Husilerden ekonomiyi sarsacak uyarı: 'Savaş büyürse, Kızıldeniz'i kaparız'
Yemen'in güneyinde, Kızıldeniz'in girişnde konuşlanan İran destekli Ansarallah örgütü, namı diğer Husiler, Körfez ülkelerinin İran'a karşı ABD/İsrail saldırılarına katılması durumunda Babülmendep Boğazı'nı kapatabileceklerini duyurdu.
Al-Monitor'a konuşan Husi Enformasyon Bakan Yardımcısı Muhammed Mansur, "grubun seyirci kalmasını engelleyen dini, ahlaki ve insani bir sorumluluk taşıdıklarını" belirtti.
Mansur, Babülmendep Boğazı'nı kapatma seçeneğinin Yemen'e ait bir tasarruf olduğunu vurguladı. Bu adımın ancak İran ve Lübnan'a yönelik saldırıların artması halinde atılacağını ifade etti.
Ayrıca "herhangi bir Körfez devletinin siyonist varlığa veya Amerika Birleşik Devletleri'ne destek vermek amacıyla askeri operasyonlara doğrudan dahil olması durumunda bu seçeneğin hayata geçirilebileceğini" ekledi.
The Wall Street Journal ve The New York Times'ın habelerine göre Suudi Arabistan ve BAE'nin haftalardır süren İran saldırılarının ardından savaşa resmen katılmaya değerlendirdiği aktarıldı.
BAE'nin Hürmüz Boğazı'nı güç kullanarak açma konusunda ABD'ye yardım etmeye hazırlandığı iddia edilirken Suudi Arabistan'ın da ABD'nin savaşı sürdürmesi için baskı yaptığı öne sürüldü.
Husiler ise 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından İsrail'un güneyindeki kritik askeri bölgeleri hedef alan balistik füze saldırıları düzenledi.
Çarşamba günü gerçekleştirilen üçüncü füze saldırısı İsrail ordusu tarafından engellendi. Bu saldırılardan sonra grup resmen savaşa katıldığını açıkladı ve saldırıların süreceğini duyurdu.
Şimdiyse grup savaşın boyutunu büyüterek Süveyş Kanalı ile Hint Okyanusu'nu Akdeniz'e bağlayan Kızıldeniz'i kapatmayı değerlendiriyor. Bu durum zaten petrol fiyatlarıyla sarsılan dünyada daha büyük bir krize yol açabilir.
Suudi Arabistan'ın Yanbu limanından Asya pazarlarına giden petrol ihracatı şu an Babülmendep üzerinden gerçekleştiriliyor.
2014 yılından bu yana Yemen'in kuzeyini kontrol eden Husiler daha önce Suudi liderliğindeki koalisyonla uzun süreli bir savaş yürütmüştü.
2022 yılında Birleşmiş Milletler destekli bir ateşkes sağlanmış olsa da Gazze savaşıyla birlikte bölgedeki kırılgan barış ortamı tamamen bozuldu. Grup Filistinli müttefiki Hamas'a destek vermek amacıyla Kızıldeniz'de yüzden fazla gemiye saldırı düzenledi.
Uzmanlar Husilerin savaşa dahil olma kararını iç kamuoyunda itibar kazanmaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriyor. Ancak grubun önceki saldırılarının yoğunluğuna ulaşmasının zor olduğu öne sürüldü.
ABD'nin İran'daki sevkiyat noktalarına yönelik saldırıları Husilerin silah üretim kapasitesini ve ikmal hatlarını ciddi şekilde aksattı.
Buna rağmen İran'ın müzakere masasında elini güçlendirmetik için Husileri daha fazla müdahil olmaya teşvik ettiği görülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşı sona erdirecek olası bir anlaşma konusunda ilerleme kaydedildiğini savundu.
Tahran yönetimi ise nükleer programın tasfiyesi dahil olmak üzere Amerikan taleplerini reddetmeyi sürdürüyor.
Husilerin savaşa dahil olma hamlesinin Tahran'ın Washington ile yürüttüğü müzakerelerde elini güçlendirmeyi amaçladığı tahmin ediliyor.
Trump'ın İran'ın ateşkes talep ettiği yönündeki iddiaları İran Dışişleri Bakanlığı tarafından asılsız ve gerçek dışı olarak nitelendirildi.
Husilerin Kızıldeniz kıyı şeridindeki kontrolü küresel ticaret ve enerji arzı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
