CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaİran savaşı: Körfez'de 20 bin denizci ma
🌍 Dünya

İran savaşı: Körfez'de 20 bin denizci mahsur

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
İran savaşı: Körfez'de 20 bin denizci mahsur
Ateşkese rağmen Hürmüz Boğazı civarında 20 bin denizci hâlâ mahsur. Gemide zor koşullardaki denizciler İHA ve füze saldırılarını güverteden izlemek zorunda kalıyor.

Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte yaklaşık 20 bin denizci Körfez'de mahsur kaldı. İnsansız hava araçları (İHA) ve füze saldırılarını güverteden izlemek zorunda kalan denizciler, belirsizlikle baş başa yaşamını sürdürüyor.Petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz tankerleri ile kargo gemileri dahil yüzlerce gemi üzerindeki yaklaşık 20 bin denizci, Hürmüz Boğazı'nı geçemeyen mahsur durumda bekliyor. Boğaz, normal koşullarda dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergâh.Denizcilik veri şirketi Lloyd's List Intelligence'a göre, 13-19 Nisan haftasında, boğazdan geçen gemi sayısı 7 günde toplam 80 civarında kaldı. Savaş öncesinde bu rakam günlük 130'un üzerindeydi. Savaşın başlamasından bu yana düzinelerce gemi saldırıya uğradı ve BM'nin açıklamalarına göre en az 10 denizci hayatını kaybetti.ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta ateşkesi süresiz olarak uzatma kararı almış ancak İran limanlarına yönelik ablukanın süreceğini duyurmuştu. İran, ablukaya yanıt olarak boğazdaki gemilere ateş açtı ve iki gemiyi ele geçirdi.Yaklaşık sekiz haftadır mürettebatıyla gemide mahsur olan kaptan Arun Kumar Rajendran, "Denizciler küresel ticaretin bel kemiğini oluşturuyor ancak bölgesel jeopolitik çatışmalardan en fazla etkilenenler yine biz oluyoruz" dedi.Hint uyruklu kaptan Rahul Dhar ve mürettebatı da, yaklaşık sekiz haftadır tankerlerinde mahsur bekliyor. İran savaşının sürdüğü ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı olduğu bu süreçte mürettebat, zaman zaman İHA ve füze patlamalarını gözlemlemek zorunda kaldı.Dhar, mürettebatın günlük rutinlerini sürdürerek moralini korumaya çalıştığını ancak stresin belirginleşmeye başladığını söyledi. ABD ile İran arasında sağlanan ancak çökmekte olan ateşkes, mürettebatta "temkinli bir umut" yaratmış olsa da savaşın ne zaman sona ereceği hâlâ belirsiz. Dhar, "Her geçen gün işleri olabildiğince normal tutmaya çalışıyoruz. Açık sohbetler ve küçük grup etkinlikleriyle herkesin moralini ayakta tutmaya gayret ediyoruz" dedi.Mürettebat, hem yakın çevrede hem de ufukta birçok kez İHA ve füze müdahalesine tanıklık etti. "O anlar gerçekten zordu ve mürettebatta ciddi bir gerilim yarattı" diyen Dhar, "Hiçbirimiz böyle savaş benzeri bir durumu beklemiyorduk" dedi. İnternet bağlantısının aileleriyle iletişim kurmalarına imkân tanıdığını vurgulayan Kaptan, "O telefon görüşmeleri ve mesajlar bizi ayakta tutuyor, güç veriyor" diye ekledi.Hindistan Öncü Denizciler Sendikası'ndan Manoj Kumar Yadav, binlerce Hintli denizcinin Bandar Abbas ve Hurramşehr gibi İran limanlarının yakınlarına demir atmış gemilerde, bazen sadece birkaç yüz metre yakında gerçekleşen patlamaları izleyerek gün geçirdiğini aktardı. "Güvertelerinden patlamaları izlediler" diyen Yadav, sendikanın mürettebat ve ailelerinden her gün yardım çağrıları aldığını vurguladı. "Pek çoğu ilk kez gemiye binmişti. Ne tür bir psikolojik süreçten geçtiklerini bir düşünün" dedi.Dünyanın en büyük deniz iş gücü tedarikçilerinden olan Hindistan, bölgedeki yabancı bayraklı gemilerde 20 binden fazla vatandaşını çalıştırıyor. Bu kişilerin önemli bir bölümü, koordineli tahliye çalışmalarının ulaşamadığı noktalarda bulunuyor. Hindistan Denizcilik Bakanlığı geçen hafta, çatışmanın başlamasından bu yana en az 2 bin 680 denizcinin tahliye edildiğini açıkladı.Yadav, pek çok denizcinin ciddi yiyecek ve içme suyu sıkıntısı yaşadığını, bazı gemilerde erzak tayınlamaya yani gıda kısıtlamasına gidildiğini belirtti. İnternet kesintileri ve sinyal bozucu uygulamaları nedeniyle ailelerle iletişim kurmak güçleşiyor. İletişim sağlanabildiği durumlarda ise denizciler yalnızca birkaç dakikalık görüşme için yüksek dolaşım ücretleri ödemek zorunda kalıyor.Denizcilerin aileleri de giderek artan bir kaygıyla yakınlarının güvenli dönüşünü talep ediyor. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu'nun Ortadoğu koordinatörü Mohamed Arrachedi bu ay başında, denizcilerden gıda yardımı da dahil olmak üzere yüzlerce yardım talebi aldıklarını açıkladı.Umman açıklarında bir ayı aşkın süredir mahsur kalan Endonezyauyruklu Reza Muhammad Saleh, Yunan bayraklı bir kargo gemisinde görev yapıyor. Saleh, 3 Mart'ta limana demirlemelerinin hemen ardından yakınlarında bir İHA'nın patladığını, ardından en az iki olay daha yaşandığını ve mürettebatın tekrar tekrar sığınaklara tahliye edilmek zorunda kaldığını anlattı. Kazasız atlatılan bu olayların ardından belirsizlik tüm ağırlığıyla çöküyor. Saleh, "En büyük sorun belirsizlik. Hürmüz'ün ne zaman yeniden açılacağını bilmiyoruz" dedi.Endonezya, Arap ülkeleri, Hindistan ve Etiyopya'dan 24 kişilik mürettebatıyla Körfez ülkeleri arasında demir cevheri taşıyan gemi, normalde ayda bir ya da iki kez Hürmüz'den geçiyordu. Artık bu geçiş için İran'dan yazılı izin alınması zorunlu. Saleh, "Hiçbir şirket bu izin olmadan riski göze almak istemiyor… Bazen güvenli olduğumuzu düşünüyoruz, sonra aniden değişiyor. Bugün güvendeyiz. Yarın kimse bilmiyor" diye konuştu.Fleet Management Limited'in CEO'su Kaptan Rajalingam Subramaniam, 400'den fazla denizciyi barındıran onlarca mahsur gemiyle günde birden fazla kez iletişim kurduklarını söyledi. Gıda stoklarının düzenli olarak denetlendiğini, gemilerin en yakın ikmal noktalarına yönlendirilerek taze ve kuru erzak temini sağlandığını aktardı.Mürettebat rotasyonunun sınırlı düzeyde de olsa sürdüğünü belirten Subramaniam, "Kime 'gemiye bin' dersiniz ki? Gelen mürettebatın reddetme hakkı var ve biz buna saygı duyuyoruz" diyor. Mahsur denizcilerin büyük çoğunluğunun savaşın başından bu yana Körfez'de olduğuna dikkat çeken Subramaniam, "Savaşbölgesinde görev yapmak için sözleşme imzalamayan denizcilerin de irade ve onuruna saygı gösterilmeli. Onlar istenmeyen bir çatışmanın 'yan kayıpları' hâline getirilmemelidir" ifadelerini kullandı.Ateşkes döneminde Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan bazı gemiler saldırılara maruz kalırken diğerleri geri döndü. Fleet Management'a bağlı gemiler geçiş denemesinde bulunmadı.Almanya'nın en büyük nakliye şirketi Hapag-Lloyd'un ise altı gemisinde yaklaşık 150 denizci mahsur durumda. Şirket sözcüsü Nils Haupt, bu ayın başında yaptığı açıklamada, "Bunlar zorlu gün ve haftalar" dedi. Hapag-Lloyd'un kaptanlar ve mürettebatla günde en az bir kez iletişim kurduğunu belirten Haupt, "Bu kadar uzun bir sürenin ardından monotonluğun gemide kaçınılmaz olarak yerleştiğini tahmin edebilirsiniz" diye ekledi.BM'nin denizcilik kuruluşu Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve diğer kuruluşlar, boğazda ticarigemiler için güvenli bir koridor oluşturulması çağrısında bulunuyor. İran boğazın, "düşman olmayan" gemilere açık olduğunu açıklamış ve geçiş ücreti talep etmiş olsa da gemilerin büyük çoğunluğu hâlâ geçiş yapamıyor.Öte yandan İran'ın boğaza mayındöşediği öne sürülüyor. Trump geçen hafta ABD'nin İranmayınlarını temizleyeceğini ve bölgeye mayındöşeyen tekneleri "vurup imha edeceklerini" açıkladı. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, mayın ve saldırı riskleri göz önüne alındığında "Hürmüz Boğazı'nda hiçbir güzergâhın güvenli olmadığını" vurguladı.Son yıllarda yaşanan çok sayıda kriz, denizcileri açık denizde mahsur bıraktı. COVID-19 salgını, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve Yemen'deki ayrılıkçı Husilerin Kızıldeniz'deki gemi saldırıları bu krizlerin başında geliyor.AP / BÜ,MUK

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler