İçme suyunda alarm, sırada gıda güvenliği var
FERZAN ÇAKIR Su Politikaları Uzmanı ve Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, su kayıplarından bölgesel kırılganlıklara kadar büyüyen tehdidin boyutunu şöyle anlattı: “Türkiye’de bazı bölgelerde kuraklık artık geçici değil, kalıcı hale geliyor. Trakya, Güney Marmara, Gediz ve Menderes, Asi havzaları, Orta Anadolu ve Doğu Akdeniz gibi bölgelerde su stresi giderek kronikleşiyor. Bu durum, önlem alınmadığı takdirde önce içme suyu arz güvenliğini, ardından da tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyecek bir risk oluşturuyor.”Su verimliliği tarafında ise tablo oldukça çarpıcıdır. Tarımsal sulamada açık kanallarla taşınan suyun yaklaşık yarısı daha tarlaya ulaşmadan kayboluyor. Şehir şebekelerinde ise ortalama yüzde kırk seviyesinde kayıp ve kaçak bulunuyor. Bu da mevcut su kaynaklarının önemli bir bölümünün daha kullanılmadan yitirildiğini gösteriyor. Bu nedenle modern sulama sistemlerine geçiş, suyun ölçülmesi ve şehirlerde altyapının yenilenmesi kritik hale geliyor.Artık su yalnızca doğal bir kaynak değil, aynı zamanda stratejik bir güç unsuru. Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sınır aşan su havzalarında yaşıyor ve birçok ülke su kaynaklarının önemli bir kısmını komşularından sağlıyor. Bu durum, suyun uluslararası ilişkilerde enerji kadar belirleyici bir başlık haline geleceğini gösteriyor. Yirminci yüzyılda petrol ne kadar stratejik idiyse, yirmi birinci yüzyılda su da o ölçüde stratejik hale geliyor.Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı hızla azalırken, bu durum su güvenliği açısından riskleri büyütüyor. Türkiye genel ortalamada henüz su fakiri bir ülke olarak değerlendirilmese de bölgesel tablo farklı. Marmara, Ege, Burdur, Hatay ve Orta Anadolu gibi bölgeler şimdiden su fakiri kategorisine yaklaşmış durumdadır. Ayrıca iki bin otuz yılı itibarıyla beş nehir havzasında su açığı oluşması bekleniyor. Bu da Türkiye’de su riskinin artık bölgesel düzeyde somutlaştığını ortaya koyuyor.
