İsrail’in derdi İran değil Lübnan mı?
ABD/İsrail-İran savaşında gerilim çok boyutlu bir hal aldı. İsrail’in güvenlik politikaları ise bu denklemde yeniden sorgulanıyor. Son dönemde Lübnan sınırında artan tansiyon ve Hizbullah’ın askeri kapasitesi, “Asıl risk daha mı yakın?” sorusunu da beraberinde getiriyor.Konuyla ilgili CNN TÜRK yayınında değerlendirmede bulunan Siyasal İletişimci/Yazar Nur Tuğba Aktay, “Tel Aviv'den görüntülerde de gördük ki İran çok kararlı bir şekilde stratejik bir şekilde 24. gününde o Demir Kubbesinin artık kullanılamaz halini teyidini etti aslında İran bir taraftan. Çünkü kabul edelim 24 gün boyunca bir füze sistemini yani savunma sisteminin ardı ardına savunma halini sergilemesi aslında bir testti. Bugün gördük ki Tel Aviv'in yani İsrail'in kalbi vuruldu” dedi.Gazeteci Gürbüz Evren de “İsrail'in hedefinin Lübnan'dan toprak çalmak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm dünya İran'la meşgulken, tüm dünya İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan petrol fiyatlarının artışı, ekonomik dünya ekonomisi küresel ekonomideki değişiklikler, dengelerin yitirilmesi bunlarla uğraşırken acaba Trump savaşı nasıl bitirecek, uzatacak mı, Lübnan'ı ele geçirecek mi, kara harekatı mı yapacak mı derken ikinci planda kalan bir Lübnan var” diye konuştu.Peki İsrail’in güvenlik öncelikleri bugün itibarıyla nasıl şekilleniyor? İsrail’in asıl derdi İran değil Lübnan mı?Gürbüz Evren, “Lübnan'a o kadar dünya kamuoyu ve medyası dikkat çekmiyor. Dolayısıyla evet İsrail Sayda şehrinden İsrail sınırına kadar 40 km'lik derinlikte bir alana kuzeyde bir çizgi çekerek o alanın içerisindeki yaklaşık 1 milyon Lübnanlıyı zaten o bölgeden uzaklaştırdı. Bu bölgeye el koyarak ileride Golan Tepeleri modelini uygulayarak Golan Tepeleri'ni nasıl ilhak ettiyse Lübnan'ın güneyinde bu 40 km derinlikteki alanı da işgal edip Hizbullah'ı çıkartıp ilhak etmenin peşinde diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
