Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi "Çelik Kubbe" yolunda tarihi bir eşik daha aşıldı. Roketsan tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen portatif hava savunma füzesi SUNGUR, kara ve hava platformlarında icra edilen iki ayrı canlı atış testinde hedeflerini doğrudan vuruşla havada parçaladı.
Test maratonunun ilk ayağı 14 Eylül’de gerçekleşti. Roketsan’ın zırhlı kara birliklerini intikal esnasında kamikaze dronlar, İHA’lar ve taarruz helikopterlerinden korumak üzere geliştirdiği BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi, sahada ilk kez SUNGUR füzesi ateşledi.
Bünyesinde 4 adet sabit panelli S-Bant AESA radarı ve 8 adet atışa hazır SUNGUR füzesi barındıran BURÇ kulesi, radarın tespit ettiği yüksek hızlı hava hedefini SUNGUR ile tam on ikiden vurdu. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, testin ardından yaptığı açıklamada entegrasyonun gücünü "BURÇ'un gücü, SUNGUR'un isabeti" sözleriyle kamuoyuna duyurdu. BURÇ sistemi; hedefin niteliğine göre 20 mm 3 namlulu Gatling topuyla sürü dronları temizlerken, daha uzak ve kritik tehditleri 8 kilometreye kadar SUNGUR ile imha edebilen hibrit bir koruma mimarisi sunuyor.
BURÇ testinin yankıları sürerken, 16 Eylül’de Sinop Atış Sahası üzerinde dünya havacılık doktrinini yakından ilgilendiren bir başka test icra edildi. Tekirdağ Çorlu’dan havalanan Bayraktar AKINCI SİHA, kanat altına yüklenen SUNGUR mühimmatı ile Karadeniz semalarında havadaki hedef İHA’ya angaje oldu.
AKINCI’dan başarıyla ayrılan SUNGUR, çift kademeli roket motorunun devreye girmesiyle 2 ila 3 Mach (ses hızının 2 ila 3 katı / saatte yaklaşık 2. 500–3. 000 km) süpersonik hıza ulaşarak hedefi havada imha etti. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın paylaştığı atış görüntüleri, Türk insansız hava araçlarının yalnızca yer hedeflerini değil, düşman hava araçlarını da avlayabilecek kabiliyete ulaştığını tescilledi.
SUNGUR’un AKINCI TİHA’ya entegre edilip havadan havaya bir mühimmat gibi kullanılması, harekât sahasında devrim niteliğinde iki avantaj getiriyor:
Genişleyen Kinematik Zarf: Yerden ateşlendiğinde 8 kilometre menzile ve 6 kilometre irtifaya sahip olan SUNGUR, AKINCI’nın yüksek irtifadaki hız ve potansiyel enerjisiyle birleştiğinde sürtünmesiz ortamda çok daha uzak mesafelerdeki hedeflere rekor sürede ulaşıyor.
Stratejik Maliyet Üstünlüğü: Saati on binlerce dolara mal olan modern savaş jetlerini (F-16 vb.) ve milyon dolarlık havadan havaya füzeleri kaldırmak yerine; gökyüzünde 20 saatin üzerinde kalabilen AKINCI, kanatlarındaki ekonomik SUNGUR füzeleriyle sınır hattında âdeta bir "Hava Savunma Karakolu" gibi görev yapabiliyor.
ASELSAN tarafından geliştirilen Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) arayıcı başlığa sahip olan SUNGUR, klasik füzelerin aksine uçak veya helikopterlerin fırlattığı sahte ısı fişeklerine (flare) kanmıyor. Hedefi tek bir ısı noktası olarak değil, iki boyutlu termal silüetiyle tanıyan füze, "ateşle ve unut" prensibiyle otonom olarak terminal safhaya kadar hedefini kilitli tutuyor.
Piyadenin omzundan atılan MANPADS konfigürasyonundan hibrit BURÇ kulesine, SİHA’lardan savaş gemilerini koruyacak LEVENT sistemine kadar her platforma girebilen SUNGUR; Türkiye’nin hava sahasında hiçbir boşluk bırakmayacağını bir kez daha kanıtladı.