Ağır yük kaldırma, proje taşımacılığı ve yük mühendisliği alanında sektörünün önde gelen oyuncuları arasında yer alan Hareket, yeni dönemde yurt dışı faaliyetlerle büyümeye odaklandı. 2030’a kadar 120 milyon dolarlık yatırım yapmayı ve 300 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedefleyen firma, yüzde 55-60’larda bulunan yurt dışı gelirini yüzde 75-80’lere çıkarmayı öngörüyor. Proje ve yük taşımacılığında ABD pazarını hedeflerine aldıklarını kaydeden Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, ülkedeki yapılanmalarını 2030’da faaliyete geçecek şekilde tamamlamayı planladıklarını söyledi.
Türkiye, Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’da 14 ülkede toplam 142 projede aktif olarak çalıştıklarını kaydeden Altunkum, “2023’ten bu yana yaptığımız 175 milyon dolarlık yatırım, farklı coğrafyalarda daha kapsamlı projeler üstlenmemizi destekliyor. Yeni yatırımlarımızla bu kapasiteyi daha da geliştirerek 2025 yılında 138 milyon dolar olan ciromuzu, 2030 yılında 300 milyon dolara ulaştırmayı ve ciromuzun yüzde 75’ini yurt dışı faaliyetlerimizden elde etmeyi hedefliyoruz. Avrupa’daki faaliyetlerimizi yaygınlaştırmak, Orta Doğu’daki yerleşik operasyonlarımızı güçlendirmek ve Off shore & Marine hizmetlerimizi büyütmek bu hedefe ulaşmada önceliklerimiz arasında. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde ihtiyaç duyulacak yük mühendisliği hizmetlerini de bu çerçevede yakından takip ediyoruz” dedi.
Avrupa’nın, 2030 hedeflerinde ağırlık verdikleri bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Altunkum, “Romanya’daki ofisimiz ve aktif projelerimizle bölgedeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bulgaristan’da Kasım 2026’da başlaması planlanan projelerimiz için hazırlıklarımız devam ediyor. Ukrayna’da da mevcut projelerimizi sürdürürken enerji altyapısı ve sanayi tesislerinin yeniden yapılanmasına yönelik ihtiyaçları izliyoruz. Almanya, Polonya, Hollanda, Macaristan ve Sırbistan’da rüzgar enerjisi, enerji iletim altyapısı ve endüstriyel tesis yatırımlarını takip ediyoruz. Üç kıtada toplamda 6. 832 MW enerji üretimi sağlayan rüzgar enerji projelerinde edindiğimiz deneyim ve liman lojistiğinden taşımaya, kaldırmadan montaja uzanan hizmet yapımız, Avrupa’daki büyüme planlarımızı destekliyor” diye konuştu.
Orta Doğu’daki çalışmaları hakkında bilgi veren Altunkum, bölgeye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Savaşın etkisiyle tedarik zincirinde yaşanan tıkanıklıklara, bölgedeki saha deneyimimiz ve mühendislik yetkinliğimizle çözüm ürettik. Umman’daki Duqm Limanı üzerinden geliştirdiğimiz alternatif güzergahlarla Hürmüz Boğazı’nı baypas ederek endüstriyel ekipmanları kara yoluyla proje sahalarına ulaştırdık. Bu güzergahları bularak taşıma gerçekleştiren ilk şirket olduk. Umman, Suudi Arabistan ve Dubai’deki ekiplerimizin yürüttüğü güzergah etütleri, teknik çalışmalar ve ilgili otoritelerle koordinasyon sayesinde gerekli sınır geçişi izinlerini aldık. Bu rotalardan Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki stratejik petrol & gaz ve enerji proje sahalarına endüstriyel ekipmanlar ulaştırıyoruz. Karayolu taşımacılığına uygun ağırlık ve ölçülerdeki yükler için liman tahliyesinden taşıma ve saha teslimine kadar tüm süreci yönetiyoruz. Önceliğimiz çalışanlarımızın güvenliğini riske atmadan müşterilerimizin projelerine hizmet vermeyi sürdürmek.”
Suriye'nin yeniden yapılanmasını bölgesel büyüme alanları arasında değerlendirdiklerini belirten Abdullah Altunkum, "Dünya Bankası'nın tahminlerine göre Suriye'nin fiziki yeniden inşa maliyeti yaklaşık 216 milyar dolar düzeyinde bulunuyor; bunun 82 milyar dolarlık bölümünü altyapı oluşturuyor. Türk şirketlerinin de yer aldığı ve 2025'te açıklanan toplam 5. 000 MW kapasiteye yönelik 7 milyar dolarlık enerji yatırım anlaşması da ülkedeki ihtiyacın ölçeğini ortaya koyuyor. Enerji altyapısının ve sanayi tesislerinin yeniden işler hale gelmesi, ağır taşıma, kaldırma ve montaj hizmetleri açısından önemli bir ihtiyaç oluşturuyor. Zorlu coğrafyalarda edindiğimiz saha deneyimini ve mühendislik yetkinliğimizi bu sürece katkı sağlamak için kullanmayı hedefliyoruz" dedi.
