Threadneedle Street’in ‘Yaşlı Hanım’ı beklemeyi tercih etti; üstelik karar oybirliğiyle alınmadı.
Para Politikası Komitesi, Perşembe günü borçlanma maliyetlerini sabit tutma yönünde 6’ya 3 çoğunlukla oy kullandı; karşı oy veren üç üye ise faizin çeyrek puan artırılarak yüzde 4’e çıkarılmasını savundu.
Bu karar, son bir hafta içinde yeniden sıkılaşmaya giden ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile İngiltere Merkez Bankası’nı karşı karşıya getiriyor.
Faizleri sabit tutmasına rağmen, merkez bankası tabloyun düzelmeden önce daha da kötüleşmesini bekliyor.
Komite, enflasyonun önümüzdeki birkaç çeyrekte daha da yükselmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulunarak, son toplantıdan bu yana yeniden artan ham ve rafine enerji fiyatlarına dikkat çekti ve bunların çatışma öncesine kıyasla daha oynak ve daha yüksek seviyelerde kaldığını vurguladı.
Faizi sabit tutma gerekçesi, henüz yaşanmamış gelişmelere dayanıyor.
Açıklamada, şimdiye kadar fiyat ve ücret belirleme süreçlerinde kayda değer ikinci tur etkilerine dair çok az kanıt görüldüğü ifade edildi; bu da pahalı enerjinin henüz daha geniş ücret ve fiyatlara güçlü biçimde yansımadığı anlamına geliyor.
Ancak bu nefes alma aralığının geçici kalması mümkün.
Komite, bu tür etkilerin riskinin enerji fiyatları ne kadar uzun süre yüksek kalır ya da ne kadar oynak olursa o kadar artacağını belirterek, enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğunu ve Temmuz Para Politikası Raporu dönemine göre daha da belirginleştiğini kaydetti.
Brent petrolü ve Birleşik Krallık toptan gaz fiyatları, temmuzdan bu yana sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 78 yükseldi; 14 Eylül itibarıyla Brent’in varil fiyatı 106 dolar, gazın fiyatıysa therm başına 207 peni seviyesinde.
Rafineriler üzerindeki baskılar, rafine yakıt fiyatları ile ham petrol arasındaki farkı ifade eden crack spread’lerin çatışma öncesi seviyelerin hayli üzerinde kalmasına yol açtı.
Ekonomik faaliyet beklenenden biraz daha dirençli seyrederken, yumuşayan işgücü piyasası ile çatışmanın başlangıcından bu yana hanehalkı ve şirketlerin karşı karşıya kaldığı daha yüksek borçlanma maliyetlerinin, zaman içinde enflasyonu aşağı çekmesi bekleniyor.
Fed, Çarşamba günü gösterge faizini yüzde 3,75 ile 4 aralığına yükseltti; 2023’ten bu yana yaptığı ilk artış olan ve oybirliğiyle alınan bu kararla birlikte, ileride yeni artırımların da gelebileceği sinyalini verdi.
ECB ise geçen hafta mevduat faizini yüzde 2,5’e çıkardı.
Dizinin son halkasını, piyasaların faiz artışı beklediği Japonya Merkez Bankası’nın Cuma günkü toplantısı oluşturuyor.
Bu da, Perşembe günkü tabloya bakıldığında fark çok büyük olmasa da, İngiltere Merkez Bankası’nı bu hafta faizi yerinde bırakan tek büyük merkez bankası konumunda bırakacak.
