CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeGöbeklitepe toprağı laboratuvarda: Türk
🇹🇷 Türkiye

Göbeklitepe toprağı laboratuvarda: Türk insanına özel probiyotik geliştirilecek

Yeni Şafak·🕐 8 sa önce·👁 0 görüntülenme
Göbeklitepe toprağı laboratuvarda: Türk insanına özel probiyotik geliştirilecek
Anne sütüyle başlayan araştırmada, Türkiye’nin yedi bölgesinden farklı örnekler toplandı. Aralarında coğrafi işaret tescilli ürünlerin de bulunduğu örneklerden, Türkiye’nin kendi topraklarından çıkan faydalı bakterilerin keşfedilmesi hedefleniyor. Projeyle, Türk toplumunun yapısına daha uygun olabilecek yerel probiyotiklerin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Türkiye’nin bağırsak sağlığında kullanılan probiyotiklerde dışa bağımlılığını azaltacak önemli bir projede sona gelindi. Nuvita İlaç tarafından yürütülen “Türkiye’nin Probiyotiği Projesi” kapsamında ülkemizin yedi bölgesinden toplanan örneklerden elde edilen mikroorganizmalar, “yerel probiyotik” üretimi aşamasına geldi. Bakanlıktan onay bekleniyor.

Çalışmada anne sütü ve fermente gıdaların yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden coğrafi işaretli ürünlerden de yararlanıldı. Kars gravyer peyniri, Mihalıççık peyniri ve Adana şalgamı bu kaynaklar arasında yer aldı. Araştırmanın en dikkat çekici örneklerinden biri ise Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’den alınan toprak numunesi oldu. Bilim insanları, toprakta doğal olarak bulunan mikroorganizmalar arasından probiyotik özellik gösterebilecek bakterileri araştırıyor.

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre probiyotiklerin bağırsaktaki yararlı ve zararlı mikroorganizmalar arasındaki dengenin korunmasına katkı sağlayan canlı mikroorganizmalar olduğunu söyleyen Nuvita İlaç Ar-Ge Müdürü Biyomühendis Dr. Akif Emre Kavak, “Bugüne kadar Türkiye’de kullanılan birçok probiyotik ürünün ham maddesinde yurt dışında elde edilmiş suşlar bulunurken, yeni projeyle birlikte Türkiye’ye özgü mikroorganizmaların bulunması ve geliştirilmesi amaçlandı. Projenin çıkış noktası anne sütü ile oldu. Çalışmalarımız zaman içinde fermente gıdalar ve toprak numuneleri gibi farklı kaynaklara genişletildi. Bizim buradaki ana çıkış noktamız yerel probiyotiklerin insanlara daha faydalı olması” dedi.

Dr. Kavak, “Akademide de son yıllarda bununla ilgili çalışmalar ortaya konuyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden aldığımız örnekler laboratuvar ortamında tek tek inceleniyor. Hedef ise Türkiye’nin kendi coğrafyasından elde edilen probiyotik suşları belirlemek” diye konuştu.

Projenin temelinde, farklı coğrafyalarda yaşayan insanların beslenme ve çevre şartlarının birbirinden farklı olduğu gerçeği bulunuyor. Dr. Kavak, bu nedenle bir ülkede başarılı olan bir probiyotik suşun başka bir toplum için aynı sonucu vermeyebileceğine dikkat çekti. “Güney Kore’deki probiyotik bize uymayabilir, bizim probiyotiğimiz Amerika’ya uymayabilir” diyen Dr. Kavak, beslenme alışkanlıkları ve çevre şartlarının gastrointestinal sistemi ciddi şekilde etkilediğini vurguladı.

Dr. Kavak, “Ülkemizi yansıtan ve önemli gördüğümüz kaynakların birçoğuna eriştik. Bu örnekleri alıp burada izolasyonlar yapıyoruz. İzolasyonlardan sonra bakterileri elde ediyoruz. Daha sonra elde ettiğimiz bakterilerin probiyotik özelliklerini ortaya koymaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Yedi bölgeden toplanan örneklerden elde edilen yeni probiyotiklerin henüz yeni seri ürünler hâlinde tüketiciyle buluşmadığını belirten Dr. Akif Emre Kavak, çalışmaların sürdüğünü söyledi. Gerekli testlerin ve bakanlık onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeni suşların ürünlerde kullanılmasının önü açılacak. Türkiye’de farklı araştırma merkezlerinde yerel kaynaklardan mikroorganizma izole edilerek çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Dr. Kavak, “Türkiye’de izole edip çalışanlar var ama şu anda bakanlığın tanıdığı kayıtlı bir suş yok” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin yerli probiyotik projesinde hedef, yalnızca dışarıdan alınan suşların yerine “yerli” bir alternatif koymak değil. Asıl amaç, Türkiye’nin farklı coğrafyalarında ve doğal kaynaklarında bulunan mikroorganizmaları bilimsel yöntemlerle keşfetmek, güvenlilik ve etkinlik açısından değerlendirmek ve uygun bulunanları yüksek ölçekli üretime taşımak.

Kaynak: Yeni ŞafakOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler