Hesabına 16 milyar TL geçmişti! 5 yıl sonra ilk kez konuştu: Bu hikayede yanan ben oldum
Samsun'da 2022 yılının mart ayında özel bir bankanın sistemindeki açık nedeniyle hesaplarına 16 milyar lira aktarılan Recep ve Emre Gezek kardeşler hakkında açılan davada karar çıktı. Kamuoyunda "La Casa De Samsun" olarak anılan olayda mahkeme, iki kardeşi "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçundan 5'er yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca bankanın uğradığı zararın da kardeşler tarafından karşılanmasına hükmetti.Kararın ardından Recep Gezek, yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.Olayın meydana geldiği dönemde ağabeyiyle aynı evde yaşadığını belirten Gezek, sürecin telefonunu ağabeyine vermesiyle başladığını söyledi.Recep Gezek, "5 yıl önce adım 'dünyanın en büyük soygunu' adı verilen bir olaya karıştı. Bunun neticesinde 5 yıldır sancılı bir süreç yaşadım. 5 yıl önce aynı evde yaşadığım ağabeyimin telefona ihtiyacı vardı. O dönem telefonu yoktu. Ben o dönem telefonumu ona verdim. Benim iş yerimde telefon kullanımı yasaktı. 8 saat telefon kullanamayacaktım. O dönemde mobil bankacılıktan şifre almak çok kolaydı. Telefonumdan 'şifreyi unuttum' dedikten sonra gelen mesaj ile şifre almak kolaydı" dedi.Ağabeyinin çeşitli banka hesaplarına eriştiğini öne süren Gezek, olayın yatırım hesabındaki bir işlem sırasında ortaya çıktığını savundu.Recep Gezek, "Ağabeyimin paraya ihtiyacı vardı. Benim banka hesaplarıma giriyor. Sadece olayın yaşandığı banka değil, birçok banka hesabıma girmiş. Bankanın faturalardan artan paralar ile yapılan ufak tefek yatırımlar var. Orada yatırım hesabıma giriyor. Hisse senedi menüsünden 'para çek' diye bir menü var. Banka tüm kullanıcılarına sunuyor. Buraya miktar yazıyor ve onaylanıp mevduat hesabıma geçiyor. Miktarlar yazıyor ve mevduat hesabına geçiyor. 'Acaba benim param mı, yoksa bankada bir sıkıntı mı var' diyerek kendi hesabından, kız arkadaşının hesabından deniyor ve 4-5 banka hesabından bu işlemi yapıyor. İşlem sadece benim banka hesabımdan olduğunu görünce parayı kendine aktarıyor, kullanıyor. Benden direkt ona gitmesi bu olayı onun yaptığını doğruluyor" ifadelerini kullandı.Mahkemeden olay saatlerinde iş yerinde bulunduğunu gösteren kayıtların incelenmesini talep ettiğini söyleyen Gezek, "Mahkemeden 'O gün o saatlerde çalıştığıma dair raporları ve kamera kayıtlarını' talep ettim. Beni yargılayan hakim direkt 'gerek yok' dedi. Beni olayın içine dahil etti" diye konuştu.Hesabına geçen milyarlarca liraya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gezek, olayın yalnızca kendi hesabında yaşandığını belirtti.Gezek, "O dönem hesabıma 16 milyar TL'lik bir para geçişi oldu. Bu geçiş sadece benim hesabımda oldu. Daha sonra haberler olunca Kocaeli'de bir kişinin de bu şekilde yaptığı ortaya çıktı. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş. Sadece hisse senedi menüsü var ve oraya miktar yazılınca onaylanıyor" dedi.Banka tarafından yazılıma müdahale edildiği yönünde iddialar ortaya atıldığını belirten Gezek, gerekçeli kararda ise teknik aksaklıktan söz edildiğini ifade etti.Olayın ardından kamuoyunda oluşan algının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Gezek, "Karşı tarafın avukatları mahkemede benim yazılıma müdahale ettiğime dair savunmalar yaptı. Gerekçeli kararda ise o an oluşan teknik bir aksaklıktan bahsediyorlar. Dediğim gibi iş yerimde o saatlerde çalıştığıma dair raporları talep ettiğimde hakim bey buna gerek duymadı. Bu olay yüzünden hayatımda ilk defa cezaevi gördüm. Çalışma hayatım bitti, ekonomik sıkıntılar geçirdim. 16 milyar hesaba geçtiğini duyduğumda böyle bir paranın olacağını kimse düşünmez. Ağabeyim ilk gösterdiğinde kendi hesabından yaptığını düşündüm. Benim hesabımdan yaptığını düşünmedim. Haberlerde atılan 2 günlük milyarder heyecanı gibi bir şey yok. Heyecan değil, tedirginlik duydum. Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar" ifadelerini kullandı.Süreç boyunca bankanın farklı iddialar ortaya attığını öne süren Gezek, olayın bir hesap kiralama vakası olmadığını söyledi.Recep Gezek, "Günümüzde yapılan kiralanan bir hesap gibi de değil. Öyle olsa kabulüm olacak ama değil. Ağabeyimin bir hatası var. Kaynağını bilmediği bir parayı kendince kullanmak oldu. O da miktarı azken kullanmaya başladığını söylüyor. Miktar azken kullanmaya başlıyor ve devamını getiriyor. Mahkemede hakim bey bu olayın sorumlusu olarak beni tuttu. Ben suçsuzluğumu ispat etmeye çalışırken buna gerek duymadı" dedi.Bankanın güvenlik sistemlerine ilişkin eleştirilerde bulunan Gezek, "Bu paranın kaynağı ne? Önemli olan kısım da bu. 'Yatırım havuzumuza girdiler, aldılar ve çıktılar' diyorlar. 'Hiçbir şekilde bankamızın onayı yoktur' diyorlar ama yatırım havuzuna girmek bu kadar kolay olmamalı. Yazılımla müdahale zaten yok. IPhone 7 gibi bir telefon kullanılarak bu işlem yapılıyor. Evimizde ne kadar teknolojik alet varsa incelendi. Buna dair bir şey yok" diye konuştu.Tutukluluk ve adli kontrol süreçleri yaşadığını belirten Gezek, olayın hem çalışma hayatını hem de aile ilişkilerini olumsuz etkilediğini ifade etti.Recep Gezek, "Mahkeme sürecinden önce tutukluluk süreci geçirdim. Adli kontrol süreci geçirdim. Bu olayın peşine ağabeyim zorluklar yaşadı. Bu olaydan sonra ağabeyimle aram açıldı. Arkadaşlarımda kalmak zorunda kaldım. Türkiye'deki tüm bankalara erişimim yasaklandı. Günümüzde herhangi bir kurum bir bankayla maaş anlaşması olduğu için bu yüzden çalışma hayatımı bitirdiler" dedi.Kararın açıklanmasının ardından istinaf sürecine hazırlandıklarını belirten Gezek, "Karar açıklandı. 5 yıl gibi bir ceza aldık. Şimdi üst mahkemeye hazırlanıyoruz" ifadelerini kullandı.Banka tarafından olayın ardından kendisinin de arandığını söyleyen Gezek, "O dönem banka beni aradı ve 'Efendim, bir yanlışlık oldu, bu para nereden geldi' diyerek bana sordu. Bunu siz bilemiyorsanız biz nasıl bilelim? 5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım" dedi. Gezek, paranın önemli bölümünün hesaplarda bloke edildiğini ve davaya ilişkin sürecin devam ettiğini sözlerine ekledi.
