CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaİsrail'e "Filistin halkını yok etmek ist
🌍 Dünya

İsrail'e "Filistin halkını yok etmek istiyor" suçlaması

DW Türkçe·🕐 53 dk önce·👁 1 görüntülenme
İsrail'e "Filistin halkını yok etmek istiyor" suçlaması
İsrailli insan hakları örgütü B'Tselem, İsrail hükümetini, beş ayaklı "Ortadan Kaldırma Projesi" ile Batı Şeria'daki Filistin halkını yok etmeye çalışmakla suçladı.

İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'daki eylemlerini "Filistin halkını ortadan kaldırmayı amaçlayan geniş kapsamlı bir projenin parçası" olarak nitelendiriyor.

B'Tselem'in yayımladığı "Ortadan Kaldırma Projesi" başlıklı raporda, İsrail hükümetinin, Batı Şeria'da uyguladığı beş taktikle "Filistin halkının bölgedeki varlığını sonlandırmayı hedeflediği" değerlendirmesine yer veriyor.

İsrail hükümeti tarafından uygulandığı belirtilen taktikler ise şöyle sıralanıyor: "Şiddet, etnik temizlik, hareket kısıtlaması, ekonomik olarak boğma, toplumsal ve siyasi yıkım."

B'Tselem Direktörü Yuli Novak, raporun açılandığı basın toplantısında, İsrail'in bu politikalarının "siyasi bir proje" olduğunu ve "Filistinlilerin Batı Şeria'da bir halk olarak yaşamaya devam edebilmesi için gerekli koşulların sistematik hamlelerle ortadan kaldırıldığını" söyledi.

Yayımlanan 249 sayfalık raporda da, "Batı Şeria, Filistinlilerin varoluşunun temellerini sistematik şekilde ve giderek hızlanan tempoda yerle bir eden kapsamlı bir İsrail saldırısı altında bulunmaktadır" deniliyor ve bu sonuca varılmasına yol açan nedenler de ayrıntılı olarak aktarılıyor.

"Filistinlilerin Batı Şeria'da ortadan kaldırılmasını hedefleyen" projenin yeni olmadığına işaret edilen raporda, İsrail'deki mevcut hükümetin 2022 sonunda göreve gelmesi ve ABD ile Avrupa Birliği (AB) tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasıyla birlikte, Batı Şeria'daki Filistinlileri hedef alan saldırıların sistematik olarak şiddetlendiğine dikkat çekiliyor.

Batı Şeria'daki 3 milyon 500 bini aşkın Filistinlinin, günlük hayatlarını sürdüremez hâle geldikleri, "İşe gitme, çocuklarını okula götürme, üniversiteye devam etme, tıbbi bakım veya belediye hizmetlerinden yararlanma, aile ve tanıdıklarla buluşma, toprağını işleme, tatile çıkma ya da kültürel etkinliklere katılma imkânları ile günlük yaşamı oluşturan diğer yüzlerce sıradan faaliyet, İsrail'in sürekli saldırısı altındadır ve bazen tamamen engellenmektedir" ifadeleriyle aktarılıyor.

Filistinlilerin yaşama hakkı ve bedensel bütünlüğünün de çok yönlü saldırılarla sürekli tehdit altında olduğuna vurgu yapılan raporda, "Filistinliler her an askerler veya silahlı yerleşimci milisler tarafından şiddete maruz kalabilir, gözaltına alınabilir ve hapsedilebilir; kötü muameleye ve aşağılanmaya maruz kalabilir, hatta bazen öldürülebilir" deniliyor.

Filistinlilerin "kolektif olarak varoluşlarını ortadan kaldırmayı, aynı zamanda da İsrail'in kontrolünü ve üstünlüğünü geri dönüşü olmayacak şekilde derinleştirmeyi amaçlayan" bu projenin, eskisinden daha açık şekilde İsrail devletinin resmi kurumları ve bu kurumların desteği ve himayesindeki yerleşimci milisler tarafından "doğrudan ve şiddetli biçimde uygulandığı" belirtiliyor.

"İsrail'in ortadan kaldırma projesi, Batı Şeria'da İsrail'in kontrolünün ve varlığının sürekli hâle gelmesi ve kök salması için bölgeyi ve içindeki yaşam koşullarını yeniden şekillendirmektedir" gözleminin paylaşıldığı raporda, projenin "yerleşimci nüfusun kalıcı egemenliğini tesis etmeyi amaçladığı" da kaydediliyor.

B'Tselem raporunda ayrıca Batı Şeria'da şu anda yaşananların, Gazze Şeridi'nden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulanıyor.

Gazze'de yaşananların "soykırım" olarak nitelendirildiği raporda, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı toplu katliam ve muazzam yıkımın normalleştirilmesi, İsrail rejimi tarafından Filistinlilere karşı meşru kabul edilen ve uygulanan şiddetin sınırlarını dramatik şekilde genişletmiştir" gözlemi yer alıyor.

Raporda "İsrail'in, Filistinlilerin Batı Şeria'daki varlığını sona erdirmek amacıyla izlediği" belirtilen politikalar ayrı başlıklar halinde ayrıntılı bir biçimde irdeleniyor. Ayrıca B'Tselem'in 2 binden fazla Filistinli ile görüşerek topladığı tanıklıklara da yer veriliyor.

Raporun sonuç bölümünde ise uluslararası topluma hem eleştiri hem de çağrı yapılıyor.

"Uluslararası toplum yıllardır Batı Şeria'da yaşananları izliyor" denildikten sonra, yapılan kınama açıklamaları ve müzakere çağrılarının "İsrail'e ortadan kaldırma projesini ilerletmesi için zaman, hareket alanı ve dokunulmazlık sağladığı" kaydediliyor.

"İsrail'e verilen siyasi, askeri ve ekonomik destek ile ona sunulan diplomatik koruma, İsrail rejimine Filistinlilere karşı suç işlemeyi sürdürmesi için gerekli kaynakları, meşruiyeti ve özgürlüğü veriyor" denilen raporda, uluslararası topluma Filistinlileri koruma yükümlülüğü hatırlatılıyor.

"Devletler ve uluslararası kurumların, uluslararası hukuk kapsamında ellerindeki tüm imkânları ve araçları seferber ederek İsrail'in suçlarını sürdürmesini engellemek yönünde ahlaki ve hukuki bir yükümlülüğü vardır" ifadelerinin ardından B'Tselem şu çağrıyı yapıyor:

"Adil herhangi bir siyasal düzen Filistinlilerin, İsrail ya da uluslararası aktörler tarafından 'yönetilecek' bir nüfus olarak değil, bireysel ve kolektif haklara sahip siyasal özneler olarak tanınmasına dayanmalıdır. Filistinlilerin özgürlük, eşitlik, kendi kaderini tayin hakkı ve bir halk olarak birlikte yaşama hakları bir 'ön koşuldur'. Onları kontrol eden rejimin rızasına bağlı, pazarlık konusu yapılacak bir mesele değildir."

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler