GKRY, İngiliz üslerini tartışmaya açıyor: 'Sömürge döneminin sonucu'
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, adadaki İngiliz askeri üslerinin “sömürge döneminin bir sonucu” olduğunu belirterek, bu üslerin statüsü ve geleceğinin Londra ile açık biçimde ele alınması gerektiğini söyledi. Hristodulidis, Orta Doğu’daki gerilimin sona ermesinin ardından İngiliz hükümetiyle bu konuda kapsamlı bir görüşme yapacaklarını açıkladı.BBC’ye konuşan Hristodulidis, İngiltere’nin adadaki Akrotiri ve Dikelya üslerine sahip olmasının, “1960’ta ülkenin bağımsızlığını düzenleyen anlaşmadan kaynaklandığını” söyledi. Ancak bu durumun bugün hâlâ tartışılması gerektiğini vurgulayan Hristodulidis, “Orta Doğu’daki durum sona erdiğinde İngiliz hükümetiyle açık ve samimi bir görüşme yapacağız” dedi.Hristodulidis, üslerin tamamen kaldırılmasını isteyip istemediği yönündeki soruya ise doğrudan yanıt vermedi. Hristodulidis, “İngiliz üslerinin geleceğine ilişkin net bir yaklaşımımız var, ancak bunu kamuoyu önünde müzakere etmeyeceğim” dedi.NE OLMUŞTU?Akrotiri Hava Üssü, bu ay ABD-İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ardından insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Dronların Lübnan ya da Irak’tan gönderildiğinin düşünüldüğü belirtildi. Saldırıda bir insansız hava aracının, ABD casus uçaklarının kullandığı öne sürülen bir hangara isabet ettiği, iki dronun ise engellendiği aktarıldı.Bu gelişmenin ardından, İngiliz üslerinin adayı hedef haline getirdiği yönündeki eleştiriler de arttı. GKRY'deki protestocular, adadaki İngiliz askeri varlığının güvenlik riski yarattığını savundu.İngiltere Savunma Bakanlığı ise üslerin, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da hem İngiliz vatandaşlarının hem de müttefiklerin güvenliği açısından kritik rol oynadığını bildirdi.Öte yandan İngiltere’nin 2025 Stratejik Savunma Gözden Geçirme belgesinde de, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki İngiliz askeri varlığının bölgesel güvenlik mimarisi açısından önemini koruduğu görülüyor.Adadaki İngiliz üslerinin geleceğine ilişkin olası bir müzakere ise oldukça karmaşık. Çünkü üslerin statüsü yalnızca İngiltere ile GKRY arasında değil; 1960 düzenlemesi gereği Türkiye, Yunanistan ve adadaki Türk ve Rum toplumlarının temsilcilerini de ilgilendiriyor.
