çoğalması sonraki yıllarda da devam etti. Günümüzde Çernobil çevresindeki koruma alanında 200'ü aşkın Przewalski atının yaşadığı belirtiliyor. Belarus tarafındaki komşu koruma alanında da onlarca atın bulunduğu tahmin ediliyor.
Normalde açık bozkırlarda yaşayan bu atların Çernobil'deki koşullara uyum sağlaması da dikkat çekiyor. Kamera kayıtlarında hayvanların ormanlık alanlarda dolaştıkları ve zaman zaman insanlar tarafından terk edilmiş yapılara girerek bu alanları barınak olarak kullandıkları görüldü.
Yaklaşık 30 yıl önce 31 atın bölgeye getirilmesiyle başlayan çalışma böylece yüzlerce hayvanın yaşadığı serbest bir popülasyona dönüştü. Ancak bilim insanları bu durumu radyasyonun zararsız olduğu şeklinde yorumlamıyor. Atların çoğalmasında, insanların bölgeden çekilmesiyle tarım, yapılaşma, trafik ve diğer insan faaliyetlerinin büyük ölçüde ortadan kalkmasının önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.
