CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaİran savaşı: ABD’nin Dünya Kupası ev sah
🌍 Dünya

İran savaşı: ABD’nin Dünya Kupası ev sahipliği etik mi?

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
İran savaşı: ABD’nin Dünya Kupası ev sahipliği etik mi?
2026 Dünya Kupası'nın ana ev sahibi olan ABD'nin, şampiyonaya katılacak İran'la savaş hâlinde olması dikkatleri turnuvanın siyasi boyutuna çeviriyor. Bu durum, etik tartışmaları da gündeme getiriyor.

ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak ülkeler arasında İran da yer alıyor. İran ile savaş hâlinde olan ABD'nin turnuvaya ev sahipliği yapması ve İran Millî Futbol Takımı'nın Dünya Kupası'na nasıl katılacağı ise tartışma konusu.ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Dünya Kupası'nda "oynayabileceğini ancak takımın güvenliği açısından belki de oynamamaları gerektiğini" söylüyor.İran ise 11 Haziran'da başlayacak turnuvadan "kendilerinin değil, ABD'nin çıkarılması gerektiğini" savunuyor.FIFA Başkanı Gianni Infantino ise Dünya Kupası'nın "insanları bir araya getirebileceğini" söylüyor.FIFA tüzüğünde turnuvaya ev sahipliği yapan ülkelerin savaş halinde olmasına karşı herhangi bir madde yer almıyor. Ancak tüzüğün 3'üncü maddesine göre FIFA, uluslararası insan hakları standartlarına saygı göstermeyi taahhüt ediyor. Tüzüğün 4'üncü maddesi ise siyasi konularda FIFA'nın tarafsız kalması gerektiğine işaret ediyor.Buna rağmen, FIFA Başkanı Infantino, Aralık 2025'te Trump'a FIFA Barış Ödülü'nü takdim etmiş ve Şubat 2026'da ABD Başkanı'nın kurduğu "Barış Kurulu"na katılmıştı.DW'ye konuşan İngiltere'deki Brighton Üniversitesi'nden spor tarihi uzmanı Profesör Alan Tomlinson, hem Trump hem de Infantino'nun "temsil ettikleri kuruluşların demokratik ilkelerine ciddi bir bağlılık göstermeden istediklerini yaptıklarını" söylüyor.Dünya Kupası'nda oynanacak 104 maçın 78'ine ABD ev sahipliği yapacak. ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a karşı savaşa girmesi öncesinde de ABD'de oynanacak maçlara gitmenin etik olup olmadığı tartışma konusuydu.Savaş başlamadan önceki aylarda, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinin göçmenlere yönelik tutumu, bazı ülkelerin vatandaşlarına uygulanan seyahat yasakları, vize engelleri ve biletlerin fiyatları gibi konular yaklaşan turnuvaya ilişkin tartışma ve endişelere neden olmuştu. Trump'ın Grönland'ı işgal etme tehdidiyle birlikte Ocak ayı sonunda Avrupa'dan turnuvayı boykot çağrıları gelmişti.Şimdi ise soru şu: İran savaşı, 2026 Dünya Kupası için ne kadar belirleyici olacak?Spor felsefesi ve spor taraftarlığının etiği konusunda uzmanlaşan Jake Wojtowicz, "İran'ın turnuvada etik bir dönüm noktası olacağını düşünmediğini" belirterek "Ama belki de olmalı" diyor. Bu tartışmanın büyük ölçüde algıyla ilgili olduğunu düşünen Wojtowicz şu değerlendirmeyi yapıyor:"Batı'da ABD'nin muazzam bir kültürel etkisi var. Buna karşılık (2022 Dünya Kupası ev sahibi) Katar, kültürel açıdan (Batı için) önemli bir aktör değil. Dolayısıyla, Dünya Kupası'na katılan bir ülke, alışık olmadığımız şekilde kötü şeyler yapıyorsa eleştirmek daha kolay oluyor. ABD de kötü şeyler yapıyor ama buna alışığız."2018 yılında Rusya'da ve 2022 yılında Katar'da düzenlenen dünya futbol şampiyonaları da küresel düzeyde spor dünyasını etik sorularla karşı karşıya bırakmıştı.Peki, ABD'nin İran'a açtığı savaş turnuvaya dahil olan tüm taraflar için yeni bir bakış açısı mı oluşturuyor?Tomlinson bu soruyu şöyle yanıtlıyor:"Uydurma bir Barış Ödülü'nü gururla kabul eden bir siyasi lider tarafından yönetilen, beş hafta sürecek küresel bir spor şölenine sadece birkaç ay kala savaş hâlinde yer alan bir ev sahibi ülke şüphesiz aşılmaması gereken ahlaki bir sınırdır."Ancak spor tarihi profesörü, "ahlaki sınırların ekonomik ve ticari kaygılarla aynı şey olmadığının" da altını çiziyor.Wojtowicz de benzer şekilde şunları söylüyor: "Bence problem şöyle ortaya çıkarıyor: İran'daki savaşın kötü bir şey olduğunu düşünüyorsunuz ama daha sonra Dünya Kupası'na gidiyor veya izliyorsunuz ve ABD'nin aslında oldukça iyi olduğuna kanaat getiriyorsunuz. ABD'yi düşünürken, ICE'ı veya vatandaşların sınır dışı edilmesini değil, Harry Kane'in finalde Brezilya'yı mağlup etmek için attığı iki golü aklınızdan geçiriyorsunuz. İşte endişe verici olan da bu, Dünya Kupası normal ahlaki düşüncenin önüne geçiyor."İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü'nün FIFA'nın kararıyla ilgili endişelerini 2025 yılının sonunda kamuoyuna açıklamıştı. Her iki örgüt de FIFA'ya "insan hakları konularında harekete geçme" çağrısı yapmıştı.Tomlinson, Infantino'nun izlediği tutumun "birçok açıdan siyasi ve etik açıdan emsalsiz" olduğunu söylüyor.FIFA başkanı Sepp Blatter'in de pek temiz bir sicili yoktu ancak Infantino birçok açıdan sınırları zorladı.Tomlinson, Infantino'nun 2018 Rusya Dünya Kupası'nın ardından Devlet Başkanı Vladimir Putin'den ödül aldığını hatırlatarak, başkan hakkındaki tartışmalı konuları şöyle sıralıyor:"Tartışmalı Katar 2022 Dünya Kupası'na hazırlık sürecinin her aşamasında Katar'ı destekledi, hatta bu ülkede ikamet etmeye başladı. Üzerinde neredeyse hiç tartışmadan 2034 Dünya Kupası'nı Suudi Arabistan'a verdi. 2026 turnuvası hazırlıkları sırasında, akıl hocası Trump'ın hemen yanı başındaki Miami'ye yerleşti."Küresel ve demokratik bir örgütün temsilcisinin "böyle davranmaması gerektiğini" vurgulayan spor tarihi uzmanı, "Infantino, günümüz futbolunu karakterize eden etik çatışmaları daha da tırmandırdı" diye de ekliyor.Dünyanın dört bir yanındaki birçok spor etkinliği etik sorularla ya da siyasetin gölgesiyle karşı karşıya kalsa da sahalardaki mücadele çoğu zaman bunlardan etkilenmiyor.2025'te Political Psychology'de yayımlanan bir makale, Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası'nı boykot etmeyi planlayan birçok taraftarın bunu yapmadığını ortaya koyuyor.Bu araştırmanın sonuçları Wojtowicz'in, "futbolun çekiciliğinin etik boykotları engellediğini" düşünmesinin nedenleri arasında yer alıyor.Wojtowicz, "Birisi gelip 'Trump harika bir Dünya Kupası düzenledi, değil mi?' derse, doğru yanıt şu olmalı: Sen neden bahsediyorsun? Bununla hiçbir ilgisi yok ve bunu daha iyi görünmek için kullanıyor'" diyor. Wojtowicz, bu konu üzerinde düşünülmesi gerektiğini belirterek, "Bence etik direnişin küçük adımları da faydalı olabilir" ifadesini kullanıyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler