CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTeknolojiHonda'nın üretime geçmeyen en sıra dışı
💻 Teknoloji

Honda'nın üretime geçmeyen en sıra dışı 10 konsepti

Chip Online TR·🕐 2 sa önce·👁 2 görüntülenme
Honda'nın üretime geçmeyen en sıra dışı 10 konsepti
Honda'nın konsept otomobil arşivi rakipleri kadar kalabalık değil ancak içinde MotoGP motorlu Project 2&4, NSX'in olası halefi HSC ve S2000'in temelini atan SSM gibi sıra dışı çalışmalar bulunuyor. Bazıları üretime yaklaştı, bazıları ise yalnızca fikir olarak kaldı.

Honda, rakiplerinin bazıları kadar kalabalık bir konsept otomobil arşivine sahip değil. Markanın ilk resmi konsepti ancak 1984 yılında ortaya çıktı. Buna rağmen geçen yıllar içinde hazırlanan çalışmaların önemli bölümü ya yeni bir teknolojiyi denedi ya da daha sonra seri üretim modellerinde görülecek tasarım fikirlerinin önünü açtı.

Bazıları doğrudan S2000 gibi tanınmış otomobillere dönüştü, bazıları ise yalnızca fuar salonlarında kaldı. MotoGP motorlu açık kokpitli bir araçtan hidrojenli spor otomobile, makas kapılı küçük bir pickup'tan NSX'in olası halefine kadar Honda'nın geçmişinde oldukça sıra dışı projeler bulunuyor.

2003 yılında tanıtılan HSC, ilk bakışta NSX'in gelecekteki halefi olmaya en yakın adaylardan biriydi. O dönemde mevcut NSX artık yaşlanmıştı ve birkaç yıl sonra üretimden kalkacaktı. HSC'nin yerleşimi ve motor yapısı da yeni nesil Honda süper otomobilinin habercisi olduğu düşüncesini güçlendirdi.

Ortada konumlandırılan 3,5 litrelik V6 motor, direksiyondan kumandalı otomatik şanzımanla eşleştirilmişti. Ağırlığı düşük tutmak için gövdede karbon fiber, şaside ise alüminyum kullanıldı. Tasarım NSX'ten izler taşısa da ön ve arka aydınlatmalar tamamen farklı bir karaktere sahipti.

Honda'nın projeyi neden seri üretime taşımadığı hiçbir zaman netleşmedi. HSC rafa kaldırıldı ve NSX'in ikinci neslinin ortaya çıkması 2016 yılını buldu.

Honda'nın şirket içindeki tasarım ekipleri için düzenlediği yarışmanın 2015 kazananı, Project 2&4 adıyla gerçek bir konsepte dönüştü. Amaç, motosiklet ile otomobil arasında bir yerde duran ve Honda'nın motor geliştirme konusundaki geçmişini sergileyen bir araç oluşturmaktı.

Gücünü MotoGP yarışlarında kullanılan RC213V'den türetilmiş V4 motordan alıyordu. Yol kullanımına uyarlanan motorun devir kesicisi yine de 14. 000 d/d seviyesindeydi. 215 beygir güç günümüz standartlarında mütevazı görünebilir ancak son derece hafif gövde düşünüldüğünde tablo tamamen değişiyordu.

Tasarımda 1960'ların RA272 Formula 1 aracından izler vardı. Sürücü koltuğu ise otomobilin gövdesinin dışında, adeta bir yarış motosikletinin üzerinde oturuyormuş hissi verecek şekilde konumlandırılmıştı.

2018 SEMA fuarında gösterilen Rugged Open Air Vehicle, Honda'nın mevcut modellerinden parçalar kullanılarak hazırlanmış oldukça sıra dışı bir arazi aracıydı. Honda projeyi pickup ile side-by-side tipi arazi araçlarının karışımı olarak tanımladı. Şasi ve süspansiyon Ridgeline'dan gelirken gövdenin bazı parçaları Pioneer 1000'den alındı. Civic Type R koltukları bile projeye dahil edildi ancak arazi kullanımına uygun olması için su geçirmez malzemeyle kaplandı.

Honda bu aracı hiçbir zaman satışa çıkarmayı düşünmedi ve projeyi bir tür fiziksel fikir çalışması olarak nitelendirdi. Buna rağmen ortaya çıkan tasarım, Jeep Wrangler benzeri bir Honda'nın nasıl görünebileceğine ilişkin ilginç bir örnek bıraktı.

Kaynak: Chip Online TROrijinal Habere Git →
İlgili Haberler