CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaHürmüz Boğazı küresel piyasaları sarstı:
🌍 Dünya

Hürmüz Boğazı küresel piyasaları sarstı: Avrupa'yı neler bekliyor?

tr.euronews·🕐 2 sa önce·👁 0 görüntülenme
Hürmüz Boğazı küresel piyasaları sarstı: Avrupa'yı neler bekliyor?
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel piyasalarda şok etkisi yaratırken, enerji fiyatlarının hızla yükselmesine ve arz sıkıntısı endişelerinin artmasına neden oluyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik ortak askeri operasyonları ve ardından Tahran'ın Körfez'deki enerji altyapısına yönelik misilleme saldırıları, bölgedeki gerilimi en üst düzeye çıkardı. Bu tırmanış, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanmasıyla sonuçlandı.Küresel petrol sevkiyatının yaklaşık dörtte biri ile üçte birini, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) ise beşte birini karşılayan bu su yolu, dünya ekonomisi için hayati bir "darboğaz" niteliği taşıyor.Boğazın kapanmasıyla birlikte Avrupa Birliği (AB) verilerine göre doğal gaz fiyatları yüzde 70, petrol fiyatları ise yüzde 50 oranında artış gösterdi. Bu durum, Avrupa'nın fosil yakıt ithalat faturasına şimdiden 13 milyar euroluk ek bir yük getirmiş durumda.30 Mart'ta bir araya gelen G7 liderleri (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD), enerji istikrarını ve küresel arzı korumak için "gerekli tüm önlemleri" almaya hazır olduklarını bildirdi. Euronews tarafından ulaşılan bir belgeye göre, Avrupa enerji bakanları bugün arz risklerini değerlendirmek ve talebi sınırlayacak acil durum önlemlerini görüşmek üzere toplanıyor.Krizin en somut etkisi, ani arz açığı ve belirsizlik nedeniyle enerji fiyatlarında görülen keskin yükseliş oldu. İran'ın 18 Mart'taki saldırılarının Körfez'deki petrol rafineri kapasitesinin yüzde 30 ila yüzde 40'ına zarar verdiği ve küresel arzdan günlük yaklaşık 11 milyon varillik bir hacmin çekilmesine yol açtığı belirtiliyor.Bu gelişme, çatışma öncesinde 70 dolar seviyesinde olan Brent ham petrolünün varil fiyatını 119 dolara kadar çıkardı. Analistler, en kötü senaryolarda fiyatların 1970'lerdeki petrol krizine benzer seviyelere ulaşabileceği konusunda uyarıyor. Doğal gaz fiyatlarında da benzer bir tırmanış gözlenirken, fiyatların Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası 2022'de görülen rekor seviyelere dönmesinden endişe ediliyor.Avrupa Birliği'nin Orta Doğu ham petrolüne doğrudan bağımlılığı nispeten sınırlı düzeyde; 2024 verilerine göre ithalatın sadece yüzde 8'i Suudi Arabistan'dan yapıldı. Ancak blok, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkelerden gelen dizel ve jet yakıtı gibi işlenmiş yakıtlara daha fazla bağımlı durumda. Bu da Avrupa'yı rafineri kesintilerine karşı savunmasız bırakıyor.Aynı zamanda, başlangıçta Avrupa'ya gitmesi planlanan LNG sevkiyatları, alıcıların daha yüksek fiyat ödemeye hazır olduğu Asya pazarına yönlendiriliyor.Körfez'deki enerji altyapısına verilen hasar oldukça ciddi. Analistler, kapatılan tesislerin yeniden faaliyete geçmesinin birkaç ay sürebileceğini, hasar gören sahaların tamamen onarılmasının ise üç yılı bulabileceğini tahmin ediyor. Çatışmalar hızla sona erse bile, Avrupalı liderler ekonomik ve enerjisel etkilerin enflasyon ve sanayi maliyetleri üzerinde uzun süre baskı oluşturmaya devam edeceği uyarısında bulunuyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), piyasaları dengelemek amacıyla 11 Mart'ta 400 milyon varil petrolün rezervlerden serbest bırakılmasını koordine etti. Ancak bu hamle şu ana kadar yeterli olmadı. Suudi Arabistan, Kızıldeniz'deki Yanbu boru hattı gibi alternatif güzergahlar üzerinden ihracatı artırmaya çalışıyor ancak bu hatlar şu an tam kapasiteye yakın çalışıyor.Diplomatik cephede ise Türkiye ve Pakistan gibi ülkeler Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yapmaya çalışsa da henüz somut bir ilerleme kaydedilemedi.Krizin en kritik noktalarından biri, İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 90'ını gerçekleştirdiği Hark Adası. ABD'nin son saldırıları burayı hedef alsa da enerji altyapısı şimdilik zarar görmedi. İran ise misilleme olarak Körfez'deki deniz suyu arıtma tesislerini hedef alabileceğini duyurdu. Bu tehdidin gerçekleşmesi, bölgedeki milyonlarca insanın su kaynağını tehlikeye atarak krizi daha da derinleştirebilir.AB, en az 90 günlük tüketime eşdeğer acil durum petrol rezervlerini elinde tutuyor. Avrupa genelindeki toplam stokların 100 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Doğal gaz depolama kuralları normalde Kasım ayına kadar depoların yüzde 90 doluluk oranına ulaşmasını gerektiriyor; ancak panik alımlarının önüne geçmek için bu şart şimdilik yüzde 75'e çekildi.Hükümetler krizin etkilerini hafifletmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor:AB maliye bakanları ayrıca petrol fiyatlarına tavan fiyat uygulanması ve enerji şirketlerinin aşırı karlarından vergi alınması gibi daha geniş kapsamlı önlemleri de masaya yatırmış durumda.

Kaynak: tr.euronewsOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler